YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/779
KARAR NO : 2013/1805
KARAR TARİHİ : 25.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki aplikasyona itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KA R A R
1954 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü 362 parsel sayılı 5.370 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 323 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … Kiraz ve ortakları adlarına tespit edilmiş, itirazsız kesinleşmiştir.
Davacı …, çekişmeli taşınmazın 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası dışında olduğu halde 03.12.1996 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sırasında taşınmazın orman sınırları içinde bırakıldığını iddia ederek, yanlış yapılan aplikasyonun iptal edilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece dava konusu taşınmazın … ve orman bilirkişi kurulu tarafından ortak düzenlenen 22.12.2006 havale tarihli rapor ekindeki krokide (C) ile işaretlenen 1.650 m² yüzölçümlü bölümüne ilişkin aplikasyon ve orman sınırları içinde bırakılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmiş, hükmün davalılar tarafından temyizi üzerine dairece bozulmuştur
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22.11.2007 gün ve 2007/11738-14988 sayılı bozma kararında özetle: “Hükme dayanak yapılan bilirkişi kurul raporunun yetersiz olduğu, aplikasyon ile ilk tahdidin çelişkili olması halinde ilk tahdidin esas alınması gerektiği, bu sebeple 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu ve 3302 sayılı Kanun hükümlerine yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tüm harita ve belgeler getirtilerek yöntemine uygun şekilde uygulanması, oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, bozma öncesi aleyhte verilen kararı davacı kişi temyiz etmediğinden davalılar lehine oluşan usûlü kazanılmış hak ilkesi gözetilerek dava konusu taşınmazın … ve orman bilirkişi kurulu tarafından ortak düzenlenen 22.12.2006 havale tarihli rapor ekindeki krokide (C) ile işaretlenen 1.650 m² yüzölçümlü bölümüne ilişkin aplikasyon ve orman sınırları içinde bırakılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, aplikasyona itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1944 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 03.12.1996 tarihinde ilânı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 25/02/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.