Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/8348 E. 2010/2517 K. 10.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8348
KARAR NO : 2010/2517
KARAR TARİHİ : 10.03.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki semen tenzili-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız ve davalılardan … AŞ. vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı şirket yetkilisi … ve vek.Av…. ile davalı … AŞ.vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan asıl ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili müvekkilinin davalı … AŞ.nden iş makinesi aldığını, alımı müteakip makinede bazı arızaların çıktığını ve onarım için diğer davalı şirketten servis hizmeti alındığını, bu nedenle davalının garanti süresini 2 yıla çıkarttığını, arızaların devam etmesi üzerine ihtar gönderdiklerini ve mahkeme kanalıyla delil tespiti yaptırdıklarını ileri sürerek problemlerin giderilmemesi yönüyle uğradıkları zarara ilişkin olarak fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla 20.000,-TL.nin ihtarname tarihi olan 17.09.2004’ten itibaren işleyecek reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 29.09.2008 tarihli dilekçe ile dava değerini 67.907,-TL. olarak ıslah etmiştir.
Davalılar vekili müvekkillerinden … Makineleri Servis San. Tic. Ltd. Şti.nin servis hizmeti verdiğini ve satımla ilgisinin bulunmadığını; davacının başvuruları üzerine arızaların giderildiğini, garanti süresinin uzatıldığını, eldeki davanın garanti süresinin dolmasından sonra açıldığını, makinenin 4 yıldır kullanıldığını ve 10.300 saat çalıştığını, bu haliyle kendisinden beklenen işi gördüğünü; mahkemece yapılan tespitte üretim hatasından söz edilmediğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi kurulu raporuna göre davalı … Makineleri Servis San. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki davanın sıfat yokluğundan reddine, diğer davalı … AŞ. hakkında açılan davada ise davacının semen tenzili (BK.m.202) ve ayıba dayalı zararın tazmini (BK.m.96) arasında seçimlik hakkını kullandığı, alıcının iğfal edilmiş sayılması nedeniyle on yıllık zamanaşımına tâbi bulunan davada 42.907,-TL bedel indirimi ve 12.000,-TL işkaybı toplamı 54.907,-TL alacaklı durumda bulunduğu gerekçesiyle 20.000,-TL.nin dava tarihinden, 34.907,- TL.nin de ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davacı vekili ile davalı … AŞ. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Davacı vekili dava dilekçesinde uğradıkları zarar karşılığı olmak üzere 20.000,-TL, ıslah dilekçesinde ise orijinal radyatör değişimi, onarım, kazanç kaybı ve imalat hatasından doğan 67.907,-TL.nin tahsilini istemiştir.
Dosyanın incelenmesine davacının makineyi aldığı sırada aracın bom olarak adlandırılan hidrolik kollarının biri üzerinde bazı çukurluklar tespit edildiği ve bunların tutanağa bağlandığı, ayrıca davacı tanığı sıfatıyla dinlenen ve geçmişte davalı yanında yetkili olarak çalışan …’ün davacıya makineyi almaması konusunda tavsiyede bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının aldatıldığının kabulüne imkân bulunmamaktadır. Aksine davacının malı bu (ayıplı) haliyle kabul ettiği sonucuna varılmalıdır.
Somut olayda davacının semen tenzili talebi de mevcut değildir. Davacının istemi makinenin yeterli performansı gösterememesi nedeniyle uğradığı zararın tazminine yönelik olup, makinenin 2002–2004 döneminde herhangi bir arıza vermediği de dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece oluşa ve dosya içeriğine uygun bulunan 06.02.2007 tarihli ikinci bilirkişi raporunun hükme esas alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek gerekirken, hatalı nitelendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davacı şirket vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılardan … AŞ. yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan … AŞ. ‘ye ödenmesine, peşin harçların istek halinde iadesine, 10.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.