Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/14196 E. 2012/18800 K. 11.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14196
KARAR NO : 2012/18800
KARAR TARİHİ : 11.12.2012

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, icra takibine konu sipariş avansı olarak verilen çeklerden dolayı kısmen borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davalı vekili, çeklerin cari hesap borcuna ve vade farkı borcuna karşılık olarak verildiğini, bankaya ibraz edildiğinde çeklerin keşidecinin rızası dışında elinden çıktığına ilişkin olarak TTK’nun 711. maddesine göre şerh düşüldüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, davacının çeklerde yazılı miktarda borcu olmadığını ispat yükü altında olduğu, davacının sadece işletme defterindeki kaydın lehine delil teşkil etmeye yeterli olmadığı, davalı tarafın ticari defterlerinde aleyhe kayıt bulunmadığı hatırlatılan yemin teklif etme hakkını davacının kullanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.Davalı vekili davaya vermiş olduğu cevapta takip konusu iki çekin cari hesap borcu ve vade farkı borcuna ilişkin olduğunu belirtmiştir. Davalı defterlerinin incelenmesine ilişkin bilirkişi raporunda, davacı defterine kayıtlı olmayan 1.3.2007 tarih ve 1.072 TL bedelli vade farkı faturasının davalı defterine işlenmiş olduğu, ancak taraflar arasında vade farkı uygulanacağına dair anlaşma veya teamül bulunmadığı belirtilmiştir. Öte yandan aynı bilirkişi raporunda davacının defterine kayıtlı olmayan davacının oğlunun borcuna ilişkin 4.179. TL’nin davalı defterinde kayıtlı olduğu, ancak bu borcun davacı tarafından üstlenildiğine dair herhangi bir dayanak tespit edilemediği belirtilmiştir. Davalı vekili çeklerin cari hesap borcu ile vade farkı borcuna dayalı olarak verilmiş olduğunu iddia ettiğine göre, bilirkişi raporundaki bu tespitler üzerinde de durularak bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.