Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/16362 E. 2011/3300 K. 24.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16362
KARAR NO : 2011/3300
KARAR TARİHİ : 24.03.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … ve dahili davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 142 ada 10, 11 ve 14 parsel sayılı 7361.06 m2, 5166.62 m2 ve 9762.12 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacılar, çekişmeli taşınmazın kök muris …’den kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Yargılama sırasında resen Orman Yönetimi davaya dahil edilerek, mahkemece, davacıların davasının KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, müdahil davacı … İdaresinin davasının KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, 142 ada 11 nolu parselin … bilirkişisinin 15/01/2010 havale tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1409.79 m2’lik bölümünün kısmın kadastro tespitinin iptali ile, (A) harfi ile gösterilen 1409.79 m2’lik bölümünün orman niteliği ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, 142 ada 14 nolu parselin … bilirkişisinin 15/01/2010 havale tarihli, ormancı bilirkişinin 08/01/2010 havale tarihli rapor ve krokilerinde (A) harfi ile gösterilen 1927.44 m2’lik bölümünün kadastro tespitinin iptali ile, (A) harfi ile gösterilen 1927.44 m2’lik bölümünün orman niteliği ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu Bingöl İli, Merkez İlçesi, … Köyünde bulunan 142 ada 11 nolu parselin … bilirkişisinin 15/01/2010 havale tarihli rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 3756.83 m2’lik bölümünün düzeltilen yüzölçüm ve miktarı ile, muris … oğlu …’nin dosyada mevcut nüfus kaydına göre hesaplanan toplam payının 88 pay kabul edilerek 6/88 payı davacı … oğlu … adına, 6/88 payı davacı … oğlu … adına, 76/88 payı davalıların kadastro tespitindeki hisselerine göre hesaplanan toplam paylarının 76 pay kabul edilerek 19/88 payı davalı tespit maliki … oğlu … adına, 19/88 payı davalı tespit maliki … oğlu … adına, 19/88 payı davalı tespit maliki … oğlu … adına, 19/88 payı davalı tespit maliki … oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline, 142 ada 14 nolu parselin … bilirkişisinin 15/01/2010 havale tarihli, ormancı bilirkişinin 08/01/2010 havale tarihli rapor ve krokilerinde (B) harfi ile gösterilen 7834.68 m2’lik bölümünün düzeltilen yüzölçüm ve miktarı ile, muris … oğlu … …’nin
dosyada mevcut nüfus kaydına göre hesaplanan toplam payının 88 pay kabul edilerek 6/88 payı davacı … oğlu … adına, 6/88 payı davacı … oğlu … adına, 76/88 payı davalıların kadastro tespitindeki hisselerine göre hesaplanan toplam paylarının 76 pay kabul edilerek 19/88 payı davalı tespit maliki … oğlu … adına, 19/88 payı davalı tespit maliki … oğlu … adına, 19/88 payı davalı tespit maliki … oğlu … adına, 19/88 payı davalı tespit maliki … oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline, 142 ada 10 nolu parselin kadastro tespitinin iptali ile, muris … oğlu …’nin dosyada mevcut nüfus kaydına göre hesaplanan toplam payının 88 pay kabul edilerek 6/88 payı davacı … oğlu … adına, 6/88 payı davacı … oğlu … adına, 76/88 payı davalıların kadastro tespitindeki hisselerine göre hesaplanan toplam paylarının 76 pay kabul edilerek, 19/88 payı davalı tespit maliki … oğlu … adına, 19/88 payı davalı tespit maliki … oğlu … adına, 19/88 payı davalı tespit maliki … oğlu … adına, 19/88 payı davalı tespit maliki … oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … ve dahili davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
1- Orman Yönetiminin temyiz itirazları yönünden;
H.Y.U.Y.’na göre hüküm temyiz etme yetkisi davanın taraflarına aittir. Orman Yönetiminin 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesine göre asli davacı sıfatıyla davaya harçlı bir katılımı yoktur. Davada taraf sıfatı olmayan Orman Yönetiminin kararı temyiz yetkisi ve sıfatı bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalının temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasında dava konusu taşınmazın ortak miras bırakandan kaldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, miras bırakanın ölümünden sonra terekenin mirasçıları arasında paylaşılıp paylaşılmadığı ve uyuşmazlığa konu taşınmazların paylaşım sonucu hangi tarafa isabet ettiğine ilişkindir. Kural olarak ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır. Saptanan dava niteliği ile az yukarıda vurgulanan, hukuksal olgular da dikkate alındığında, yerel mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri, olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir.
O halde; sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, öncelikle ortak miras bırakanın terekesine dahil dava dışı başka taşınmaz mallar bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varsa sözü edilen taşınmazların kadastro tespit tutanakları ve dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, bundan başka ortak miras bırakanın terekesine dahil menkul mallar varsa menkul malların niteliği, adedi ve değerleri belirlenmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde, taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda açıklanan hukuksal olgulara göre yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazın hangi mirasçı ya da
mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı ya da mirasçıların, miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, tanık ve yerel bilirkişilerinin anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, mirasçılar arasında aynı nitelikte kadastro mahkemesinde görülmekte olan dava ya da davalar varsa, usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca davalar arasında, fiili ve hukuki irtibatın varlığı, davalardan biri hakkında verilecek hükmün aynı nitelikteki diğer davanın sonucunu etkileyeceği göz önüne alınarak dava dosyalarının birleştirileceği düşünülmeli, sonuçlanan ve kesin hükme bağlanan davalar varsa, deliller değerlendirilirken sözü edilen taşınmazlarla ilgili olarak yerel mahkemesinden verilen ve kesinleşen hükümler de göz önüne alınmalı, özellikle sözü edilen taşınmaz ya da taşınmazların tespit tutanakları içeriğinde paylaşma olgusuna yer verilip verilmediği yönü üzerinde durulmalı, uyuşmazlığın niteliğine göre deliller değerlendirilirken paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz ya da ekonomik yönden aynı parasal değerde menkul mal isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı göz önünde tutulmalı, bir ya da bir bölüm mirasçıya miras payına karşılık menkul mal verilmiş ise niteliği ve adedi belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
SONUÇ: 1- Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2- 2. bendde açıklanan nedenlerle; davalı …’nun temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 24/03/2006 günü oybirliği ile karar verildi.