YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8602
KARAR NO : 2012/13675
KARAR TARİHİ : 30.11.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1972 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında, Şükraniye Köyü 1598 ve 1619 parsel sayılı sırasıyla 6525,00 m2 ve 3100,00 m2 yüzölçümlü taşınmazlar, tarla vasfıyla …, …, …, …, … …, …, …, … ve … adlarına tesbit edilmiş olup, halen tapuda adlarına kayıtlıdır. Davacı … Yönetimi vekili, … Köyü 1598 ve 1619 parsel sayılı taşınmazların kesinleşen orman sınırları içinde kalan kısımlarının davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptalini , orman niteliği ile Hazine adına tescilini ve davalıların taşınmazlara vaki müdahalelerinin önlenmesni istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman sınırı içinde kalan tapu kaydının iptali istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 06.01.2006 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dava dosyası incelendiğinde, çekişmeli 1598 ve 1619 parsel sayılı taşınmazların tapu maliklerinin … , … …, …, … , …, …, …, … ve … … olduğu görülmüştür. Ancak, davacı … Yönetimi, dava dilekçesinde … , … …, … ve … …’ı davalı olarak göstermemiştir. Her nekadar davada, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının malik hanesinde ismi bulunmayan bir kısım şahıslar davalı sıfatıyla yeralmışlar ise de; dosya içersinde tapu maliklerine ait nüfus kayıtları ve veraset ilâmı bulunmadığından, davada taraf olarak gösterilmeyen … , … …, … ve … … ile bağlantıları bulunup bulunmadıkları anlaşılamamıştır. Bilindiği üzere, tapu iptali tescil davaları tapu kaydında malik olarak görünen kişiler, bu kişiler ölü iseler mirasçıları aleyhine açılır ve yürütülür. Mahkemece nüfus kayıtları getirtilerek, bu yönde bir araştırma yapılmadan dava dilekçesinde belirtilen şahıslar nezdinde davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiştir.
O halde; mahkemece tapu malikleri … , … …, … ve … …’ın tüm mirasçılarını da gösterir aile nüfus kayıt tablolarının ilgili nüfus müdürlüğünden getirtilerek, adı geçen şahısların sağ olup olmadıkları tesbit edilmeli, sağ iseler kendilerine tebligat yapılarak, şayet ölü iseler, mirasçılarının tamamının davada taraf olarak gösterilip gösterilmediği belirlenmeli, taraf olarak gösterilmemiş iseler kendilerine dava dilekçesi ekli usulüne uygun tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmalı,
Aynı zamanda dava, kesinleşen orman kadastrosu kapsamında tapu iptali tescil davası olduğundan, davalılar tarafından orman kadastrosuna itiraz davası açılıp açılmadığı araştırılmalı, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının oluşumuna esas teşkil eden kadastro tutanak kayıtları ve belgeler ilgili yerlerden getirtildikten ve taraf teşkili de sağlandıktan sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar gözetilmeksizin mahkemece … şekilde hüküm kurulması usûl ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 30/11/2012 günü oybirliği ile karar verildi.