YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15443
KARAR NO : 2013/4455
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Taşlıburun Mahallesi 209 ada 1 (Eski 520 parsel) parsel sayılı 22209 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … adına belgesizden tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmazın 2009 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında orman sınırı içine alındığı, bu işlemin yanlış olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kesin hüküm nedeniyle kabulüne ve dava konusu parselin tapu kaydındaki gibi davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1944 yılında 3116 saılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 25/09/2009 tarihinde ilân edilen ve eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, toplanan delillere ve kararın dayandığı gerekçeye göre çekişmeli taşınmazın (B) ve (C) bölümleri 2009 yılında orman sınırı içine alınmışsa da, 1953 yılında yapılan arazi kadastrosunda taşınmazın Cemal Oruç adına tesbit edilmesi üzerine Orman Yönetimi tarafından tespit maliki aleyhine açılan davanın Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 1953/397 – 225 sayılı kararıyla reddine karar verildiği ve böylece gerçek kişi adına hükmen tapu kaydı oluştuğu, taraflar yönünden de kesin hüküm bulunduğu belirlenerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, orman kadastrosuna itiraz davasına bakmakla görevli mahkemenin sadece talebin kabulüne ya da reddine karar vermekle yetinmesi, sicil oluşturma görevinin bulunmadığı gözönünde bulundurulduğunda, zaten tapuda davacı adına kayıtlı taşınmaz hakkında mükerrer sicil oluşturulacak şekilde, hüküm yerinde “tapu kaydındaki gibi davacı adına tapuya tescili” yönünde karar verilmiş olması isabetsiz ise de bu yanılgının giderilmesi, hükmün bozulmasını ve yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 1. bendinin sonunda yer alan “tapu kaydındaki gibi davacı adına tapuya tescili” ifadesi hükümden çıkartılarak, yerine “orman sınırı içine alınan (B) ve (C) bölümlerinin orman sınırı dışına çıkarılmasına” ifadesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 16.04.2013 günü oy birliği ile karar verildi.