YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6227
KARAR NO : 2012/16817
KARAR TARİHİ : 14.11.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında 03.12.2007 tarihinde akdedilen distribütörlük sözleşmesinin feshine yönelik 07.05.2008 de protokol akdedildiğini, anılan protokol hükümleri uyarınca müvekkilinin elinde bulunan davalıya ait ürünlerin davalıya iadesi karşılığında müvekkiline ait her biri 50.000 TL bedelli dört adet çekten iki adedine yönelik davalının dava dışı …Ecza Deposu Tic. AŞ.’deki alacağını temlik etmeyi, diğer iki çek bakımından ise iade yükümlülüğünü üstlenip iade edememesi halinde bu çeklerle ilgili de temlik sözleşmesi imzalamayı taahhüt etmiş ise de dava dışı …Ecza Deposu AŞ.’nin ödeme yapmadığı gibi davalının diğer iki çeki de iade etmediğini ve müvekkilinin bu dört çeki ciro yoluyla hamil sıfatını taşıyan hak sahiplerine ödediğini, buna karşılık davalının ürünlerini iade alma yükümlülüğü yerine getirmediğini ve müvekkilinin zararına yol açtığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000 TL.nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yanlar arasında akdedilen protokol kapsamında iki adet çekin müvekkilince davacıya iade edilemediği gibi yeni bir alacağın temliki sözleşmesinin de yapılamaması nedeniyle protokolün 6.maddesi hükmüne göre kendiliğinden geçersiz hale geldiğini, açıklanan nedenlerle müvekkilinin protokole uygun davranmadığını, böylece malları iade alma ve çek bedellerini temlik etme gibi belirlenen yükümlülüklerin ortadan kalktığını, ayrıca malların davacı yanca iade de edilmediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı yanca malları iade alma yükümlülüğünün davalı tarafa ait olduğu iddia edilmiş ise de, protokolün 2. ve 3. madde hükümleri gözetildiğinde teslim yükümlülüğünün davacı şirkete ait olduğu saptanmış olup, davacının ise ihtarname çekmek dışında bir eylemi bulunmadığı oysa malları bir araca yükleyerek davalı şirkete götürmesi alınmaması halindeyse tevdi mahalli tayini yoluna başvurması gerekirken anılan bu yükümlülüklerini de ifa etmediği bu durum karşısında teslime yönelik mükellefiyetini yerine getirmeyen davacının çek bedellerini geri isteme hakkı bulunmadığı dolayısıyla protokole konu mallar halen elinde olan davacının bu çeklerin ödenmesinden dolayı zarara uğradığını iddia ederek davalıdan tazminat istemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 14.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.