YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13038
KARAR NO : 2013/4429
KARAR TARİHİ : 15.04.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi birleşen dosya davacısı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında …Köyü, 326 ada 5 parsel sayılı 2617,95 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tesbit edilmiştir.
Davacılar … ve …, satış senedi ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın bir bölümünün adlarına tapuya tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece, dava dosyaları birleştirildikten sonra çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı, davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tesbitinin iptal edilerek fen ve orman bilirkişi tarafından ortak düzenlenen krokili raporda (B) harfi ile işaretlenen 1044,95 m² yüzölçümlü kesiminin …, (A) harfi ile işaretlenen 822,42 m² yüzölçümlü bölümünün …, (C) harfi ile işaretlenen 750,58 m² bölümünün ise tesbit gibi ham toprak niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; davalı Hazine vekilinin hükmü temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.12.2009 tarih ve 2009/13644 – 19346 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hükme yeterli olmadığı, hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın 20.03.2002 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış ise de, çekişmeli taşınmazın eski tarihli memleket haritası ile 1980-1985’li yıllara ait memleket haritası ve aynı tarihli hava fotoğraflarındaki konumları belirlenmediği, davacı kişi, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak, zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu iddiası ile dava açtığına göre, dava konusu taşınmazın yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması yeterli olmayıp zilyetlikle kazanılma koşullarının bulunup bulunmadığının ve ayrıca 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadığının da araştırılması ve Kadastro Kanunun 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ve ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip, kesin olarak belirlenmesi gerektiği belirtilerek, yani bir başka ifadeyle, usûlüne uygun olarak orman araştırması yapılması ve imar ve ihya suretiyle zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması ” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu …Köyü, 326 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitinin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm birleşen dosya davacısı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 20.03.2002 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, mahkemece, davacı gerçek kişinin davasının reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; hâkim tarafların talep sonuçları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK. madde 26/l) ve iki taraftan birinin talebi olmaksızın re’sen bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz (HMK.md.24/l). Somut olayda kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adına tescili istemiyle dava açan davacı gerçek kişinin davası reddedildiğine ve Hazine veya Orman Yönetimi tarafından taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla açılan bir dava da olmadığına göre, taşınmazın kadastro tesbiti gibi tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, H.M.K’nun 24 ve 26. maddelerine aykırı bir şekilde re’sen alınan kararla orman vasfıyla tapuya tesciline karar verilmesi isabetsizdir. Ancak, belirtilen bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının, “B” bendi hükümden tamamen çıkartılarak, yerine “Dava konusu, Muğla İli, Fethiye İlçesi, …Köyü, 326 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbiti gibi tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılması, suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 15/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.