Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/11121 E. 2013/1914 K. 26.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11121
KARAR NO : 2013/1914
KARAR TARİHİ : 26.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, Orman Yönetimi ve davacı … ile … ve arkadaşları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, … Mevkii, 245 ada 50 parsel sayılı 1172,99 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle, atalarından intikalen … zilyetliğindeyken, bir bölümünü 12.06.1995 tarihinde …’a, kalan diğer bölümünü de … ‘nun satın aldığı taşımazı 2003 yılında …’a sattığı, …’ın bu taşınmazı bir bütün olarak kullandığı, ancak Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2003/794 Esasta davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/794 Esasına kayıtlı dava dosyasında, davacı … … tarafından davalı sıfatıyla Hazine, Orman Yönetimi ve köy tüzel kişiliği aleyhine, sınırları ve mevkii bildirilen taşınmazın Medenî Kanunun 713. maddesi hükümlerine göre tapuya tescili istemiyle açılan dava ile Gayrimenkul Değerler A.Ş. … ve diğerleri tarafından davalı Hazine ve köy tüzel kişiliği ile … taraf gösterilerek, tescil davasına konu taşınmazın Temmuz 1969 gün ve 63, 64 ve Şubat 1962 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığından, tapu maliki mirasçıları adına tescili istemiyle açtıkları, 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.09.2004 gün ve 2004/142-26 sayılı kararı ile 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/794 Esasına kayıtlı dava birleştirildikten sonra, Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 19.03.2008 gün ve 2008/139-155 sayılı kararı ile …’nin davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalarda görevsizliğe karar verilip, 3402 sayılı Kanunun 5 ve 27. maddeleri gereğince dosya kadastro mahkemesine gönderilmiştir. … ve arkadaşları davadan feragat etmiştir. Mahkemenin 01.03.2010 gün ve 2009/1538-202 sayılı … ve arkadaşlarının davalarının feragat nedeniyle, aynı tapu kaydına dayanan davacıların davasının esastan reddine, …’ın davasının KABULÜ ile çekişmeli 245 ada 50 sayılı parselin tesbitteki niteliğiyle davacı … adına tesciline ilişkin kararı davacı … tarafından vekalet ücretine ilişkin, Hazine ve Orman Yönetimi tarafından da esasa ilişkin olarak temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04.11.2010 gün ve 2010/100017-13671 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Çekişmeli parselin orman sayılan yerlerden olup olmadığı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilecek yerlerden olup olmadığı ve davacılar yararına bu koşulların oluşup oluşmadığı yönünde yapılan araştırmanın yetersiz olduğu, taşınmazın kadastro tesbitine en yakın tarihte çekilen fotoğrafı ve memleket haritasında ne şekilde görüldüğünün saptanmadığı, bu nedenle dava konusu taşınmazlar ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile yine en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile M.K.’nun 713. maddesine dayanılarak açılan davalarda dava tarihinden, kadastro
tesbitine itiraz davalarında ise tesbit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritalarının getirtilmesi, bu belgelerin ziraat fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir harita ve kadastro (jeodezi ve fotogrametri) mühendisi ile üç orman yüksek mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, orman sayılan yerlerden olup olmadığı, 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 7 ve devamı maddeleri gereğince orman olarak sınırlandırılıp sınırlandırılamayacağı, imar ve ihya ile zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığının belirlenmesi, bu belgeler ile kadastro paftası, hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine (memleket haritası ölçeği 1/5000 ölçeği büyütülüp, kadastro paftası ile çakıştırılarak) aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu, hava fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazların gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınması, taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar ve ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulması, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğunun yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmesi, somut olayın özelliği gözönünde bulundurularak ayrıca; taşınmazların eski ve yeni niteliği konusunda özellikle taşlılık oranına göre tarım alanı olarak kullanımının olanaklı olup olmadığı ve ülke ekonomisi için ne derece yaralı olacağı da irdelenerek belirlenmesi içi jeoloji mühendisinden de ayrıntılı rapor alınması, keşif sırasında taşınmazı çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dava dosyası içine konulması, davanın açıldığı tarihten önce ya da sonra Hazine yetkilileri tarafından hazırlanan idari tahkikat ve haksız işgal (ecrimisil) tutanakları varsa bu tutanaklar da yerine uygulanıp tutanaklarda ismi yazılı kişiler tanık sıfatıyla dinlenilmesi, taşınmazların imar ve ihyaya konu edilip edilmediği edildi ise tarihi, kaç yıl süreyle kimin tarafından ne şekilde kullanıldığı konusunda, taraf tanıklarının somut olaylara dayalı bilgileri sorulması, taşınmazların değişik bölümlerinden yeterli derinlikten toprak örnekleri alınıp incelenerek, taşınmazın imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, edildi ise tarihi ve ne kadar süreyle ne şekilde zilyet edildiği, bu zilyetliğin taşınmazın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, makineli tarıma uygun olup olmadığı, son yıllarda işlenip işlenmediği ve en son hangi yıllarda ekildiği konusunda ziraat mühendisinden bilimsel verileri içeren, kanunun amacına uygun rapor alınması, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre avukatlık ücret tarifesi ve 3402 sayılı Kanunun 31. maddesine göre avukatlık ücreti ve 36 maddeye göre yargılama gideri takdir edilerek bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan araştırma sonunda bu kez davacı …’ın davasının KABULÜNE, diğer davaların REDDİNE, çekişmeli … Köyü 245 ada 50 sayılı parselin tesbitteki niteliğiyle … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi, Hazine ve davacı … (vekalet ücretine ilişkin olarak) ile … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1981 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2. madde uygulaması, 1988 ilâ 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilân edilerek dava tarihinde kesinleşmemiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ile 2896 ve 3302 sayılı kanunlar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
1) Yerel Mahkemenin 20.04.2009 gün ve 1991/191-524 sayılı kararı davacılar …, …, …, …, …, …, …, …, … murisi …’ye yöntemince tebliğ edildiği halde, kararın adı geçenler tarafından temyiz edilmeyerek aleyhlerine kesinleştiği, buna rağmen bozmadan sonra, gerekmediği halde, adı geçen kişilere davacı sıfatıyla duruşma günü tebliğ edilip, karar başlığında davacı olarak gösterilerek karar tebliğ edilmişse de, yeni karar ile aleyhlerine yeni bir hüküm kurulmadığı, … aleyhine kesinleşen kararın, mirasçısı … yönünden de kesinlik arz ettiği, bu nedenle kararı temyizde hukukî yararları bulunmadığına göre, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’nin temyiz dilekçesinin REDDİNE, temyiz harcının istek halinde iadesine,
2) Hazine ve Orman Yönetimi ile davacı …’ın temyiz itirazları gereğince; Bozma kararına uyularak yapılan araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurulu raporlarıyla, çekişmeli parselin öncesi ve eylemli turumu itibariyle orman sayılan yerlerden olmadığı, davacı … yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek, …’ın davasının kabulüne, diğer davaların reddine ve parselin … adına tapuya tesciline karar verilmesinde ve Hazine ve Orman Yönetiminin kanunî hasım olduğu, … ve arkadaşları ile hasım olmadığı gözetilerek, bunların aleyhlerine, davacı … yararına avukatlık ücretine karar verilmemesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacı … ile Orman Yönetimine ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 26/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.