Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/16839 E. 2011/2746 K. 16.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16839
KARAR NO : 2011/2746
KARAR TARİHİ : 16.03.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12.11.2009 gün ve 12657-16634 sayılı bozma kararında özetle: “… Köyünde yapılan orman kadastrosu sırasında 106 ada 1 parsel sayılı orman niteliğindeki taşınmazın sınırında bulunan ve sonradan 106 ada 80 parsel numarası verilerek malik hanesi açık olarak tespit tutanağı düzenlenen taşınmazın (A) bölümünün orman niteliği ile Hazine adına, (B) bölümünün tespit gibi tesciline karar verildiği, (C) bölümü hakkında ise hüküm kurulmadığı, oysa kadastro hakiminin düzenli sicil oluşturması gerektiğinden (C) bölümü hakkında hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu parselin C (107.682 m2) bölümünün ham toprak niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece bozma kararına uyularak, çekişmeli taşınmazın (C) bölümünde zilyedlik şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle ham toprak niteliğiyle hazine adına tesciline karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; bozmadan önceki 21.10.2008 günlü kararda (B) bölümünün tesbit gibi tesciline karar verilmiştir. Ancak bozmada sadece hakkında hüküm verilmeyen (C) bölümünden sözedilmiş, sehven (B) bölümü bozma konusu yapılmamıştır. Oysa 106 ada 1 numaralı orman parselinin sınırında bulunan ve orman olduğu idia edildiği için tutanağına davalı şerhi verilen çekişmeli 106 ada 80 parselin kadastro tutanağının nitelik ve malik hanesi mahkemece yapılacak inceleme sonucu doldurulmak üzere boş bırakılmış, mahkemece hem (B) hem de (C) bölümü hakkında ziraat uzmanı ve orman bilirkişiden ayrıntılı rapor alınmadan yalnızca A bölümünün incelendiği rapor hükme esas alınmak suretiyle A bölümünün orman niteliği ile hazine adına tesciline, B bölümü hakkında ise -tutanakta nitelik ve malik hanesinin boş olduğu gözönünde bulundurulmadan tesbit gibi tescile karar verilmiştir. Oysa taşınmazın maliki ve niteliği mahkemece belirleneceğine göre, kadastro tesbitinin yapıldığı 2007 yılından geriye doğru 20 yıl önceki ve daha eski tarihlerdeki kullanım durumunun ve tasarruf sınırlarının karşılaştırmalı olarak gösterildiği hem eski, hem yeni tarihli memleket haritaları ve hava fotoğraflarının incelendiği uygulama sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
3402 Sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten, tespit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde … diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen Orijinal renkli memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen steoroskopik çift hava fotoğraflarının steoroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazların niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi zorunludur.
O halde; mahkemece yeniden yapılacak keşifte, taşınmazları geniş çevresiyle birarada gösteren kadastro paftası ile en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ve tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce çekilmiş steoroskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar steoroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, bu belgelere göre orman ya da 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde ifade edilen orman içi açıklık olup olmadığı belirlenmeli, ziraat uzmanından bitki örtüsü, toprak yapısı, eğim konularında bilimsel rapor alınmalı, 21.10.2008 günlü kararı yalnızca hazinenin temyiz etmesi nedeniyle (A) işaretli 2328 m2 bölümün orman olduğu yönünde kazanılmış hak oluştuğu gözönünde bulundurulmalı, bundan sonra toplanacak deliller çerçevesinde karar verilmelidir. .
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 16/03/2011 günü oybirliği ile karar verildi.