Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/10110 E. 2013/2024 K. 28.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10110
KARAR NO : 2013/2024
KARAR TARİHİ : 28.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı – karşı davalı Hazine ile dahili davalılardan Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, davalı gerçek kişi tarafından kullanılan … Beldesindeki 8117 parsel sayılı taşınmazın güneyinde yer alan taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek, davalının elatmasının önlenmesi ile taşınmaz üzerindeki muhdesatların kal’ine ve Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi talebi ile bu davayı açmıştır. Davalı gerçek kişiler ise, davaya cevap dilekçesi ile birlikte karşı dava açarak çekişmeli taşınmazın adlarına tapuya tescili talep etmişlerdir. Mahkemece, davacı Hazinenin davasının reddine, karşı davacı ve davalı gerçek kişilerin tescil taleplerinin kabulü ile fenni bilirkişi raporunda gösterilen çekişmeli (A) harfli 5528 m²’lik taşınmazın gerçek kişiler adlarına tapuya tesciline dair verdiği karar;
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28.10.2009 gün ve 2009/11991-15931 sayılı kararıyla “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Hükme esas alınan uzman orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın 1949 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları dışında kaldığı, daha sonra yapılan 1975 ve 1986 yılındaki orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarında ise, herhangi bir işlem yapılmadığı açıklanarak taşınmazın konumu tahdit haritası üzerinde işaretlenmek sureti ile gösterilmiştir. Ancak; yapılan uygulama yeterli değildir, öncelikle dosya içindeki tahdit haritalarının hangi tarihteki çalışmaya ilişkin olduğu anlaşılamadığı gibi uzman bilirkişi tarafından yörede değişik tarihlerde yapılan orman tahdit çalışmalarına göre taşınmazın konumunu da göstermemiştir. Ayrıca, yörede 1956 yılında düzenlenen ve çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri gösteren orijinal kadastro paftası dosyaya getirtilmemiş, uzman bilirkişiler tarafından kadastro paftasının ölçekleri ile tahdit haritalarının ölçekleri eşitlenerek çakıştırılma da yapılmamıştır. Çekişmeli taşınmaza komşu olan 8240 ve 1171 parsellerin tapu kayıt örnekleri ile dayanakları olan tapu veya vergi kayıtları niteliğindeki belgeler dosyaya getirtilmemiş, yerel bilirkişiler ve tanıklar marifeti ile mahallinde uygulanarak çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak gösterdikleri araştırılmamış, uzman bilirkişilerce taşınmazın eğiminin ne olduğu da açıklanmamış olduğu” gereğini değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davacı – karşı davalı Hazinenin davasının reddine; davalı – karşı davacı gerçek kişilerin davasının kabulüyle, (A) harfi ile belirlenen … İlçesi, … Beldesi, 8117 sayılı parselin güneyinde kalan 5528.00 m²’lik tescil harici taşınmazın tamamı 16 hisse kabul olunarak 4 payının 1939 doğumlu … eşi …’a, 3 payının 1960 doğumlu, … kızı, …’e, 3 payının 1962 doğumlu, … kızı, …’a, 3 payının 1963 doğumlu, … kızı, … …’e, 3 payının 1966 doğumlu … Kızı, … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı – karşı davalı Hazine ile dahili davalılardan Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, elatmanın önlenmesi, taşınmaz üzerindeki muhtesatın kal’i ve tescile ilişkindir.
Yörede 1956 yılında yapılan genel kadastro çalışması bulunmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1949 yılında 3116 sayılı Kanun hükümleri gereğince yapılan orman tahdidi, 16.08.1975 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu yapılmayan yerlerde orman kadastrosu ile daha önce orman tahdidi yapılan yerlerde aplikasyon ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması ile 09.5.1986 ve 24.06.1994 tarihlerinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli … fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın orman tahdidi dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen davalı yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 28/02/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.