Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/13133 E. 2013/1973 K. 28.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13133
KARAR NO : 2013/1973
KARAR TARİHİ : 28.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ile davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, asliye hukuk mahkemesine verdiği dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği … Köyünde bulunan taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiş; … ve arkadaşları, taşınmazları davacı …’ten satın aldıkları ve zilyetliklerinde bulunduğu iddiasıyla davaya katılmışlardır.
Yargılama sırasında bölgede yapılan arazi kadastrosu çalışmalarında çekişmeli yerlerle ilgili 155 ada 1 ve 156 ada 2 parsel numaraları verilerek kadastro tutanağı düzenlenince, dosya, görevsizlik kararıyla kadastro mahkemesine gönderilmiştir.
Mahkemece, davacı …’ın davasının reddine, katılanların davasının kabulüne ve 155 ada 1 ve 156 ada 2 sayılı parsellerin katılanlar adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı … ile davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1967 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile 1982’de yapılarak kesinleşen 2. madde uygulamaları bulunmaktadır.
Mahkemece; katılanların dayandığı Bursa Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/175 – 563 sayılı elatmanın önlenmesi davasının katılanlar lehine sonuçlanarak kesinleştiği, taraflar yönünden kesin hüküm niteliğinde bulunduğu ve katılanlar yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşulları gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dava … tarafından tescil istemli olarak açılmış, yargılama sırasında yapılan arazi kadastrosu ile çekişmeli taşınmazlar hakkında kadastro tutanakları düzenlenmiştir. Mahkemece taşınmazların kadastro çapları üzerinde araştırma yapılmadığı gibi katılanların dayandığı elatmanın önlenmesi davasına konu olan yerlerin çekişmeli yerlerle aynı yerler olup olmadıkları yapılan keşifte sorularak belirlenmemiş, 1967 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile 1982 yılında yapılan 2. madde uygulamalarına ait tüm tutanaklar ve harita dosyaya getirtilmemiş, uygulanan hava fotoğrafı ve memleket haritasının eklenmediği denetlenemeyen orman bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiştir. Eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulamalarına ait tüm tutanaklar ve haritası, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı, tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 veya 20 yıl önce çekilmiş hava fotoğrafları ile bu fotoğraflardan üretilmiş memleket haritası, topografik fotogrametri yöntemiyle düzenlenen kadastro haritaları, komşu parsellere ilişkin kadastro tespit tutanak ve dayanakları ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir
ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, öncelikle, tescil davasına konu olan taşınmazların 155 ada 1 ve 156 ada 2 sayılı parsellerin kadastro çapları içerisinde kalıp kalmadıkları yönünde bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, elatmanın önlenmesine ilişkin Bursa Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/175 -563 sayılı davasına konu olan taşınmazların dayanak krokileri uygulanarak kadastro paftası üzerinde nereye isabet ettiği duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; çekişmeli taşınmazlar ya da başka bir parsel içerisinde kalıp kalmadığı belirlenmeli; fen bilirkişiden keşfi ve uygulamayı gösterir krokili rapor alınmalı, daha sonra kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazların tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmelidir.
Yukarıda açıklanan araştırma sonucu taşınmazların kesinleşen Devlet Ormanlarının dışında kaldığının saptanması halinde, bu kez, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı, tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 veya 20 yıl önce çekilmiş hava fotoğrafları ile bu fotoğraflardan üretilmiş memleket haritası, topografik fotogrametri yöntemiyle düzenlenen kadastro haritaları ile komşu parsellere ilişkin kadastro tespit tutanak ve dayanakları çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03/03/2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapıları, bitki örtüsü ve çevreleri incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, fotogrametri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftalarında zilyet ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, çekişmeli taşınmazların miktarı ve konumuna göre 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklığı niteliğinde olup olmadığı, orman içi açıklıklarının zilyetlikle kazanılamayacağı gözetilmeli; taşınmazların zilyetlikle kazanılacak kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı yönünden ziraatçı bilirkişiden rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınmalı; toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; hüküm davacı … ile davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harçlarının istek halinde iadesine 28.02.2013 gününde oy birliği ile karar verildi.