YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7778
KARAR NO : 2012/12734
KARAR TARİHİ : 15.11.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar Orman Yönetimi, … ve davalılar … ve arkadaşları ile … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 102 ada 2 parsel sayılı 46796,96 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … ve … adına, 106 ada 4 parsel sayılı 11160,66 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … adına, 107 ada 48 parsel sayılı 9167,18 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … adına, 113 ada 43 parsel sayılı 2700,92 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … ve … adına, 113 ada 64 parsel sayılı 6554,18 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kayıtlarına dayanılarak … adına, 113 ada 75 parsel sayılı 8141,44 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … adına, 113 ada 89 parsel sayılı 2754,94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … adına tesbit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, birleştirilen 2005/271 ve 2005/391 esas sayılı dava dosyalarıyla 102 ada 2 ve 113 ada 43 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, davacı … birleştirilen 2005/60 ve 2005/61 esas sayılı dava dosyalarıyla 102 ada 2, 106 ada 4, 113 ada 64,113 ada 75 ve 113 ada 89 parsel sayılı taşınmazların ½ hissesinin kendisine ait olduğu iddiasıyla ve ana dava dosyasıyla … 102 ada 2,106 ada 4, 107 ada 48, 110 ada 28, 113 ada 43, 113 ada 64, 113 ada 75 ve 113 ada 89 parsel sayılı taşınmazlarda kendisinin de hissesi bulunduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece;
1- Orman Yönetiminin davasının kabulüyle 102 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitinin iptaliyle; 6831 sayılı Yasanın 2/B arazisi vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine ” … ve …’nun kullanımındadır ” şerhinin yazılarak tapuya kayıt ve tesciline,
2- 113 Ada 43 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitinin iptaliyle; 6831 sayılı Yasanın 2/B arazisi vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine ” … ve …’nun kullanımındadır ” şerhinin yazılmasına,
3- Davacı …’nun davasının kısmen kabulüyle; 106 ada 4, 113 ada 64, 113 ada 75, 113 ada 89 parsel sayılı taşınmazların kadastro tesbitinin iptaliyle; dosya arasında bulunan Kaynarca Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.03.1987 tarih, 1987/50 Esas ve 1987/55 Karar sayılı veraset ilâmı uyarınca muris …’nun mirasçıları adlarına elbirliği mülkiyeti hükümleri uyarınca tapuya kayıt ve tesciline,
4- Davacı … ‘ün davasının reddine, 107 ada 48 parsel sayılı taşınmazın tesbit gibi tesciline,
5- 110 ada 28 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili daha önce mahkememizin 2005/257 Esas sayılı dosyası ile karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş;
hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından 102 ada 2 parsele, davacı … tarafından 102 ada 2 parsele, davalılar … ve arkadaşları tarafından 113 ada 43 parsele ve davalılar … ve … tarafından 102 ada 2, 106 ada 4, 113 ada 64,113 ada 75 ve 113 ada 89 parsellere yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmü gereğince yapılmıştır.
1) Çekişmeli 102 ada 2 parsel sayılı 46796,96 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kadastro sırasında belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … ve … adına tesbit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi; taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, davacı …; 102 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ½ hissesinin kendisine ait olduğu iddiasıyla dava açmış ve mahkemece Orman Yönetiminin davasının kabulüyle 102 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitinin iptaliyle; 6831 sayılı Yasanın 2/B arazisi vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine “… ve …’nun kullanımındadır” şerhinin yazılarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, davacı … tarafından; taşınmazın muris …’nun miraslılarının kullanımında olduğu ve taşınmazın orman ve 2/B maddesi ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerle alakası olmadığı bildirilerek ve davalılar … ve … tarafından; taşınmazın kendilerine ait olduğu orman ve 2/B maddesi ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerle alakası olmadığı bildirilerek temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede, orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmü gereğince yapılmış olup taraflarca kadastro tesbitine itiraz edilmiş olduğundan, 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmü gereğince yapılan orman kadastrosu kesinleşmemiştir. Orman bilirkişi tarafından düzenlenen 14.07.2011 tarihli raporda yörede 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosu sırasında, çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 20962,65 m2 kısmının 2/B alanı, (B) harfi ile gösterilen 23260.01 m2 kısmının orman sınırları dışında kaldığı bildirilmiş; aynı keşif sonucu fenni bilirkişi … tarafından düzenlenen 05.07.2011 havale tarihli bilirkişi raporunda ise 102 ada 2 nolu parselin (A) harfi ile gösterilen 20962,65 m2 kısmının orman sınırları içinde kaldığı, (B) harfi ile gösterilen 23260,01 m2 ve (C) harfi ile gösterilen 2574,30 m2 kısımlarının orman dışında olduğu bildirilmiştir. Bu iki rapor birbiri ile çelişkili olduğu ve raporlara ekli tahdit haritası ve krokilerde taşınmazın yeri tam olarak belirlenemediği gibi, fenni bilirkişi raporu ölçekli ve infaza elverişli değildir. Mahkemece mahallinde 24.05.2011 tarihinde yapılan keşif sonucunda orman bilirkişi … tarafından düzenlenen 14.07.2011 tarihli bilirkişi rapor ile fenni bilirkişi … tarafından düzenlenen 05.07.2011 havale tarihli raporlar taşınmazın niteliğini belirlemeye yeterli olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304
sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tam olarak belirlenmelidir. Taşınmazın 2/B alanı içinde kalan kısımları bulunmakta ise bu kısımların 31.12.1981 yılından önce bilim ve … bakımından tam olarak orman niteliğini yitirip yitirmediği araştırılmalıdır. Bu şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun belinlenmesi halinde 102 ada 2 parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmelidir.
Eğer yapılan araştırma ve inceleme sonucunda çekişmeli taşınmazın tamamının veya bir kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğu veya 2/B madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu ve 2/B madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılan kısımların 31.12.1981 yılından önce bilim ve … bakımından tam olarak orman niteliğini yitirdiği belirlendiği taktirde, bu kısımlara yönelik olarak davacı … tarafından ½ hissesinin kendisine ait olduğu ve muris … ‘dan kaldığını bildirmiş bulunduğundan: taşınmazın kimden kaldığı, mirasçılar … ile … arasında usulune uygun şekilde bir rızai taksim yapılıp yapılmadığı, davalı tarafından dosyaya ibraz edilen ve … ile … arasında düzenlenen tarihsiz harici satış senedinin bu taşınmaza ait olup olmadığı araştırılmalı, davacı … ‘nun taşınmazın bir kısmının daha önce … ‘a ait yer iken babasından kalan yer ile birlikte tek parça olarak yazdırıldığı ve taşınmazın üzerindeki kümes, ahır ve evin kendisi ile alakasının olmadığı, kardeşi … tarafından yaptırıldığı ve muhdesatın ona ait olduğuna dair beyan dikkate alınıp; davacının ve davalıların tüm delilleri birlikte değerlendirilmeli ve oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
2- Davacı …; birleştirilen 2005/60 ve 2005/61 esas sayılı dava dosyalarıyla 106 ada 4, 113 ada 64, 113 ada 75 ve 113 ada 89 parsel sayılı taşınmazların ½ hissesinin kendisine ait olduğu ve muris … ve …’dan kaldığı iddiasıyla dava açılmıştır. Çekişmeli 106 ada 4 parsel sayılı 11160,66 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … adına, 107 ada 48 parsel sayılı 9167,18 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … adına, 113 ada 43 parsel sayılı 2700,92 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … ve … adına, 113 ada 64 parsel sayılı 6554,18 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kayıtlarına dayanılarak … adına, 113 ada 75 parsel sayılı 8141,44 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … adına, 113 ada 89 parsel sayılı 2754,94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … adına tesbit edilmiştir. Mahkemece, davacı …’nun davasının kısmen kabulüyle; 106 ada 4, 113 ada 64, 113 ada 75, 113 ada 89 parsel sayılı taşınmazların kadastro tesbitinin iptaliyle; dosya arasında bulunan Kaynarca Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.03.1987 tarih, 1987/50 Esas ve 1987/55 Karar sayılı veraset ilâmı uyarınca muris …’nun mirasçıları adlarına elbirliği mülkiyeti hükümleri uyarınca tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 106 ada 4, 113 ada 64, 113 ada 75, 113 ada 89 parsel sayılı taşınmazların ortak muris … ve …’dan kaldığı ve taşınmazları ½ hissesinin kendisine, ½ sininde kardeşi …’ya ait olduğu iddiasıyla dava açmış ise; davalılar tarafından çekişmeli 113 ada 89, 113 ada 64, 113 ada 75 parsel sayılı taşınmazların edinme sütununda da bahsedildiği gibi, davacı …’nun dava dosyasında da mevcut olan 21.04.1985 tarihli senetle 3 adet müşterek tarlada bulunan ½ hissesi üzerinde …’ dan ödünç aldığı 500.000.-TL’yi 1985 yılının 12. ayına kadar ödemediği taktirde, hiçbir hak iddia etmeyeceğini beyan ettiği anlaşılmakta olup, çekişmeli 113 ada 64, 113 ada 75, 113 ada 89 parsel sayılı taşınmazlar bu senede dayanarak davalılar adına tesbit edilmiş olduğu ve davacı …’nun keşif sırasında … olduğu beyanından 21.04.1985 tarihli senedin zilyetliğin devrine ilişkin olmadığı, alınan borç üzerine borç senedi olarak yapıldığını ve daha sonra davalı …’ya borcunu ödediğini, ancak; davalının senedi iade etmediğini bildirdiği halde, mahkemece … tarafından …’dan alındığı anlaşılan 500.000.- TL’nin geriye ödenip ödenmediği araştırılmamış, borç verilen süre içinde ödenmemiş ise bu senedin harici satış senedi olarak değerlendirilmesi gerektiği düşünülmemiştir.
Aynı şekilde çekişmeli 106 ada 4 parsel sayılı 20.05.2001 tarihli … ve … arasında düzenlenen harici satış senedine dayanılarak … adına tesbit edilmiş olup, ayrıca; yargılama sırasında davalılar 12.01.1987 tarihli harici satış senedine de dayanmışlardır. Davacı …, keşif sırasında alınan beyanında 106 ada 4 parselin öncesin de iki parsel halinde olduğunu, bu parsellerdin birinin babasına bitişik diğer parselinde … ‘a ait olduğunu, daha sonra kardeşinin burasına başka bir parselle takas ederek kadastro sırasında tek parsel halinde eşinin adına yazdırdığına bildirmiştir. Aynı şekilde, davalı … ‘da çekişmeli taşımazın 3 dönüm kadar kısmının babasından kaldığını, kalan kısmın ise … ‘a babasından kaldığını kendisinin …’dan bu yeri satın alarak birleştirdiğini ve kadastro geçerken tek parsel halinde eşinin üzerine yazdırdığını bildirmiştir. Davacı ve davalının beyanları birlikte dikkate alındığında çekişmeli taşınmazın bir kısmının davalıların babasından kaldığı, ancak; bir kısmınında davalı … tarafından … ‘dan satın alındığı sabittir. Mahkemece davalıların dayandığı ve 106 ada 4 parsele ait olduğunu iddia ettikleri davacı … ile davalı … arasında düzenlenen ve 5 adet taşınmazı kapsayan 12.01.1987 tarihli harici satış senedi mahallinde uygulanmamış, satış senedinin geçerliliği araştırılmamış ve çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığı tesbit edilmemiş olduğu gibi, çekişmeli 16 ada 4 parselin bir kısmının davalı tarafından … ‘dan satın alındığı davacı ve davalı tarafından keşif sırasında kabul edildiği halde bu kısmın taşınmazın hangi bölümü olduğu belirlenmemiş ve taşınmazın tamamının ortam muristen kaldığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Mahkemece, öncelikle 113 ada 64, 113 ada 75, 113 ada 89 parselleri kapsadığı taraftarlarca da kabul edilen 21.04.1985 tarihli senette bahsedilen borcun ödenip ödenmediği, zilyetliğin devredilip devredilmediği araştırılarak bu konuda tarafların dayandığı tanıklar ile senet tanıkları dinlenmeli, borcun ödenip ödenmediği araştırılmalı, senette … borcun süresi içinde ödenmediği tesbit edildiği taktirde, senedin harici satış senedi niteliği taşıyacağı düşünülmeli ve çekişmeli 113 ada 64, 113 ada 75, 113 ada 89 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak bu belirleme yapıldıktan sonra davacı …’nun keşif sırasında 113 ada 75 parsel üzerindeki fındıkların … tarafından dikildiği ve taşınmaz üzerindeki fındık ağaçları ile ilgisinin bulunmadığına dair beyanı da dikkate alınarak, oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Aynı şekilde 106 ada 4 parsel sayılı taşınmaza davalılar tarafından ait olduğu ileri sürülen 12.01.1987 tarihli harici satış senedi mahallinde yeniden yapılacak keşif sırasında mahalli bilirkişiler eliyle mahallinde uygulamalı, 106 ada 4 parsel sayılı taşınmazı kapsayıp kapsamadığı tam olarak belirlenmeli, eğer harici satış senedinin geçerli olduğu ve çekişmeli taşınmazın davalıların babasından kaldığı bildirilen kısmını kapsadığı belirlendiği taktirde, davacının davasının reddine ve taşınmazın tesbit gibi davalı adına tesciline karar verilmelidir.
106 ada 4 parsel sayılı taşınmaza davalılar tarafından ait olduğu ileri sürülen 12.01.1987 tarihli harici satış senedinin çekişmeli taşınmaza uymadığı belirlendiği taktirde, çekişmeli taşınmazın bir kısmının davalıların ortak murisi olan babalarından kaldığı ve aralarında rizai taksim yapmadıkları keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla sabit olduğundan, bu kısmın tesbitinin iptaliyle şimdi olduğu gibi dosya arasında bulunan Kaynarca Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.03.1987 tarih, 1987/50 Esas ve 1987/55 Karar sayılı veraset ilâmı uyarınca muris …’nun mirasçıları adlarına elbirliği mülkiyeti hükümleri uyarınca tapuya kayıt ve tesciline karar verilmelidir. Ancak, çekişmeli taşınmazın bir kısmının davalıların murislerinde kalmadığı, davalı tarafından … ‘dan satın alındığı ve davalıların babasından kalan taşınmazla birleştirilerek kadastro tesbiti sırasında tek parça halinde tesbit edildiği anlaşıldığından, keşif sırasında davalı tarafından … ‘dan satın alınan kısım tesbit edilerek bu kısım ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle tesbit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekir.
3- Davacı Orman Yönetimi tarafından çekişmeli 113 ada 43 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açılmıştır. Çekişmeli 113 ada 43 parsel sayılı 2700,92 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … ve … adına tesbit edilmiş olup, mahkemece, 113 ada 43 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitinin iptaliyle; 6831 sayılı Yasanın 2/B arazisi vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine “ … ve …’nun kullanımındadır” şerhinin yazılmasına karar verilmiş, hüküm davalılar … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmü gereğince yapılmış olup, taraflarca kadastro tesbitine itiraz edilmiş olduğundan 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmü gereğince yapılan orman kadastrosu kesinleşmemiştir.
Orman bilirkişi tarafından düzenlenen 14.07.2011 tarihli raporda yörede 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmazın 31.12.1981 tarihinde orman niteliğini kaybeden yerlerden olduğuna karar verilerek, 2/B madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılan XVII nolu 2/B alanı içinde kaldığı, memleket haritasında ise tamamının ormanlık alanda kaldığı bildirilmiştir. Aynı keşif sonucu fenni bilirkişi … tarafından düzenlenen 05.07.2011 havale tarihli bilirkişi raporunda ise, 113 ada 43 nolu parselin (A) harfi ile gösterilen 7240,59 m2 kısmının orman sınırları içinde kaldığı, (B) harfi ile gösterilen 19760,33 m2 kısmının oman dışında kalan yerlerden olduğu bildirilmiştir. Bu iki rapor birbiri ile çelişkili olduğu ve raporlara ekli tahdit haritası ve krokilerde taşınmazın yeri tam olarak belirlenemediği gibi fenni bilirkişi raporu ölçekli ve infaza elverişli değildir. Mahkemece mahallinde 24.05.2011 tarihinde yapılan keşif sonucunda orman bilirkişi … tarafından düzenlenen 14.07.2011 tarihli bilirkişi rapor ile fenni bilirkişi … tarafından düzenlenen 05.07.2011 havale tarihli raporlar taşınmazın niteliğini belirlemeye yeterli olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ( … ve Orman Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler
eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tam olarak belirlenmelidir. Taşınmazın 2/B alanı içinde kalan kısımları bulunmakta ise bu kısımların 31.12.1981 yılından önce bilim ve … bakımından tam olarak orman niteliğini yitirip yitirmediği araştırılmalıdır. Bu şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun belinlenmesi halinde 113 ada 43 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmeyerek Orman Yönetimi açısından kesinleşmiş olduğundan, aynı şekilde 113 ada 43 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitinin iptaliyle; 6831 sayılı Yasanın 2/B arazisi vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine “ … ve …’nun kullanımındadır” şerhinin yazılmasına karar verilmelidir.
Eğer yapılan araştırma ve inceleme sonucunda çekişmeli taşınmazın tamamının veya bir kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiği taktirde, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenen kısımlara yönelik olarak Orman Yönetiminin davasının reddi ile bu kısımların tesbit gibi tapuya kayıt ve tesciline, orman sayılan yerlerden olduğu belirlenen kısımlar yönünden ise, mahkeme kararı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmeyerek Orman Yönetimi açısından kesinleşmiş olduğundan, aynı şekilde 113 ada 43 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitinin iptaliyle; 6831 sayılı Yasanın 2/B arazisi vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine “ … ve …’nun kullanımındadır” şerhinin yazılmasına karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 15/11/2012 günü oy birliği ile karar verildi.