YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9313
KARAR NO : 2012/12213
KARAR TARİHİ : 08.11.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, kadastro ekiplerince 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılan ancak kadastro komisyonunca orman sınırları dışına çıkarılan … Köyü, 136 ada 1 numaralı parselin güney kısmında kalan taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu ve komisyon kararının iptali ile bu kısmın orman sınırları içine alınması talebi ile dava açmıştır.
Mahkemece davanın sıfat yokluğundan reddine ve … Köyü, 136 ada 1 numaralı parselin 17804,50 m2 yüzölçümü ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş ve hüküm 20 Hukuk Dairesinin 29.06.2009 tarih 2009/8120-10879 sayılı kararı ile “Çekişmeli … Köyü,136 ada 1 numaralı parsel yörede 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan orman sınırlandırması sırasında kadastro ekiplerince 18762,98 m2 yüzölçümü ile orman vasfı ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Yapılan bu sınırlandırmaya … … ve … … tarafından itiraz edilmiş ve kadastro komisyonunun 02.06.2008 tarihli kararı ile itirazın kabulüne ve (A) ile gösterilen 17804,50 m2 kısmın orman vasfı ile Hazine adına, (B) ile gösterilen kısmın tarım arazisi olması nedeniyle orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu durumda, dava konusu parselin (A) harfi ile işaretli yer dışında kalan bölümün orman parseli dışına çıkartılarak, bu bölümle ilgili tesbit tutanağı iptal edilmiş sayılır. Mahkemenin 2008/376 (Dairenin 2009/8118) sayılı dosyasına gönderilen Kadastro Müdürlüğünün yazısında belirtildiği gibi, dava konusu olan bölüm hakkında tarım arazilerinin kadastrosu yapılırken hak sahipleri adına tesbit tutanağı düzenlenip, davalıdır şerhiyle mahkemeye gönderilecektir. Orman Yönetiminin dava konusu ettiği alan 02.06.2008 tarihli kadastro komisyon kararı ile orman sınırları dışına çıkarılan ve komisyon tutanağına ekli krokide (B) ile gösterilen alandır .
Mahkemece dava edilen taşınmazın kadastro komisyon kararında (A) ile gösterilen 17804,50 m2 yüzölçümü ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilen kısım olarak değerlendirilerek davanın sıfat yokluğundan reddine ve … Köyü, 136 ada 1 numaralı parselin 17804,50 m2 yüzölçümü ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmişse de, dava konusu olan alan 02.06.2008 tarihli kadastro komisyon kararı ile orman sınırları dışına çıkarılan ve komisyon tutanağına ekli krokide (B) ile gösterilen alan olduğundan kısmî ilâna çıkartılan orman parsellerinin dışında kalan taşınmazlar yönünden … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ya da Orman Genel Müdürlüğü tarafından orman savı ile otuz günlük askı ilân süresi içinde kadastro mahkemelerinde açılacak orman kadastrosuna itiraz davalarında, yapılan kadastro işleminin özelliği ve açılacak davanın niteliği gereği, husumetin Hazine veya taşınmazın içinde bulunduğu köy tüzel kişiliği ya da taşınmazda hak sahibi olduğu varsayılan
gerçek veya tüzel kişilere karşı açılabileceğini kabul etmek gerekir. Yargılamanın devamı sırasında yapılan keşifte davaya konu taşınmazda hak sahibi olanların belirlenmesi yada malik hanesi açık bırakılarak düzenlenecek tesbit tutanaklarının mahkemeye gönderilmesi halinde dava dosyası ile birleştirilip 3402 sayılı Yasanın 27, 28 ve 29. maddeleri hükümlerine göre işlem yapıldıktan sonra tesbit tutanaklarında isimleri geçen, ya da keşif sırasında belirlenecek olan hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler davaya katılıp kendilerine duruşma günü tebliğ edilerek husumet yaygınlaştırılıp davada taraf oluşturulduktan sonra taraf delilleri ve 3402 sayılı Yasanın 30. maddesi gereğince mahkemece lüzum görülen diğer deliller de toplanarak dava konusu taşınmazın gerçek hak sahibi adına tescil edilmesi, dava dilekçesinde gösterilen gerçek ya da tüzel kişinin hak sahibi olmaması halinde davanın husumet yönünden red edilmemesi gerekir.Mahkemece kadastro komisyonunun 02.06.2008 tarihli kararı ile tarım arazisi olması nedeni ile orman sınırları dışına çıkarılan ve (B) ile gösterilen taşınmaz için tesbit tutanağı düzenlenip düzenlenmediği araştırılmalı, tesbit tutanağı düzenlenmiş ise tutanak getirtilerek tesbit malikleri davaya dahil edildikten sonra işin esasına girilerek bu kısmın orman sayılan yerlerden olup olamadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gerektiğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra kadastro müdürlüğünden ekli dava dilekçesi ve haritalara göre dava konusu olan yerlerin ada ve parsel numaralarının bildirilmesi istenmiş ve kadastro müdürlüğü 14.04.2010 tarihli cevabî yazısı ile 136 ada 1 parselin güney kısmında 135 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 116 ada 21, 22 ve 26 parsel sayılı taşınmazların kaldığını bildirmiş olup ( bu husus dava dosyası içinde bulunan mahkemenin 2012/73 esas sayılı dava dosyasından anlaşılmaktadır) mahkemece 31.12.2010 tarihli celsede 135 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 116 ada 21, 22 ve 26 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davaların tefriki ile ayrı ayrı esaslara kaydedilmesine karar verilmiş ve 135 ada 6 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın mahkemenin 2011/158 esasına kaydı yapılmıştır. Çekişmeli … Köyü, 135 ada 6 parsel sayılı 150,41 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğe dayanılarak … adına tesbit edilmiş olup tutanak 18.05.2009 – 17.06.2009 tarihlerinde ilâna çıkarılmıştır.
Mahkemece davanın kabulüyle 135 ada 6 parselin tesbitinin iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosu ve kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan orman sınırlandırılması vardır.
Davacı … Yönetimi, 136 ada 1 parselin 02.06.2008 tarihli kadastro komisyon kararı ile orman sınırları dışına çıkarılan ve komisyon tutanağına ekli krokide (B) ile gösterilen kısmına yönelik olarak bu kısmın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış olup, kadastro müdürlüğü 14.04.2010 tarihli cevabî yazısı ile 136 ada 1 parselin güney kısmında 135 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 116 ada 21, 22 ve 26 parsel sayılı taşınmazların kaldığını bildirmiş olup (bu husus mahkemenin ayni gün temyiz incelemesi yapılan 2009/1353 -195 sayılı dava dosyasından anlaşılmaktadır) bu konuda mahkemece kadastro paftası ve 02.06.2008 tarihli kadastro komisyon kararı ile orman sınırları dışına çıkarılan ve komisyon tutanağına ekli krokide (B) ile işaretli kısmı gösteren kroki kadastro müdürlüğüne gönderilerek bu kısım içinde kalan taşınmazların hangi ada ve parsel numaralarını aldığının tesbiti yaptırılmamış, kadastro müdürlüğü 14.04.2010 tarihli cevabî yazısı ile dava konusu olduğu bildirilen 135 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 116 ada 21, 22 ve 26 parsel sayılı taşınmazlar davalı hale getirtilerek bu taşınmazlara yönelik davaların ayrılmasına karar verilmiş olup bu doğru değildir. Kaldi ki; dava
dosyasında bulunan mahkemenin 2012/73 esas sayılı dava dosyasına ekli krokide pembe … olarak (B) kısmını gösterir kroki ile dosyada mevcut kadastro paftası cakıştırıldığında hakkında hüküm kurulan 135 ada 6 parsel sayılı taşınmazın (B) ile gösterilen kısım içinde kalmadığı ve dava konusu olmadığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle mahkemece; 135 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 116 ada 21, 22 ve 26 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davaların birleştirilmesi ve bundan sonra 136 ada 1 parseli tüm komşu parselleri ile birlikte gösterir kadastro pafta örneği getirtilerek, mahkemenin 2012/73 esas sayılı dava dosyasında bulunan dava dilekçesine ekli kroki ile 136 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağına ekli kadastro komisyon kararının eki olan 136 ada 1 parselden bu komisyon kararı ile ayrıldığı belirlenen (B) ile gösterilen kısma gösterir kroki birbirleri ile çakıştırılarak (B) ile gösterilen kısım içinde kalan taşınmaz veya taşınmazların ada ve parsel numaraları tesbit edilerek davanın hangi parsellere yönelik olarak açıldığı kesin olarak saptanmalıdır. Mahkemece, (B) ile gösterilen alan dışında kalan taşınmazların dava konusu olmadığından bu alan dışında kalan taşınmazlara ilişkin ayrıca kadastro mahkemesinde kadastro tesbitine itiraz davası açılmamış ise bu parseller dava konusu olmadığından kadastro tutanak ve eklerin olağan yollardan kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmeli, (B) ile gösterilen alan içinde kalan taşınmazlara ilişkin ise bu taşınmazların ada ve parsel numaraları tesbit edildikten sonra bu parsellere ilişkin kadastro tesbit tutanakları getirtilmeli, zuhulen bu tutanaklar kadastro müdürlüğünce kesinleştirilmiş ise bu parseller davalı hale getirtilerek varsa tesbit malikleri, malik haneleri boş bırakılarak sınırlandırılmış ise tesbit edilen zilyetleri davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı ve bundan sonra usulune uygun olarak dava konusu taşınmaz veya taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA 08.11.2012 günü oybirliği ile karar verildi.