Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/16354 E. 2011/3303 K. 24.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16354
KARAR NO : 2011/3303
KARAR TARİHİ : 24.03.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı vekili ile dahili davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10/12/2009 gün ve 2009/15323-18366 sayılı bozma kararında özetle; “Hükme esas alınan raporlarda dava konusu taşınmazlardan 135 ada 69 sayılı parselin geniş çevresiyle birlikte komşu taşınmazları gösterir biçimde aplike edilmediği, elle işaretleme yapıldığı, raporun bu haliyle denetime elverişli olmadığı, dosyaya Orman İşletme şefliği tarafından sunulan memleket haritasında dava konusu taşınmazın orman bilirkişi raporuna ekli haritadan farklı yerde gösterildiği, yine ziraatçi bilirkişi raporunda 69 nolu taşınmaz eğimi % 30 – 35 olarak belirtildiği halde orman bilirkişi raporunda eğiminin % 5-10 olarak açıklandığı, mahkemece bu çelişkilerin giderilmediği, tüm taşınmazlar yönünden zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenerek zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmediği, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davalı yanında, (murisler) yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenmediği anlaşılmaktadır. Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulamaz. Bu nedenle; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli 69 sayılı taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle 135 ada 69 nolu taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; taşınmazların öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, taşınmazn orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, öncelikle ziraatçi ve orman bilirkişiden ek rapor alınarak taşınmazın eğimiyle ilgili çelişki giderilmeli,varsa zilyetlik tanıkları taşınmazlar başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 135 ada 69 nolu parselin … bilirkişisinin 08/06/2010 havale
tarihli ve ormancı bilirkişilerin 17/05/2010 havale tarihli rapor ve krokilerinde (A) harfi ile gösterilen 3431.91 m2’lik bölülün ayrılarak Kadastro tespitinin iptaliyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen 604.76 m2’lik bölüme ve 132 ada
3, 135 ada 43 ve 49, 144 ada 26, 28, 29 ve 31 sayılı parsellere yönelik davacı hazinenin davasının reddiyle davalı tespit maliki … oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine, davalı … vekili ve dahili davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
1) H.Y.U.Y.’na göre hüküm temyiz etme yetkisi davanın taraflarına aittir. Orman Yönetiminin 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesine göre asli davacı sıfatıyla davaya harçlı bir katılımı yoktur. Davada taraf sıfatı olmayan Orman Yönetiminin kararı temyiz yetkisi ve sıfatı bulunmadığından temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
2) Davacı Hazinenin temyiz itirazları yönünden ;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 132 ada 3, 135 ada 43 ve 49, 144 ada 26, 28, 29, 31 ve 135 ada 69 parselin B bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle Hükmün bu bölümünün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına,
3) Davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 135 ada 69 parselin (A) bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 5, 6 ve 8. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 Sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine 24/03/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.