YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1741
KARAR NO : 2013/5523
KARAR TARİHİ : 14.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 102 ada 1, 103 ada 1 ve 105 ada 1 sayılı parseller orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmişlerdir. Davacı Hazine, 1937 tarihli ve mera nitelikli 920, 921, 922 ve 923 numaralı vergi kayıtlarına dayanarak taşınmazların kısmen mera olduğu iddiasıyla dava açmıştır
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 19.06.2012 tarihli fen bilirkişi raporunda 102 ada 1 parselin (k), 103 ada 1 parselin (f), 105 ada 1 parselin (b), (c) bölümlerinin mera olarak sınırlandırılmasına, (a), (h), (d), (g) ve (e) bölümlerine yönelik davanın orman sayılan yer olmaları nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 10 yıllık süre içinde genel mahkemede açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı içinde bırakılmış bu çalışma 03.07/ 02.08.2007 tarihleri arasında askı ilanına çıkarılmıştır.
Mahkemece, (k), (f), (b) ve (c) işaretli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve Hazinenin tutunduğu vergi kayıtları kapsamında bulunduğu gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür.
Şöyle ki; temyize konu dava 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesine göre yapılan orman kadastrosunun kısmî ilân süresi geçtikten sonra 06.08.2007 tarihinde genel mahkemede açılmıştır.10.10.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3402 sayılı Kanunun 4/3. maddesi; “Çalışma alanında orman bulunması ve 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosuna başlanılmamış olması halinde, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti kadastro ekibi tarafından yapılır ve bu durum ekip tarafından iki ay önce Orman Genel müdürlüğüne bildirilir. Buna karşılık iki ay içinde kadastro komisyonlarınca orman sınırlarının belirlenmemesi halinde kadastro çalışma alanı sınırları kadastro ekiplerince belirlenir ve çalışmalar bu kanun hükümlerine göre yürütülür. 5. fıkra ise “Çalışma alanındaki ormanların bu ekipçe sınırlandırılma ve tesbitleri yapılarak otuz günlük kısmi ilana alınır. Bu alanlarda orman kadastrosu yapılmış sayılır” şeklindedir.
Kadastro ekiplerince bu şekilde tespit ve ilan edilen yerlerde orman kadastro işlemleri de ikmal edilmiş sayılır. Orman kadastrosu kesinleşmiş yerlerde bu sınırlara aynen uyulur.” şeklinde iken 22.02.2005 gün ve 5304 sayılı Kanun ile sözü edilen üçüncü fıkra değiştirilmiş ve aynı maddeye 4, 5 ve 6 ıncı fıkralar eklenmiştir. Bu değişiklikte 3. fıkra “Çalışma alanında orman bulunması ve 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosuna başlanılmamış olması halinde orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tesbiti kadastro ekibi tarafından yapılır. Ancak; bu çalışmalarda kadastro ekibine … taşra teşkilatınca görevlendirilecek en az bir orman yüksek mühendisi veya ziraat mühendisinin bildirimden itibaren 7 gün içinde iştirak ettirilmesi zorunludur.bu çalışmalara muhtar ve bilirkişilerin katılmaması halinde çalışmalar re’sen devam ettirilir.” şeklini almış, yine 27.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5831 sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. maddesi ile 6831 sayılı Orman Kanununun 7. maddesinin birinci fıkrasının sonuna; “Ancak, henüz orman kadastrosuna başlanılmamış yerlerde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerine göre belirlenen orman sınırı, orman kadastro komisyonlarınca belirlenen orman sınırı niteliğini kazanır” cümlesi eklenmek suretiyle 6831 sayılı Kanun hükümleri 3402 sayılı Kanun hükümleri ile uyumlu hale getirilmiştir.
6831 sayılı Kanunun 11/1. maddesinde de orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra tapulu taşınmazlarda tapu sahiplerinin 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açabilecekleri hükmünün bulunduğu, bu ilkelerin H.G.K.’nun 08.06.2005 gün ve 2005/20 – 327 E. – 377 K. sayılı ve 28.06.2006 gün ve 2006/20 – 467 E. – 494 K. sayılı kararlarında da aynen benimsendiği, davacının herhangi bir tapuya dayanmadığı, vergi kayıtlarına dayandığı belirlenerek açılan davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Orman Yönetimi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usûl ve kanuna uygun olmayan hükmün BOZULMASINA 14.05.2013 günü oy birliğiyle karar verildi.