YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16437
KARAR NO : 2011/2744
KARAR TARİHİ : 16.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili, 13.04.1989 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği, … Köyü … mevkiinde bulunan yaklaşık 20 dönüm taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. … ve Kadriye Koşargelin zilyetliklerinde olan yerleri olduğu iddiasıyla davaya katılmışlardır. Aynı davacının mirasçıları 22.08.2002 tarihli dava dilekçesiyle, davaya konu yerin kadastro yenileme çalışmaları sırasında 122 ada 28 parsel numarası ile davalılar … ve … adına tespit ve tescil edildiğini bildirerek, tapu kaydının iptalini istemişler; her iki dava birleştirildikten sonra mahkemece taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle her iki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili ile bununla birleşen tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1982 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre yapılarak 11.06.1983 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1953 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Taşınmaz … olarak tespit harici bırakılmıştır. 2000 yılında 2859 Sayılı Yasaya göre pafta yenileme çalışması yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, çekişmeli tescili istenen taşınmazın 122 ada 28 sayılı parsel içerisinde kalmadığı, 1953 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında “…” olarak tespit harici bırakıldığı, eğiminin % 30-35 civarında taşlık, kayalık, delicelik ve delicelerin aşılanmasından oluşturulan zeytinlik niteliğindeki yerlerden olduğu, 3573 Sayılı Yeytincilik Yasası gereğince oluşturulan bir tapu kaydının bulunmadığı, ziraat bilirkişi raporunda zeytinlerin 20 ila 40 yaşlarında, aşı yaşlarının da 5 ila 25 arasında olduğu açıklanmışsa da taşınmazın doğusunda … adına oluşturulan 19 numaralı ve batısında … … adına oluşturulan 29 numaralı zeytincilik parsellerine ait resmi belge niteliğindeki 1970 tarihli zeytincilik dosyalarının incelenmesinde her iki parselde de çekişmeli taşınmaz yönünün “açık saha” olarak gösterildiği, davacının zilyedliğinden sözedilmediği, böylece davanın açıldığı 13.04.1989 tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolduğundan sözedilemeyeceği gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 16.03.2011 günü oybirliği ile karar verildi.