Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/19234 E. 2010/2171 K. 23.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/19234
KARAR NO : 2010/2171
KARAR TARİHİ : 23.02.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 24.06.2009 gün ve 2009/8506-10622 sayılı kararında; “Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, hükme esas alınan 09.05.2008 tarihli bilirkişi raporuna gore, taşınmaz eğiminin % 5’lerden başlayıp % 60’a kadar çıktığı, eğimin ortalama % 20 – 25 olduğu, taşlık ve serpili halde … türündeki bitkilerle ve yer yer meşe ağaçları ile kaplı olduğu, bu ağaçların yapraklarından hayvan yemi olarak yararlanıldığı açıklanmış, ancak raporun sonuç bölümünde taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilerek rapor içeriği ile çelişkiye düşülmüştür. Tespit sırasında sadece memleket haritasına dayalı inceleme yapılmış, memleket haritasında yeşil renkli görülen yerlerin orman, açık görülen yerlerin ham toprak olduğu bildirilmiştir. Taşınmazın eylemli durumu, eğimi ve konumu dikkate alınmamıştır. Taşınmazın doğusu, güneyi ve kısmen batısı kesinleşmiş 112 ada 1 sayılı orman parseli ile çevrilidir. Kuzeyinde ve batısında ise yol ve … geçmektedir. Eylemli durumu ve konumuna gore taşınmazı 112 ada 1 sayılı orman parselinden ayırtedici bir unsur görülmemektedir. Orman parseli ile aynı özellikte ve devamı niteliğindedir. Taşınmazın eylemli olarak tabii yetişen meşe ağaçları ile kaplı olduğu bilirkişi raporları ile sabittir. Meşe ağacı tohumu, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı ve tohum kanatlarının olmaması nedeni ile uzak mesafelere rüzgar v.s. gibi etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesi mümkün görülmemektedir. Dolayısı ile davalı taşınmaz üzerindeki meşenin daha önceki yıllarda tahrip edilmiş olduğu, hava fotoğraflarının bu senelerde çekilmiş olduğu, fakat daha sonraki yıllarda toprak altında kalan kök ve yüzeyde bulunan gövde kesitlerinden çıkan kök ve sürgünlerinden yeniden bugün üzerinde görülen meşe ormanının meydana geldiği bilimsel bir gerçektir. Taşınmaz üzerinde meşe ağaçlarının yer aldığı, bu ağaçların yapraklarından hayvan yemi olarak yararlanıldığı, eğimin %12 den yüksek olduğu, bitişiğindeki 112 ada 1 sayılı orman parseli ile arasında ayırdedici bir unsurun bulunmadığı, bu parsel ile ayın özelliklerde ve devamı niteliğinde olduğu anlaşıldığına gore, 6831 sayılı yasanın 1/1 maddesi ve 15.7.2004 günü resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren orman kadastro yönetmeliğinin 26/j maddeleri gereğince taşınmazın orman olduğunun kabulü zorunludur. Hal böyle olunca, Orman Yönetiminin davasının kabulü” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın kabulü ile dava konusu 112 ada 2 parselin kadastro tespitinin iptaliyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
2009/19234-2010/2171
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 23/02/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.