Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/1036 E. 2013/2043 K. 28.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1036
KARAR NO : 2013/2043
KARAR TARİHİ : 28.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … İlçesi, … Köyü 108 ada 10 parsel sayılı 2186,86 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … İlçesi halkından … sülalesine ait olduğunun beyan edilmesi, ancak; muhtar ve bilirkişilerce malikinin adının, soyadının, baba adının ve kimlik bilgisinin tam ve kesin olarak bilinememesi, sadece lakaplarının bilinmesi ve herhangi birisi tarafından hak iddiasında bulunulmaması ve hak kaybına sebebiyet vermemek için çayır vasfıyla Hazine adına tesbit edilmişitir. Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile kendi adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle dava açılmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu 108 ada 10 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmaz 4 pay kabul edilerek eşit paylarla davacı murisi(ölü) … … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, mahkemece verilen karar Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 25/07/2008 gün 2008/3924 – 3349 sayılı kararı ile “…sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava ve temyize konu taşınmazın bulunduğu bölgede 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca orman sınırlandırması ve orman sınırlarında değişiklik yapılmasıyla ilgili yönetimsel işlemler yapılmış ise bölgede ilk kez yapılan çalışmalarda düzenlenen orman sınırlandırma harita ve tutanağı ile daha sonra bölgede 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanunla değişik 2., aynı Kanunun 2896, 3302 ve 3373 sayılı kanunlarla değişik 2/B maddesi hükmü uyarınca yapılan yönetimsel işlemlerin dayanağı harita ve eki belgeler kesinleşme günlerini gösterecek şekilde Orman İdaresinden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız yerel ve uzman bilirkişi fen elemanı ve uzman ormancı bilirkişi hazır olduğu halde, çekişmeli taşınmaz başında keşif yapılmalı, yerel bilirkişi yardımı uzman ormancı bilirkişi eliyle bölgede yapılan orman sınırlandırması ve daha sonra orman sınırlarında değişiklik yapılmış ise bununla ilgili açık bir anlatımla 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanunla değişik 2 ve aynı Kanunun 2896, 3302, 3373 sayılı kanunlarla değişik 2/B maddesi hükmü uyarınca yapılan yönetimsel işlemlerin dayanağı harita ve eki belgeler yerine uygulanmalı, uygulamada geniş kapsamlı kadastro paftasının ölçeği ile orman sınırlandırma yapılmış ise orman sınırları dışına çıkarma ile ilgili yönetimsel işlemlerin dayanağı haritaların ölçekleri eşitlenmeli, yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle tüm haritalar çakıştırılarak yerine uygulanmalı, özellikle uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 1993 yılında yapılan yönetimsel işlem, açık bir deyişle; orman sınırlandırması, taşınmazın kadastro tesbitinin
yapıldığı 27.07.2004 gününden önce kesinleşmemiş ise 6831 sayılı Kanunun 1. maddesi hükmü uyarınca orman araştırması yapılmalı, bu inceleme ve değerlendirme yapılırken memleket haritası, amenajman planları ve hava fotoğraflarından yararlanılmalı, ayrıca; taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, dıştan komşu taşınmazlarla mukayesesi yapılmalı, bu nedenlerle çekişmeli taşınmazın sınır komşularını oluşturan taşınmazların eylemli durumu da dikkate alınmalı, bu yolla dava ve temyize konu 108 ada 10 parsel sayılı taşınmaz mahkemece bizzat görülüp gözlenmeli, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, uzman ormancı bilirkişi ve uzman fen elemanından konularında keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığını duraksamasız gösterecek biçimde ayrıntılı, gerekçeli, yargı denetimine açık ayrı, ayrı raporlar alınmalı, bundan sonra dava ve temyize konu taşınmazın öncesinin orman ya da orman açıklığı niteliğinde sayılmayan yerlerden olduğu saptandığı takdirde, yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, bu konuda taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı, ayrı olaylara dayalı somut bilgiler alınmalı, tutanak bilirkişilerinin beyanları, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık varsa tutanak bilirkişileri de usûlün 259. maddesi hükmü uyarınca taşınmaz başında ayrı, ayrı dinlenerek çelişki duraksamasız giderilmeli, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu sonucuna varıldığı takdirde, ormanlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımadığı düşünülmeli, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, tarafların bir kayıt ve belgeye özellikle davacı tarafın mülkiyet belgesi niteliğinde bir kayıt ve belgeye dayanmadığı, taşınmazla sınır komşularını oluşturan komşu taşınmazlar arasında ayırıcı unsur olarak doğal ya da yapay sınır yeri tarif edilmediği, bu olgunun orman bütünlüğünü bozduğu gözönüne alınmalı, bu olgular eşliğinde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14, 14/son, 18 ve 6831 sayılı Kanunun konuyu düzenleyen hükümleri özellikle 17. maddesi hükmü de gözönüne alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir…” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne dava konusu 108 ada 10 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitinin iptaline, taşınmaz 4 pay kabul edilerek eşit paylarla davacı murisi(ölü) … … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, davalı Hazine tarafından hüküm temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanunla değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılıp, 06.03.2007 – 04.04.2007 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşmiş ve çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 28/02/2013
gününde oy birliği ile karar verildi.