YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7041
KARAR NO : 2012/13219
KARAR TARİHİ : 23.11.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı … Yönetimi, … Köyünde orman kadastrosunun 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapıldığını, 149 ada 2 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, … aleyhine dava açmıştır. Mahkemece husumet yanlış yöneltildiğinden davanın reddine ve dava konusu parselin tesbit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece davacı idare tarafından dava dışı ve kadastro tesbitinde hak sahibi olmayan davalı aleyhine dava açılmış olduğu gerekçesi ile husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Nitekim, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Tarafta iradî değişiklik başlıklı” 124. maddesinin 1. fıkrasında ” Bir davada taraf değişikliğinin ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olabileceği” belirtildikten sonra aynı maddenin 3. fıkrasında “Maddî bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edileceğine” değinilmiştir. Somut olayda; davacı idare, 149 ada 2 parsele yönelik askı ilân süresi içersinde dava açmış; dava dilekçesinde davalı olarak tesbit maliki olmayan … oğlu …’ı göstermiştir. Davacı idare, dava konusu ettiği parseli doğru göstermesine karşın, tesbit malikinde yanılgıya düşmüştür. O halde, 6100 sayılı H.M.K’nın 124/3. maddesi gereğince; mahkemece davacı idareye tesbit malikini davaya dahil etmesi için süre verilip, yargılamaya devam olunarak işin esası hakkında hüküm kurulması gerekirken, … olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Davacı … Yönetiminin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 23/11/2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.