Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/5864 E. 2010/13433 K. 29.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5864
KARAR NO : 2010/13433
KARAR TARİHİ : 29.11.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalılar vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Dava, Genel Kredi Sözleşmesi’nden kaynaklanan alacağın tahsili için kredi asıl borçlusu ve kefil hakkında girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalılar vekili, kullandırılan kredinin teminatı olarak verilen senetle ilgili yapılan icra takibine karşı İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2001/827 Esasında menfi tespit davası açıldığını, davacının giriştiği takibin mükerrer olduğunu, davalılardan …’nun kefalet limitinin 60.000.-TL.olup, borcun tamamından sorumlu tutulamayacağını, hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilmediğini, bu nedenle temerrüt faizi istenemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, itirazın kısmen iptaline, takibin 278.297.99.-TL.üzerinden, 36.724.46.-TL.asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 175 temerrüt faizi yürütülerek, % 5 gider vergisi ile takip talepnamesindeki KKDF isteminin talepnameden çıkarılarak diğer koşullarla devamına, % 40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, daha önce görülüp kesinleşen menfi tespit davasına konu, takibin bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takip olmasına, dava konusu bu takibin ise Genel Kredi Sözleşmesi’ne göre yapılan ilamsız takip bulunmasına göre davalılar vekilinin mükerrer takip yapıldığına ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, kredi borcunun geri ödenmemiş olduğu, bu nedenle davacı bankanın kredinin teminatı olarak verilmiş bulunan bonoyu takibe koyduğu, bu takibe karşı davalıların menfi tespit davası açtığı, bu davada verilen kararın Yargıtay aşamasından geçerek kesinleştiği, davacı bankanın bu kez artan miktar yönünden İstanbul 12.İcra Müdürlüğü’nün 2004/19471 Esas sayılı ilamsız takibe giriştiği, iş bu takibe vaki itiraz üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı dosya içeriği ile sabittir.
Yapılan bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere mahkemece iş bu davada saptanması gereken miktar teminat bonosu takip konusu yapılmış olmasına göre bu alacak dışında kalan davacı banka alacağının saptanması ve buna kredi sözleşmesi gereğince talep edebileceği faiz oranı belirlenip, ikinci takip tarihi itibariyle bankanın asıl alacak ve fer’ileri yönünden alacak miktarının hesaplanması konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak rapor ile sonucuna uygun bir karar vermekten ibarettir.
Açıklanan bu yönler gözetilmeden düzenlenen bilirkişi asıl ve ek raporlarının hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 750.00.TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.