Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/20215 E. 2010/843 K. 28.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/20215
KARAR NO : 2010/843
KARAR TARİHİ : 28.01.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
İHBAR OLUNAN : VAKIFLAR YÖNETİMİ

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Belediyesi ve Vakıflar Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı Hazine 25.02.2008 tarihli dava dilekçesiyle … Mahallesi 7588 ada 10, 11, 12, … ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların, 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde bırakıldığını, 1952 yılında koruma makisi olarak belirlendiğini, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu kesinleşen işlemle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki, davalı adına olan tapu kayıtlarının ve tapudaki payların iptali ile Hazine adına tescilini istemiş, davalı … davayı Vakıflar Yönetimine ihbar etmiş, Vakıflar Yönetimi davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli parsellerin tapu kayıtlarının iptaliyle 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Belediyesi ve Vakıflar Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parsellerin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Çekişmeli … Mahallesi 7588 ada 10, 11 ve 12, … ada 6 ve 7 parseller tek başına … Belediyesi adına, … Mahallesi … ada 1, 2, 3, 4, 5 sayılı parseller ise paylı olarak … Belediyesi ile Hazine adına kayıtlı olup, 7588 ada 10, 11, 12, … ada 6 ve 7 sayılı parseller tamamen, 5 sayılı parsel ise kısmen, Vakıflar Yönetimi ve Orman Yönetimi ile bir kısım gerçek kişiler arasındaki kadastro tesbitine itiraz davası sonunda, Tapulama Mahkemesi kararıyla, Vakıflar Yönetimine ait tapu kaydı kapsamında kaldığı ve Hakem kararı gereği orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenerek Muratpaşa vakfı adına tapuya tescil edilen 240 sayılı parselden müfrez 388 sayılı parselin, … ada 4 sayılı parsel tamamen, … ada 3 ve 5 sayılı parsel ile 1 ve 2 sayılı parseller ise kısmen aynı mahkeme kararı ile orman sınırları içinde kaldığı saptanarak orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edilen 240 sayılı parselden müfrez 389 sayılı parsel, yine … ada 1 ve 2 sayılı parseller kısmen Orman Yönetimi, Vakıflar Yönetimi ve gerek kişiler arasındaki kadastro tesbitine itiraz davası sonunda
-2-
2009/20215-2010/843

Tapulama Mahkemesi kararıyla orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilen 373 sayılı parselden müfrez 403 sayılı parselden, 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifraz edilmiş, 388 sayılı parselin maliki olması nedeniyle … Belediyesi adına pay tapu kayıtları oluşmuştur.
1) Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu … köyü 7588 ada 10, 11 ve 2, … ada 1, 2, 3 4 sayılı parsellerin tamamen, … ada 5 sayılı parselin ise … bilirkişi … … tarafından düzenlenen 21.12.2009 tarihli krokide (D1) ile gösterilen 228 m2 yüzölçümündeki kuzey doğu bölümünün, … köyünde1947 yılı orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya ve ilgili yönetmeliğe aykırı olarak kurulan ve yine yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadan çalışma yapan maki tefrik komisyonunca makiye ayrıldığı, bu taşınmazların Vakıflar Yönetiminin tutunduğu tapu kaydı ve hakem kararı kapsamında kalmadığı ve kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığının saptandığı gerekçesiyle, Orman Yönetiminin davasının kabulüne ve bu orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin Tapulama Mahkemesi kararlarının kesinleştiği, ancak daha sonra 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle … köyünde P.I poligon numarasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenip,
Ağustos 2007 tarih ve 8 sayılı YARGITAY KARARLAR DERGİSİNDE yayınlanan, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.12.2006 gün ve 2006/14641-17945 sayılı kararında da açıklandığı gibi, makiye ayırma çalışması yapan komisyon yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun kurulmadığı gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine de aykırı çalıştığı, bu nedenle yaptığı makiye ayırma işlemine değer verilemeyeceği, yasa ve yönetmelik hükümlerine uyulmadan yapılan çalışma sonunda makiye ayrılan yerlerin tevzii işlemlerinin de yapılmadığı, makiye ayrılan yerlerde özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmeyeceği,
Bu taşınmazların 1947 yılında … Köyünde yapılıp kesinleşen orman tahditinde Devlet Ormanı olarak sınırlandırıldığı, daha sonra aynı köyde 1976 yılında yapılıp 17.03.1977 tarihinde ilan edilen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla … Köyü P.I poligon numarasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu işlemin iptali için Yönetimler tarafından her hangi bir dava açılmadığı, sonraki işlemlerde durumunun değişmediği,
Uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu bu taşınmazların 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu belirlenerek 240 sayılı parselden ifrazen, orman niteliğiyle ve 389 ve kısmen 373 sayılı parselden ifrazen orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilen 403 sayılı parselden 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifrazen oluştuğundan 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı,
… Belediye meclisinin Masadağı etekleri Kütükçü ve … bölgesinde 1/5000 ölçekli 23J, 22J, 21J, 22K, 21K, paftalarında yapılan revizyon plan çalışmalarına ilişkin 20.5.1996 tarih ve 31 sayılı kararının, Antalya 2. İdare Mahkemesinin 1998/74-1999/1274 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve bu iptal kararı ile çekişmeli taşınmazın ifraz edildiği, kadastro parsellerinin bulunduğu yer imarsız duruma düşmüşse de, bu parsellerin ifraz edildiği kadastro parsellerinin, 2981 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan imar uygulaması ve parselasyonda ifraz edilerek tapudaki sayfaları kapatıldığı gibi, çekişmeli parsellerin tapudaki kaydının da
-3-
2009/20215-2010/843

henüz silinmediği, bu nedenle imar ve parselasyonun iptaline ilişkin kararın sonuca etkili olmadığı, sayfaları kapatılan parsellerin ihya edilmesi halinde, dava konusu parseller hangi kadastro parselinden ifraz edilmişse, mahkemenin bu kararı ifraz parselinin geldisi olan kadastro parseli için de geçerli olacağından, kadastro parselindeki davalılar payının iptalen Hazine adına tescil edilerek, Mahkemenin kesinleşen kararının infazının yapılacağı,
Orman alanlarında 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılamayacağı gibi, 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda da hiç bir yasa hükmü bulunmadığı aksine, 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. Maddesindeki “… diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü ile 2981 Sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Geçici 2. Maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 Sayılı kararı ve H.G.K.’nun 07.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararı ile kabul edilen “… kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri olmadığı, başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde, buna dayanan tescilinde, M.Y.’nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğinde olduğu, Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 Sayılı Yasada ve 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin özel yasalarına tabii olduğu, H.G.K’nun 24.03.1999 gün 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olup, bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.’nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımızın, nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine verdiği(M.Y.- Md. 1025.(933)”, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, aynı yasanın 18. maddesi hükmü karşısında, orman rejimi dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından, 2896 ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı, davalı … taşınzaları satın almışsa, satım bedelini, sebepsiz iktisab kurallarına göre geri isteyebileceği hususları gözetilerek, Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına,
Karar tarihinden sonra , 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. Maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. Maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. Maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. Madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceğine, yasa hükmü “orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğüne, göre davalı tarafın … Mahallesi … köyü 7588 ada 10, 11 ve 2, … ada 1, 2, 3 4 sayılı parsellerin tamamen, … ada 5 sayılı parselin ise … bilirkişi … … tarafından düzenlenen 21.12.2009 tarihli krokide (D1) ile gösterilen 228 m2 yüzölçümündeki kuzey doğu bölümüne ilişkin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle bu taşınmazlara ilişkin hükmün onanması gerekmiştir.

-4-
2009/20215-2010/843

2) Davalı … Belediyesi ve ihbar edilen Vakıflar Yönetiminin çekişmeli … köyü … ada 6 ve 7 sayılı parsellerin tamemen, aynı ada 5 sayılı parselin ise … bilirkşii … … tarafından düzenlenen 21.12.2009 günlü krokide (D1) ile gösterilen 120 m2 yüzölçümündeki bölümüne temyiz gelince; genel kadastroda Hazine adına tesbit edilen 240 sayılı parselin, Vakıflar Yönetimi, Orman Yönetimi ve bir kısım gerçek kişilerin açtığı dava sonunda; davanın kısmen kabulüne ve 240 sayılı parselin krokisinde kırmızı ile taralı 71900 m2 bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyse de, Vakıf tapusu ve 09.04.1973 gün ve 40/48 sayılı Hakem kararı kapsamında kaldığı belirlenerek bu bölümün Muratpaşa Vakıfı adına tapuya tesciline, aynı parselin krokisinde yeşil ile taranarak gösterilen 115400 m2 bölümün ise kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, Vakıflar Yönetiminin tutunduğu tapu kaydı ve 09.04.1973 gün ve 40/48 sayılı Hakem kararı kapsamı dışında kaldığı belirlenerek, 46/1 madde gereğince orman olarak kayıt ve haritalarının tapu siciline aktarılmasına ilişkin, Tapulama Mahkemesinin 19.11.1974 gün ve 1970/303-211 sayılı kararının kesinleştiği, 71900 m2 yüzölçümündeki bölümün 388 parsel sayısı ile Muratpaşa Vakfı adına, 115400 m2 yüzölçümündeki bölümün ise 389 parsel sayısıyla ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında daha önce taraf, konu ve neden birliği başka bir anlatımla H.Y.U.Y.’nın 237. maddesindeki koşulları taşıyan bir kesin hüküm varsa, bu hükmün daha sonraki tarihlerde aynı taraflar yada halefleri arasında, aynı nedenle açılacak davalarda kesin delil olarak değerlendirilmesi zorunludur.
O halde, Tapulama Mahkemesinin 19.11.1974 gün ve 1970/303-211 sayılı kesinleşmiş kararının, ihbar edilen Vakfılar Yönetimi ve onum ardılı olan davalı … Belediyesi yararına, H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi anlamında kesin hüküm oluşturduğu gözetilerek, Muratpaşa Vakfı adına tapuya tescil edilen 240 sayılı parselden müfrez 388 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde kalan, çekişmeli … köyü … ada 6 ve 7 sayılı parsellerin tamamı ve aynı ada 5 sayılı parselin (D1) ile gösterilen 120 m2 bölümüne ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu taşınmazlara ilişkin davanın da kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı … Belediyesi ve ihbar edilen Vakıflar Yönetiminin temyiz itirazlarının reddiyle … Köyü 7588 ada 10, 11 ve 2, … ada 1, 2, 3 ve 4 sayılı parsellerin tamamen, … ada 5 sayılı parselin ise … bilirkişi … … tarafından düzenlenen 21.12.2009 tarihli krokide (D1) ile gösterilen 228 m2 yüzölçümündeki kuzey doğu bölümüne ilişkin hükmün ONANMASINA,
2) Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle davalı … Belediyesi ve ihbar edilen Vakıflar Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile çekişmeli … Köyü … ada 6 ve 7 sayılı parsellerin tamamı ve aynı ada 5 sayılı parselin (D1) ile gösterilen 120 m2 bölümüne ilişkin hükmün BOZULMASINA 28.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.