YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11560
KARAR NO : 2012/16313
KARAR TARİHİ : 08.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirket tarafından icra takibine konu edilen 05.02.2008 keşide tarihli 14.250.TL bedelli çekin şirket ortaklarından … tarafından düzenlenip dava dışı ……Ltd.ye verildiğini, bu şirketin de çeki davalıya ciro ettiğini, oysa …’ın kambiyo senedi düzenleme yetkisi olmadığını belirterek müvekkilinin bu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, zaman aşımı itirazında bulunmuş, bununla birlikte takibe konu çekin alınan mal karşılığında verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, cevap ve toplanan deliller doğrultusunda kesinleşen İcra Mahkemesi kararlarıyla takip konusu çek nedeniyle davacı şirketin sorumlu tutulamayacağı, zira söz konusu çekin yetkili olmayan kişi tarafından tanzim edildiği, bu nedenle davacının çekten dolayı borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı tarafın aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı şirket takibe konu çekte son hamil durumundadır. Bu itibarla davalı şirketin çekteki imzanın davacının yetkili kişisine ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığı anlaşıldığından davalı şirketin icra takibinde kötü niyetli olduğunun kabulü doğru görülmemiştir.
3-Davacı tarafın temyizine gelince: Dava konusu takip alacağının dava sırasında davacı tarafça ödendiği böylece davanın istirdat davasına kendiliğinden döndüğü dosya içeriğinden ve mahkemenin gerekçeli kararından açıkça anlaşılmaktadır. Mahkemece bu durum gözetilmeden davacı tarafça ödenen paranın istirdatına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde menfi tespit hükmü kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına bozulmasına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.