Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/1758 E. 2013/6037 K. 23.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1758
KARAR NO : 2013/6037
KARAR TARİHİ : 23.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1976 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında …Köyü 1325 parsel sayılı 735900 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 12.12.1942 tarih 30 nolu tapu kaydına dayanılarak mera vasfı ile sınırlandırılmış tutanak itirazsız kesinleşmiştir. 1452 parsel sayılı 211080 m2 yüzölçümündeki taşınmaz,12.12.1942 tarih 31 nolu tapu kaydına dayanılarak mera vasfı ile Hazine adına tesbit edilmiş, 1838 parsel sayılı 635050 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise mera vasfı ile sınırlandırılmıştır. 1452 ve 1838 parsel sayılı taşınmazların kadastro mahkemesinin 2001/3-9 sayılı kararı ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş olup, 1452 parsel 241080 m2, 1838 parsel 630455 m2 yüzölçümü ile halen orman vasfıyla tapuda kayıtlıdır. Davacı … Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu bildirerek mera tahsis komisyon kararının iptali talebi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, mera komisyon kararının iptaliyle 1452 ve 1838 parsel sayılı taşınmazların tamamı ile 1325 parselin (D) ile gösterilen 54209,97 m2 ve (C) ile gösterilen 26918,48 m2 kısımlarını orman vasfı ile aynı ada son parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalılar Hazine ile … tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 16/01/2012 tarih ve 2011/16511 E– 2012/47 K sayılı kararı ile kısmen onanmış ve kısmen bozulmuştur.
Hükmüne uyulan onama- bozma ilâmında özetle; [1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 1838 ve 1452 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından, davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; çekişmeli 1838 ve 1452 parsel sayılı taşınmazlar tapuda zaten orman vasfıyla Hazine adına kayıtlı bulunduğundan bu taşınmazlar hakkında mera komisyon kararının iptaliyle yetinilmesi gerekirken, ayrıca; taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 1. bendinde yazılı “fenni bilirkişi Savaş Bümen’in 25.05.2010 havale tarihli rapor ve krokisinde yer aldığı üzere nizalı 1452 parselin tamamının (241080,00 m2 ), 1838 parselin tamamının (630455,00 m2) orman olduğu nedeniyle orman vasfıyla … adına tapuya kayıt ve tesciline ” cümlesinin kaldırılarak düzeltilmesine ve 1838 ve 1452 parsellere yönelik hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA,
2- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli 1325 parsel sayılı taşınmazın (D) ile gösterilen 54209,97 m2′ lik kısmının orman tahdidi içinde kalan ve orman sayılan yerlerden olduğu, kalan 654771,55 m2 kısmının ise orman tahdidi dışında kalan ve orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı … Yönetimi ile davalı Hazine ve Köy Tüzel Kişiliğinin bu kısımlara yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 1325 parselin (D) kısmı ile (D) ve (C) kısımları dışında kalan 654771,55 m2 kısımlara ilişkin usûl ve kanunlara uygun olan hükmün ONANMASINA,
3- Davacı … Yönetimi tarafından kesinleşen orman tahdidine dayanılarak dava açılmış olup, çekişmeli 1325 parselin (C) ile gösterilen 26918,48 m2 kısmının kesinleşen orman tahdid sınırları dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığından mahkemece bu kısma yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olduğundan davalı Hazine ve Köy Tüzel Kişiliğinin 1325 parselin (C) ile gösterilen kısmına yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle bu kısma yönelik hükmün BOZULMASINA,
4- Kabule göre ise; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesinin “Kadastro işlemi ile oluşan tesbit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaz” ve yine 6099 sayılı Kanunun 17. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen geçici 11. maddesinin “Bu Kanununun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri içinde uygulanır” hükümleri uyarınca davalılar aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmedilemeyeceği halde, mahkemece; hükmün 4, 5 ve 6. bentlerinde davalılar aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiş olması usûl ve kanuna aykırı olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmesi] gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra dava konusu …İlçesi, …Köyü, 1325 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi Savaş Bümen’in 25/05/2010 tarihli rapor ve krokisinde (C) harfiyle gösterilen 26.918,48 m2’lik kısmına yönelik davanın reddine, sair talepler yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mera tahsis komisyon kararının iptali ve tescil davası niteliğindedir.
Mera tahsis komisyonunun 13.10.2006 tarih 346 sayılı kararı ile çekişmeli taşınmazların mera olarak tahsisine karar verilmiş, karar 15.11.2006 – 16.12.2006 tarihleri arasında ilân edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3116 sayılı Kanun gereğince yapılan orman tahdidi ile 11.08.1992 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu yapılan yerlerde 2/B madde uygulaması ile henüz orman kadastrosu yapılmayan yerlerde orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 23/05/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.