Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/292 E. 2013/847 K. 05.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/292
KARAR NO : 2013/847
KARAR TARİHİ : 05.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri … ( … ) Köyü, … Yolu Mevkiinde bulunan 2 parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Yasanın 713. maddesi hükümlerine göre adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece, davanın reddine dair karar, davacılar vekili tarafından temyizi üzerine;
Yargıtay 20. Hukuk Dairesin 14/10/2003 tarih 2003/6208 – 7103 sayılı bozma karında “137 parsel hakkındaki dava 140 sayılı parsel davasından ayrılarak 137 sayılı parselin orman olarak tespit dışı bırakılmasına dair 20/01/1972 gün 573 sayılı komisyon kararının …’un eşi 1969 yılında ölen … Yavuz 1999/126-150 sayılı veraset belgisinde adı yazılı mirasçılarına tebliğ edilip, kesinleştirilmesi için 137 parsele ait tutanak ve eklerinin Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmesi için 137 sayılı parsel hakkındaki hükmün bozulmasına, 140 parsele yönelik dava yönünden ise 140 parsel sayılı taşınmazın Tapulama Komisyonunun20/01/1972 gün 646 sayılı kararı ile parselin orman olması nedeniyle 766 sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince tesbit dışı bırakılmasına karar verilmiş ve kararın kesinleşmesi üzerine kütük sayfasının kapatılması nedeniyle tesbit harici bırakılan taşınmazlar hakkında tescil davası açılabileceğinden mahkemece keşif yapılarak dava konusunun belirlenmesi, bundan sonra taraf delilleri toplanarak davanın esası hakkında karar verilmesi” gereğine değinilmiş, asliye hukuk mahkemesince bozma kararına uyularak 137 parsele ait tutanaklar kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne devredilmiş ve 137 parsel hakkında tutanağın iadesinden sonra kadastro mahkemesinde dava açılmış olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiştir. Kadastro mahkemesinde ise, … ve eşi Ayşe Yavuz mirasçıları tarafından açılan davalar birleştirilerek davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, çekişmeli 137 parselin kadastro tutanağının iptaliyle … mirasçıları adına tarla vasfı ile 28006,60 m² olarak tapuya kayıt ve tesciline, taşınmaz içinde bulunan ve 2010 yılında geçen kadastro ile 110 ada 5 parsel ve 533,26 m² olarak belirlenen taşınmaza yönelik davanın reddine ve taşınmazın 2/B arazisi olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Yörede 1956 yılında yapılan tapulamada … Köyü 137 parsel sayılı 28.470 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Mart-1945 tarih 33 nolu tapu kaydı ve 128 tahrir nolu vergi kaydı revizyon gösterilerek 17.09.1958 tarihinde … oğlu 1300 doğumlu … adına 5602 sayılı Yasanın yürürlüğü sırasında tesbit edilmiştir. Orman Yönetiminin itirazı üzerine
Tapulama Komisyonu taşınmazın orman niteliğiyle tesbit harici bırakılmasına karar verilmiş, bu karar usûlünce tesbit maliki mirasçılarının tamamına tebliğ olunmadığı için tesbit kesinleşmemiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde 1950 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 18.06.1975 tarihinde işe başlanarak yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Yasanın 2. maddesi uygulaması bulunmaktadır. Bu ilçede maki uygulaması yapılmışsa da Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 16.06.2000 gün 1999/62-304 sayılı kararının temyiz incelemesi sırasında verilen ve Y.K.D’nin 2003/1 sayısında yayınlanan 20.H.D.’nin 01.04.2002 gün ve 2002/1940-2932 sayılı kararı ile Karamürsel İlçesinde makiye ayırma işleminin geçersiz olduğu ilkesi benimsenmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 05/02/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.