YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/57
KARAR NO : 2013/4824
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve arkadaşları vekili ile davalı Hazine vekili ve katılan … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Karacaören Köyü 101 ada 624 parsel sayılı 63.377.69 m2 yüzölçümündeki taşınmazın genel mahkemede mülkiyeti davalı olduğundan malik hanesi açık bırakılarak tutanak düzenlenmiştir. Davacı gerçek kişilerin irsen intikal ve zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Karacasu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/39 Esas sayılı dosyasında açtığı ve …’ın müdahale talebinde bulunduğu tescil davası, çekişmeli yer hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği için kadastro mahkemesine görevsizlik kararı ile aktarılmıştır. Yargılama sırasında Orman Yönetimi taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı iddiasıyla davaya katılmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ve (A) ile gösterilen 53.351.69 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı … mirasçıları adına, (B) ile gösterilen 5804 m2, (C) ile gösterilen 2516 m2, (D) ile gösterilen 964 m2, (E) ile gösterilen 416 m2 ve (F) ile gösterilen 326 m2 yüzölçümündeki bölümlerin ise orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Hüseyin Kozan, Zeliha Erdin ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22/04/2004 gün ve 2004/4134 – 4487 sayılı kararıyla yapılan incelemenin yetersiz olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak, Karacaören Köyü Ayıoluğu Mevkii l0l ada 624 parsel sayılı taşınmazın tesbitinin iptali ile; 08.05.2008 tarihli bilirkişi raporunda ekli krokide B ile gösterilen 5804,00 m2, (C) ile gösterilen 2516,00 m2, (D) ile gösterilen 964,00 m2, (E) ile gösterilen 416,00 m2 ve (F) ile gösterilen 326,00 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına tesciline, (A) harfi ile gösterilen 53351,69 m2 yüzölçümündeki bölümünün tarla niteliği ile 04.05.1993 tarihli veraset ilamındaki paylarına göre … ve arkadaşları adlarına tesciline, davacılar Hüseyin tozan mirasçıları ile …’in taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar … ve arkadaşları vekili, davalı Hazine vekili ve katılan davacı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17/07/2009 tarih ve 2009/8324-12063 sayılı kararı ile ikinci defa bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; dosyada bir örneği bulunan orman kadastro haritasında çekişmeli taşınmazın doğu ve batı yönlerinde bulunan 181 ve 183 sayılı orman sınır noktaları hemen hemen aynı hizada olmasına rağmen karara dayanak alınan uzman bilirkişi raporuna ekli krokide 183 sayılı orman sınır noktası daha güneyde gösterilmiştir. Orman kadastro haritası ile karara dayanak alınan kroki çelişkili olup, mahkemece bu yön üzerinde durularak çelişki giderilmemiştir. Bundan ayrı; çekişmeli yerin öncesinde niteliğinin ne olduğunun belirlenmesi amacıyla yapılan uygulamada 1955 tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasında çekişmeli taşınmazın kişiler adına tesciline karar verilen (A) bölümünün, orman olarak tesciline karar verilen diğer bölümlerle birlikte yapraklı ağaç sembollü beyaz alanda gösterildiği, ancak rapora eklenen memleket haritasının orijinal renkli örneği olmayıp sonradan elle boyanmış olduğundan, bilirkişi raporunun bu hali ile Yargıtay denetimine olanak vermediği gözlenmiş olup, eksik inceleme ve araştırma ile bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; kesinleşen orman tahdit haritası uygulanıp, kesinleşen tahdit dışında kalan taşınmaz bölümü yönünden eski ve yeni tarihli memleket haritası ile dayanağı hava fotoğrafları ile yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı belirlenmeye çalışılmalı, yapılan araştırma neticesinde taşınmazın orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden olduğu belirlendiği takdirde, taşınmazın ortak miras bırakandan kaldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın, miras bırakanın ölümünden sonra terekenin mirasçıları arasında yöntemince paylaşılıp paylaşılmadığı ve uyuşmazlığa konu taşınmazın paylaşım sonucu hangi tarafa isabet ettiğine ilişkin olduğu, paylaşıma dayanan tarafın, Medenî Kanunun 6. maddesi gereğince paylaşımın varlığını, paylaşım tarihini, paylaşıma bütün paydaşların veya yetkili temsilcilerinin katıldıklarını, paylaşımda paydaşlara verilen paylar ile bunların akıbetlerini, Kadastro Kanununun bölgede uygulandığı tarihe kadar paylaşımın bozulmadığını kanıtlamakla yükümlü olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 15. maddesi uyarınca harici paylaşımın belgeler, bilirkişi ve tanık beyanları ile kanıtlanabileceğinden mahkemece, paylaşıma dayanan taraftan bu konuya ilişkin delilleri sorulmalı, paylaşım yapılmışsa, paylaşımın yapılmadığını iddia eden tarafın bu taşınmazdaki payına karşılık ne aldığı, taşınmaz almışsa nereden aldığı ve kadastro sırasında kimin adına tesbit edildiği araştırılmalı, gerektiğinde ilgili tutanaklar getirtilip incelenerek bilirkişi ve tanık beyanlarının doğruluğu denetlenmeli, uzun süreli kullanmanın harici paylaşımın karinesi olabileceği, paylaşımda eşitliğin zorunlu bulunmadığı gözönünde tutularak bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.” denilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davacılar Hüseyin Tozan mirasçıları ile …’in taleplerinin reddine, çekişmeli 101 ada 624 parselin tesbitinin iptali ile 10/03/2012 tarihli bilirkişi raporunda ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 3386,98 m², (C) harfi ile gösterilen 3141 m², (D) harfi ile gösterilen 554,31 m², (E) harfi ile gösterilen 2438,29 m², (F) harfi ile gösterilen 225,59 m²’lik kısımlarının orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, aynı raporda (A) ile gösterilen 53631,52 m²’lik kısmın tarla vasfı ile 04/05/1993 tarihli veraset ilamı doğrultusunda 16 pay kabul edilerek 4 pay muris …’ın eşi …, 3 payının kızı …, 3 payının kızı …, 3 payının oğlu …, 3 payının oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … ve arkadaşları vekili tarafından (A, B, C, D, E ve F) harfiyle işaretli bölüme yönelik, davalı Hazine vekili ve katılan … Yönetimi vekili tarafından (A) harfiyle işaretli bölüme yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkidir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 24/07/1970 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 1996 yılında 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen orman kadastro çalışması vardır.
1) Davacı Hazine ve katılan … Yönetiminin (A) harfiyle işaretli bölüme yönelik temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (A) harfiyle işaretli bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davacı … ve Arkadaşları vekilinin çekişmeli taşınmazın (B, C, D, E ve F) harfiyle işaretli bölümlerine yönelik temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (B, C, D, E ve F) harfiyle işaretli bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3) Davacı … ve arkadaşları vekilinin çekişmeli taşınmazın (A) harfiyle işaretli bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece çekişmeli taşınmazın (A) harfiyle işaretli bölümünün uzun zamandır …zilyetliğinde bulunduğu gerekçesiyle bu bölümün … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş ise de, bozma kararında, “çekişmeli taşınmazın ortak miras bırakandan kaldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın, miras bırakanın ölümünden sonra terekenin mirasçıları arasında yöntemince paylaşılıp paylaşılmadığı ve uyuşmazlığa konu taşınmazın paylaşım sonucu hangi tarafa isabet ettiğine ilişkin olduğuna” değinilmiş, mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulmakla taraflar lehine usûlî kazanılmış hak, mahkeme hâkimi yönünden ise, bu karara uygun karar vermek konusunda yükümlülük doğmuş olmasına rağmen, mahkemece paylaşım yönünden hiçbir araştırma yapılmadan hüküm kurulmuştur. Bu nedenle; mahkemece, çekişmeli taşınmazın paylaşılıp paylaşılmadığı konusunda bozma ilâmı doğrultusunda araştırma yapılıp sonuca göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
1) Yukarıda bir nolu bentde açıklanan nedenlerle davacı Hazine ve katılan … Yönetiminin çekişmeli taşınmazın (A) harfiyle işaretli bölümünü yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) iki nolu bentde açıklanan nedenlerle davacı … ve arkadaşları vekilinin çekişmeli taşınmazın (B, C, D, E ve F) harfiyle işaretli bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının reddiyle hükmün bu bölümünün ONANMASINA,
3) üç nolu bentde açıklanan nedenlerle davacı … ve arkadaşları vekilinin çekişmeli taşınmazın (A) harfiyle işaretli bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bu bölümüne yönelik BOZULMASINA 30/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.