Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/790 E. 2011/10962 K. 15.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/790
KARAR NO : 2011/10962
KARAR TARİHİ : 15.09.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafından 28.400,00 TL bedelli çeke dayanılarak müvekkil şirket aleyhine icra takibine başlandığını, takibe konu çeklerde keşidecinin … Mühendislik Tesisat İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. olup müvekkili tarafından yetkili müdür sıfatıyla şirket adına keşide edildiğini, ayrıca davacının çeklerin ön yüzüne “vadesinden önce ödenemez” kaşesi basarak yine şirket adına ve yine şirket müdürü sıfatıyla çekin ön yüzüne imza attığını, takibe konu çeklerin şirkete ait çek olması ve davacının şahsi çeki olmamasına rağmen hiç bir kişisel sorumluluğu bulunmadığı halde davalı tarafından şirketle birlikte müvekkili aleyhine de şahsi sorumluluğuna gidilmek kaydıyla takip başlatıldığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, keşideci ile muhatap dışında kalan kişilerin çekin ön yüzüne atacakları tüm imzaların aval hükmünde sayılacağını, avalin kimin lehine yapıldığının belirtilmemesi halinde keşideci için verildiğinin kabul edildiğini, avalin sorumluluğunun lehine aval verdiği kişinin borcundan soyut ve bağımsız olduğunu ve bu şekilde atılan ikinci imzanın imzayı atan kişiyi borçtan sorumlu kılacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda çek üzerine davacı yanın iddiasında belirttiği üzere vadesinden önce ödenemez ibaresinin konulmasının çekte vade olmayacağından geçerli olmadığı, ancak bu şartın kambiyo senedi vasfını etkilemediği, davacı yanca atılan imzanın aval hükmünde olduğu, şirket kaşesi kullanılmadan atılan imzanın imzaların bağımsızlığı ilkesi uyarınca aval niteliğinde bulunduğu, aval veren kişinin de kimin için taahhüt altına girmişse onun gibi sorumlu olacağının kambiyo hukukunda sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 15.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.