Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/8058 E. 2010/2197 K. 02.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8058
KARAR NO : 2010/2197
KARAR TARİHİ : 02.03.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalılardan … hakkındaki davanın HUMK’nun 409.maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, diğer davalı hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılardan ….vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalılardan …. vek.Av…. gelmiş, diğer davalı taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, müvekkili şirketin …’tan 22.11.1995 tarihinde ihracat kredisi kullandığını, sözleşmeyi diğer müvekkilinin kefil olarak imzaladığını, müvekkili şirketin kullanmış olduğu kredi ile 11.11.1996 tarihli Gümrük Çıkış Beyannamesi ile … Gümrüğünden 1.155.000 USD bedelli ihracat yaptığı, ihracat bedelinin Türk … Bankasına geldiğini, bununla ilgili banka şubesince 15.11.1996 tarihli döviz alım belgesi düzenlendiğini, ihracat için kullanılan kredinin ödendiğini, GÇB ve DAB belgeleri ile diğer belgelerin …’a ibraz edildiğini, …’a …’nin el koyması nedeniyle banka tüzel kişiliğinin … AŞ.bünyesine alındığını, … ihracat taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle müeyyide uygulandığını, davacı şirket adına 99.411.527.617 TL’yi maliyeye ödediğini, bu meblağın ödenmesini istediğini, oysa ihracatın gerçekleştirildiğini ve kredilerin ödendiğini, … ile yapılan protokol gereği fon bünyesine alınan bankalardan müvekkili şirketin kullandığı kredilerden ötürü borcunun kalmadığını belirterek davacıların davalılara borçlu olmadığının tespitine, ipotek ve hacizlerin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacı şirketin müvekkili bankaya devredilen bankalardan …’ın müşterisi olduğunu, davacının kullandığı ihracat döviz kredilerinin taahhütleri açık olarak müvekkili bankaya devredildiğini, devir sonrası müvekkili bankaya gümrük beyannamesinin aslı ya da gümrük onaylı sureti ibraz edilmediğinden 24.06.2003 tarihinde döviz kredilerine müeyyide uygulandığını ve KKDF tutarının vergi dairesine yatırıldığını, davacılar ile … arasında imzalanan protokolde davacı yanın taahhüt açığı nedeniyle müvekkili bankaya borçlu olduğunu, sırf bu protokolün dahi davacıların davayı açmakta hukuki menfaatlerinin olmadığını gösterdiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı … vekili, davacılar ile yapılan protokol kapsamında devir ve temlik edilen nakit risklerinin tasfiye edildiğini, protokolde yer alan bedeller tahsil edilmeden ipotek ve hacizlerin fekkinin söz konusu olamayacağını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi kurul raporuna göre ihracatın yapıldığı bedelin Türkiye’ye geldiği karşılığında döviz alımı yapıldığı, … Gümrük Müdürlüğünce gümrük çıkış beyannamesi örneğinin mevcut olduğu, ancak aslının zayi olduğunun tespit edildiği, gümrük çıkış beyannamesinin aslının sunulmamasında davacı yana yüklenen herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı, hukuka uygun tahakkuk ettirilmeyen müeyyideye dayalı bankaca yapılan ödemenin krediyi kullanan davalılardan talep edilemeyeceği, protokol ile borç yüklenme taahhüdü üstlenilmediği gerekçesiyle davacıların davalı … aleyhine açtığı davanın HUMK’nun 409.maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, diğer davalı aleyhine açılan menfi tespit davasının kabulüne, ipoteğin kaldırılması ve hacizlerin fekkine ilişkin davanın zamansız açılması nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davalı ….vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılardan …. vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalılardan ….’den alınarak davacıya ödenmesine, 02.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.