Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/13113 E. 2013/5115 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13113
KARAR NO : 2013/5115
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı; şirketlerinin akaryakıt istasyon işletmeciliği yaptığını ve davalı ……Ltd. Şti.’nin bayisi olduklarını, davalı şirketten aldıkları akaryakıt karşılığında imzalı boş çek gönderildiğini, davalı şirket tarafından akaryakıt bedeli kadar miktarın fatura edildiğini ve çek alındı makbuzu ile birlikte kendilerine gönderildiğini, gönderdikleri boş çekin davalı şirket tarafından fatura bedeli kadar doldurulduğunu, anılan şirketten 11.05.2009 tarihinde 337479 no.lu fatura karşılığı akaryakıt alındığını, akaryakıt bedeli olarak verdikleri 122776 no.lu 21.502,00 TL bedelli çekin 22.06.2009 tarihinde havale dekontu ile ödenmesine rağmen 20.07.2009 tarihinde bankaya ibraz edildiğini ve karşılıksız işlemi gördüğünü, anılan çekin davalı tarafından kendilerine ve bankaya iade edilmediğini, yapılan haksız ve kötü niyetli bu işlem nedeniyle ticari itibarlarının sarsıldığını belirterek söz konusu çek nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ile çekin iptaline, çekin haksız yere işlem görmesi nedeniyle Merkez Bankası’ndaki sicillerinin silinmesine, haksız ve kötü niyetli olan davalının %40 oranında tazminata mahkum edilmesine, ayrıca çek bedeli kadar manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasında 01.09.2008 tarihinde akdedilen akaryakıt bayilik sözleşmesi gereğince davacının davalıdan akaryakıt aldığını ve taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğunu, davaya konu 20.06.2009 keşide tarihli çekin cari hesaptan kaynaklanan borç için müvekkiline verildiğini, ancak çek bedelinin davacı tarafından keşide tarihinden sonra müvekkiline ödendiğini, davalının bu çekle ilgili hiçbir icra işlemi yapmadığını ve çek bedelinin yatırıldığı gün bu miktarın cari hesaptan düşüldüğünü, davacının dava konusu çekin iadesini davalıdan talep etmediğini ve anılan çeki iade etmeye hazır olduklarını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/264 E. sayılı dosyasında davacı; takibe konu çekin üzerinde yazılı miktarın gerçek borcu yansıtmadığını, zira davalıdan aldıkları akaryakıt karşılığında 21.049-TL borçlarının bulunduğunu, bu borcun da 5.000-TL’lik kısmını ödediklerini, bu nedenle davalıya 16.049-TL borçlarının olması gerektiğini, davalı şirkete imza atılarak verilen boş çekin anlaşmaya aykırı doldurularak takibe konulduğunu ileri sürerek anılan çekten dolayı kabul edilen miktar dışında kalan 63.469-TL yönünden borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/264 E. sayılı dosyasında davalı vekili; taraflar arasında 01.09.2008 tarihinde akdedilen akaryakıt bayilik sözleşmesi gereğince davacının davalıdan akaryakıt aldığını ve taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğunu, davaya konu çekin cari hesaptan kaynaklanan borç için müvekkiline verildiğini, söz konusu çekin ödenmemesi üzerine davacı hakkında takip başlattıklarını belirterek davanın reddine ve %40’tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davacı tarafından davalıya açık çek olarak verilen birleşen davaya konu Ziraat Bankası Eskipazar şubesine ait 0122754 no.lu çekin 79.518,00 TL olarak doldurulup icraya konulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, zira söz konusu çekin, davalının tanzim ettiği 013223 no.lu faturanın 21.049,00 TL olan bedeline uygun olarak doldurulmak üzere verildiği ve anlaşmaya aykırı düşecek şekilde davalı tarafından 79.518,00 TL olarak doldurulduğu iddiasının davacı tarafından yazılı delillerle ispat edilemediği, davacının asıl davaya konu Ziraat Bankası …..,şubesine ait 122776 no.lu çekin bedeli olan 21.502,00 TL’yi ise 22.06.2009 tarihinde davalıya ödediği gerekçesiyle asıl davaya konu çeke ilişkin menfi tespit talebinin kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, çekin iptaline, çek bedelinin ödenmiş olmasına rağmen davalının bu çeki iade etmeyerek 20.07.2009 tarihinde muhatap banka şubesine ibraz etmesi ve karşılıksız kaşesi vurdurtması nedeniyle asıl alacağın %40’ı oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, birleşen İzmir l. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/264 Esas sayılı dosyasında davacının ispat edilemeyen menfi tespit davasının reddine, ayrıca davacının manevi tazminat talebi olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olması gerekir. Asıl davada davalının dava konusu çekle ilgili bir takibi bulunmadığına göre davalı alacaklı tazminatla sorumlu tutulamaz. Mahkemece tazminat isteminin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no.lu bentte açıklanan nedenden dolayı hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.