Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/13225 E. 2013/1990 K. 28.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13225
KARAR NO : 2013/1990
KARAR TARİHİ : 28.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : … – …
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 102 ada 113 parsel sayılı 1583,83 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle davalılar murisi Osman Kulakçı adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş; davacı Hazine tarafından hükmün temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2011/17648 – 2012/865 sayılı ve 02.02.2012 günlü kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; davacı Hazine tarla niteliği ile davalı adına tesbit edilen taşınmaza yönelik olarak Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla kadastro tesbitine itiraz davası açmıştır. Ancak, çekişmeli taşınmazın orman niteliğindeki taşınmaza hudut olduğu saptanmasına rağmen orman niteliğinde olup olmadığı hususunda bir araştırma yapılmamış, uzman ziraat bilirkişinin çekişmeli taşınmazın önce işlendiği, ancak şu an gen halde bulunduğuna ilişkin açıklamasının taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun bir zilyetlik bulunup bulunmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmamış, çekişmeli taşınmaza komşu olan taşınmazlara ilişkin kadastro tesbit tutanak suretleri ile davalı olanların dava dosyaları, varsa dayanak kayıtları getirtilerek çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak gösterdikleri araştırılmamıştır. Bu nedenle, mahkemece; yeniden yapılacak keşifte, kesinleşen orman tahdidine göre konumu, eski tarihli ve 15 – 20 yıl önceye ait çift hava fotoğrafları ve memleket haritaları incelenerek taşınmazın niteliği ve kullanım durumunun araştırılması, orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun saptanması halinde zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu … Köyü 102 ada 113 nolu parselin tesbit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bir kısmının … Köyü hudutlarında, bir bölümünün ise … Köyü hudutları içerisinde kaldığı, … Köyünde 01.06.1978’de kesinleşen, … Köyünde ise 04.07.1978’de kesinleşen orman kadastrosu bulunduğu anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosuna, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 28/02/2013