YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8126
KARAR NO : 2013/18981
KARAR TARİHİ : 22.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu sigortalının vefatı nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıların maddi tazminat istemlerinin atiye terk edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacı eş ve davacı çocuk yönünden ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09.09.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davacılar murisi …’ın davalıya ait iş yerinde şoför olarak satışı yapılan betonları satın alan firmaya götürüp teslim ettikten sonra dönüş yolunda araçtan inerek yaya olarak yolun karşısına geçmeye çalıştığı sırada dava dışı sürücü yönetimindeki aracın çarpması sonucu vefat ettiği, olayın … Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından iş kazası olarak kabul edildiği, Tuzla Asliye Ceza Mahkemesince dava dışı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğu kabul edilerek mahkumiyetine dair verilen kararın onanarak kesinleştiği, Mahkemece tarafların sorumluluklarının değerlendirilmesi bakımından bilirkişi kusur raporu alınmadan Ceza Mahkemesinin kabulü dikkate alınarak müteveffa işçinin olayda kusuru bulunduğu ve bu kusur durumundan davalı işverenin de sorumlu olduğu kabul edilerek sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
İş kazalarında olay, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik İlkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş aktinden doğan işçiyi gözetme ( koruma ) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu’nun 77. maddesinin açık buyruğudur.
İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işverenin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı kararı da aynı yöndedir )
Somut olayda, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşullar göz önünde tutularak olayın konusunda uzman iş güvenli uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetine incelettirilerek tarafların kusur ve sorumluluklarının belirlenmesi ile sonuca gidilmesi gerekirken, Ceza Mahkemesinin kabulü dikkate alınarak eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasala aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle sair yönlerini incelenmeksizin BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
22.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.