YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5737
KARAR NO : 2011/5003
KARAR TARİHİ : 25.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda, davanın tapu iptali tescil istemi yönünden görevsizlikle Kadastro Mahkemesine devrine, elatmanın önlenmesi istemi yönünden ise dosyanın yeni bir esasa kaydedilmesine yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, mahkemeye sunduğu 06.09.2007 tarihli dava dilekçesinde, davalılar adına 22.04.1987 tarih ve 13 numarada tapuda kayıtlı bulunan taşınmazın resmi belgelerde orman olması nedeniyle tapu kaydının iptaline ve davalıların haksız elatmalarının önlenmesine ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında 2009 tarihinde yapılan kadastro sırasında … köyü 101 ada 1 parsel sayılı 963.177.18 m2 yüzölçümündeki taşınmaz resmi belgelerde orman olması nedeniyle orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Mahkemece; keşif, uygulama ve inceleme yapılmadan, davanın mülkiyet ve tapu iptali tescil istemi yönünden (görevsizlikle) kadastro mahkemesine devrine, elatmanın önlenmesi istemi yönünden ise, dosyanın yeni bir esasa kaydedilmesine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Mahkemece, çekişme konusu yere ilişkin olarak … köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmesi nedeniyle davanın mülkiyet ve tapu iptali tescil istemi yönünden (görevsizlikle) Kadastro Mahkemesine devrine, elatmanın önlenmesi istemi yönünden ise, dosyanın yeni bir esasa kaydedilmesine karar verilmiş ise de kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
Şöyle ki; davalılardan … 03.08.2005 tarihinde … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/99 Esasında, davalı Türkcell İletişim Hizmetleri A.. aleyhine açtığı davada; 22.04.1987 tarih ve 13 numaralı tapu kaydına dayanarak, taşınmazın yaklaşık 60-70 m2’lik bir bölümüne cep telefonu Baz İstasyonu kurmak sureti ile tecavüzde bulunduğı gerekçesi ile davalı şirketin vaki müdahalesinin önlenmesine ve taşınmaz üzerindeki baz istasyonunun ve bütün müştemilatının kal’ini istemiştir. Davalı A.Ş. Vekili,… Baz İstasyonu tesis ettikleri taşınmazın bulunduğu sahanın orman alanı olması nedeniyle … ve Orman Bakanlığından 25
yıllığına kiralandığını ve … Baz İstasyonu ve ENH sistemlerinin kurulması için … Kadastro ve Mülkiyet Dairesi Başkanlığından izin alındığını ileri sürerek açılan müdahalenin önlenmesi ve ka’l istemini içeren davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davacının dayandığı 22.04.1987 tarih ve 13 numaralı tapu kaydı getirtilmiş taşınmazın hisseli olarak … ve … adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Mahkemece fen-ziraat ve orman bilirkişi tarafından yapılan keşif ve uygulamada dayanılan tapu kaydı kapsamında kalan baz istasyon alanının 57 m2 olduğu, tahribat yapılan alanın ise 443 m2 yüzölçümünde olduğu, ziraat bilirkişi taşınmaz üzerinde 30 – 40 yaş fındık ocakları bulunduğunu, orman mühendisi ise taşınmazın resmi belgelere göre orman sayılan yerlerden olduğunu söylemiştir. Mahkemece 10.05.2006 tarihinde davanın reddine karar verilmiş, davacı … vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 16.11.2006 gün ve 2006/9310-11288 E.K. Sayılı ilamında [”Dosyadaki bilgi ve belgelere ve alınan raporlara göre davalı şirketin davacıya ait tapu kaydının bir bölümüne Baz istasyonu yapmak süretiyle elattığı, tapulu taşınmaza elatma eyleminin haklı bir nedeninin olmadığı, Tapu kaydı ayakta kaldığı ve geçerliliğini koruduğu sürece kayıt maliki ya da maliklerinin mülkiyet haklarını koruma olanağına sahip oldukları, tapu kaydının iptale kadar geçerli olduğu ve orman kapsamında olmasının dahi belirtilen hakları kullanmasına engel teşkil etmiyeceği, davacının tapuya dayalı mülkiyetten kaynaklanan hakkına üstünlük tanımak süreti ile bir karar verilmesi gereğine”] değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra eldeki dava Orman Genel Müdürlüğüne 07.01.2008 tarihli dilekçe ile ihbar edilmiş, Orman Yönetimi 18.06 2008 tarihinde davaya katılmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/28 esasına kaydedilen davada mahkeme bu kez 21.07.2010 tarihli kararı ile taşınmazın 2009 yılında yapılan kadastro sonucunda 101 ada 1 numara ile orman niteliği ile Hazine adına tespit tutanağı düzenlenen parsel içinde bulunduğu gerekçesiyle mahkemenin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli … Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, verilen karar taraflarca temyiz edilmediğinden kesinleştirilmiştir. Dosya kadastro mahkemesine gönderilmiş ve mahkemenin 2010/117 esasına kaydedilmiş, halen derdest olup kadastro mahkemesi için bekletici mesele yapılan ve temyize konu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/47 Esas 2010/73 Karar sayılı dosyasının sonucunun beklenmesine karar verilerek duruşması 27.052011 gününe ertelenmiştir.
Temyize konu dava ise, Orman Yönetimi tarafından orman savı ile davalılara ait tapu kaydının iptali ve elatmanın önlenmesi istemiyle 06.09.2007 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde açılmıştır.
Mahkemece dava konusu yerin davadan sonra yapılan kadastroda 101 ada 1 numarası alan parsel içinde bulunduğu ve mülkiyet iddiasının kadastro mahkemesince çözümü gerektiği, müdahalenin men-i talebinin asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle dosyanın mülkiyet ve tapunun iptaline ilişkin kısmının bu dosyadan ayrılarak resen kadastro mahkemesine devrine, meni müdahale talebine ilişkin kısmının ise mahkemenin yeni bir esasına kayıt edilmesine karar verilmiştir.
Elatmanın önlenmesi davaları biri mülkiyet hakkının saptanması, diğeri de hakkın yerine getirilmesi yönlerini kapsar. Mülkiyet hakkının tespiti ve ona bağlı olan hakkın yerine getirilmesi davasına bakmak görevi kadastro mahkemesinin görevine girer. 3402 sayılı Yasanın 25. maddesi hükmünce tespit davalarının tapulama mahkemesinin asıl konusunu oluşturan davalar olduğunda duraksama yoktur. Çünkü, taşınmazın mülkiyeti konusunda uyuşmazlık bulunan davaların kadastro mahkemesinde görüleceği Kadastro Yasasının güttüğü amacın bir sonucudur. Bu durumda; taşınmaza elatmanın önlenmesi davaları aynı zamanda mülkiyet hakkının tespitini öngören bir nitelik taşıdığına göre, kural olarak elatmanın önlenmesi davalarının mülkiyet hakkının belirlenmesine ilişkin tespit bölümü ile elatmanın önlenmesine ilişkin eda bölümünün ayrılması olanaklı değildir. Yargıtay’ın kurallaşmış uygulaması ve bilimsel görüşler de bu doğrultudadır. 3402 sayılı Yasanın 25/son maddesi gereğince yenilik doğurucu hüküm olmasını gerektiren dava ve ilgili isteklerin (önalım, kal, zararın tazmini davaları) incelenmesi kadastro mahkemesinin görevi dışında ise de somut olayda bu tür istekler bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; elatmanın önlenmesi davaları taşınmazın aynına ilişkin olup,
kadastroyu ilgilendiren davalar olduğu ve kural olarak bir taşınmaz hakkında tespit gününden önce genel mahkemeye bir dava açılmış ve açılan bu dava derdest ise o davanın kapsamı olan taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde genel mahkemenin görevinin kendiliğinden sona ereceği ve 3402 sayılı Yasanın 5 ve 27. maddeleri gereğince kadastro tespitinden önce genel mahkemelere açılan taşınmazların geometrik ve hukuki durumlarını belirlemek görevinin kadastro mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın kül halinde kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken elatmanın önlenmesine ilişkin dava kısmının asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girdiğinden bahisle mahkemenin yeni bir esasına kayıt edilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 25/04/2011 günü oybirliği ile karar verildi.