Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/4427 E. 2011/10377 K. 22.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4427
KARAR NO : 2011/10377
KARAR TARİHİ : 22.09.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

2008 yılında yapılan kadastro sırasında, … köyü 195 ada 2 parsel sayılı 1.756,29 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, davalı yararına zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 21.05.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan Orman Bilirkişi … , Ziraat bilirkişi … … tarafından düzenlenen raporlarda ve keşifteki hakim gözleminde; 1.756,29 m2 yüzölçümlü çekişmeli taşınmaz üzerinde 15 tane pırnal meşe çalısı ve 3 tane 20-25 yaşlarında kızılçam ağacı bulunduğu belirtilmiştir. Hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda ayrıca çekişmeli taşınmazın 1963 ve 1976 tarihli memleket haritalarında açık alan, 1995 tarihli memleket haritasında ise çalılık olarak gözüktüğünü belirtmiş ve rapora ekli aplikeli 1995 tarihli memleket haritasında çekişmeli taşınmaz çevresinde yapraklı ağaç, ibreli ağaç ve çalılık rumuzları bulunan yeşil renkli alanda işaretlenmiştir.
Bu durumda; çekişmeli taşınmazın en az 1995 yılından bu yana kullanılmadığı, üzerinde 15 tane pırnal meşesi ve 3 tane kızılçam ağacı bulunduğundan henüz imar ihya edilmediği, kadastro tespit tarihi olan 2008 yılına kadar 20 yıl süreyle nizasız fasılasız malik sıfatıyla kullanılmadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve duruşmada dinlenen tanık çekişmeli taşınmazın önceleri davalının babası ölümüyle de davalı tarafından … yıllar kullanıldığını ifade etmişler ise de resmi belgelerle örtüşmeyen tanık ve yerel bilirkişi beyanlarına değer verilemez .
Çekişmeli taşınmazın 1995 tarihli memleket haritasındaki görünümü ve eylemli durumu karşısında imar ihya edilmediği, tarım arazisi niteliğinde bulunmadığı, davalı yararına 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde düzenlenen imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı gözetilerek Hazinenin davasının kabulüne karar vermek gerekirken aksi düşünce ile dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA 22/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi.