YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12728
KARAR NO : 2013/2036
KARAR TARİHİ : 28.02.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 1 parsel sayılı 333.0405,29 m² yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfı ile davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın, kendisine murislerinden kaldığını, ormanla bir ilgisi bulunmadığını, 50 yıldan fazla süre ile zilyetliklerinde bulundurduğunu belirterek tesbitin iptali ile çekişmeli taşınmazın … mirasçıları adına tescili talebi ile dava açmış ve yargılama sırasında tapu kaydı ibraz etmiştir. Mahkemece, davacı tarafın dayandığı tapu kaydının taşınmaza uymadığı, taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olmadığı ve 10 – 15 yıldır kullanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve dava konusu parselin orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kısmî ilân süresi içinde açılan kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede; 5304 sayılı Kanunla değişik 3402 sayılı Kanunun 4. madde kapsamında yapılan ve mevcut dava nedeni ile kesinleşmeyen orman kadastrosu vardır.
Mahkemece; ziraat mühendisi bilirkişi raporuna dayanılarak taşınmazın eylemli halinin orman olduğu ve davacı lehine zilyetlikle kazanma koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de; mahkemenin bu kararı dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun değildir. Şöyle ki; herne kadar davacının dayandığı tapu kaydının taşınmaza uymadığı belirlenmiş ise de, dosya içerisinde bulunan ziraat ve orman mühendisi bilirkişilerin sundukları raporlar; taşınmaz üzerine bulunan bitki örtüsü ve zilyetliğin süresine ilişkin ifadeler yönünden birbiri ile çelişkilidir. Çelişkili bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenlerle; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su işleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek orman mühendisi, ziraat mühendisi ve kadastro bilirkişileri aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01/06/1988 gün ve 31/13 E.K.; 14/03/1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13/06/1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03/03/2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir
yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü, ağaçların cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı, hâkim ağaç türü incelenmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli ve ziraat bilirkişisinden taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü,ağaçların cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı, hâkim ağaç türünü belirten ayrıntılı rapor alınmalı taşınmazın kaç yıldır kullanılmadığı belirlenerek terk anlamına gelip gelmediği düşünülmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme, yetersiz ve çelişkili bilirkişi raporlarına dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 28/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.