YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/295
KARAR NO : 2013/4853
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, Dura Köyü 1496 parsel sayılı 8130,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın, tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu ve taşınmazın kısmen, yörede 2003 yılında yapılan ve 16/04/2003 ilâ 16/10/2003 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını ve işlemin kesinleştiğini ileri sürerek, taşınmazın Orman kadastro sınırları içinde kalan bölümünün tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle ve 1496 sayılı parsel üzerinde … lehine kurulan daimi irtifak hakkının kaldırılması için ayrı ayrı dava açmıştır.
Mahkemece, H.U.M.K.’nun 45. maddesi gereğince davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu Manyas İlçesi Dura Köyü, Düz Tarla Mevkii, 1496 parsel numaralı tapu kaydının iptali ile krokide (A) harfi ile gösterilen yeşil renkle taralı 356,00 m² bölümün orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline, krokide (B) harfi ile gösterilen ve orman dışında kalan 7774,00 m² bölümün davalılar üzerinde bırakılmasına, davacının dava konusu parsel üzerindeki TEK (TEİAŞ) lehine konulan daimi irtifak hakkının iptaline ilişkin talebin reddine karar verilmiş; davacı … Yönetimi tarafından hüküm temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12.07.2011 tarih ve 2011/5805 E. – 2011/9226 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; ” Mahkemece, “tapu siciline güven ilkesi gereğince davalı TEK genel müdürlüğü tarafından kanunî prosedür izlenerek irtifak hakkının tesis edildiği ve irtifak hakkının kamu yararı gereğince tesis edildiği” gerekçesiyle davacı … Yönetiminin irtifak hakkının kaldırılması yönündeki davasının reddine karar verilmiş ise de, ormanlarda irtifak hakkının nasıl kurulacağının 6831 sayılı Kanunun 15 ve 17. maddelerinde gösterildiği, kanunda belirtilen yöntemle irtifak hakkı kurulmadığından Orman Yönetimini bağlamayacağı gözetilerek kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı belirlenen taşınmaza ait tapu kaydı üzerindeki davalı … lehine daimi irtifak hakkı tesisine ilişkin şerhin silinmesine karar verilmesi ” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, (A) ile gösterilen 356 m2 yüzölçümlü taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline ve tapunun bu bölümü üzerindeki TEİAŞ lehine kurulu daimi irtifak hakkına ilişkin şerhin silinmesine, (B) ile gösterilen 7774 m2 yüzölçümlü bölümün davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından esasa ve yargılama giderlerine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman sınırı içinde kalan tapu kaydının iptali ve şerhin kaldırılması istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden sonra 16.10.2003 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ile 1971 yılında yapılan genel arazi kadastrosu işlemi bulunmaktadır.İncelenen dosya kapsamına, toplanan kanıtlara, kararın dayandığı gerekçeye, uyulan bozma kararı gereğince hüküm kurulduğuna ve 6831 sayılı Kanunun 17/1. maddesi gereğince “Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlenmesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.”. Bu cümleden, devlet ormanı olduğu belirlenen taşınmazların üzerinde şagil gösterilmesi mümkün olmadığı gibi, kişi veya kurumlar lehine sonuç sağlayıcı muhdesattan söz edilemez. Bu nedenle, tapu kaydının beyanlar hanesine, zilyetliğe ve muhdesata ilişkin şerh konulamayacağından, orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilen taşınmazın (A) ile gösterilen bölümüne ilişkin TEİAŞ lehine kurulu daimi irtifak hakkının silinmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak; mahkemece, 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gözetildiğinde ve yine, aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen davalı … aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükmün (B) bendinin 2, 3 ve 4. fıkralarının çıkartılarak, bunların yerine 2. fıkra olarak, “Davalı …, aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, yargılama giderlerinin davacı … Yönetimi üzerinde bırakılmasına, peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 5,30.- TL’nin davacı … Yönetiminden alınarak Hazineye irat kaydına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle, davalı … Müdürlüğünün temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle, hükmün düzeltilerek ONANMASINA 30/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.