Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/2054 E. 2011/3446 K. 28.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2054
KARAR NO : 2011/3446
KARAR TARİHİ : 28.03.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVACILAR : … VD.
DAVALILAR : … ÜNAL (…) VD. – HAZİNE- ORMAN YÖNETİMİ- … K.T.K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 13.11.2000 tarihli dava dilekçesinde; … İlçesi, … köyü, … ve … mevkilerinde bulunan toplam 7(yedi) parça taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince adlarına tescili iddiasıyla dava açmışlar, davanın devamı sırasında 2005 yılında arazi kadastrosu yapılıp, taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmesi, … ilçesindeki adliyenin kapanması nedeniyle önce yetkisizlik kararı verilmiş, sonra görevsizlikle kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Tescil davasında yasal hasım konumundaki davalı … Yönetimi harcını ödemek suretiyle 07.04.2004 tarihinde asli müdahil davacı sıfatı ile dava konusu edilen taşınmazlar yönünden davaya katılmış, yargılama devam ederken 2005 yılında yapılan kadastro sırasında dava konusu edilen taşınmazlar … İlçesi, … köyü 104 ada 4, 107 ada 1, 2 ve 13, 108 ada 9, 114 ada 1, 117 ada 2, 118 ada 1, 120 ada 1, 124 ada 1 parsel olarak, tarla niteliği ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacıların murisi … …’in kullanımında iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği ve kullanımlarında olduğu ve halen Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/366 E. sayılı dosyasında davalı olması nedeniyle malik hanesi açık olarak tesbitleri yapılmış ve 3402 sayılı Yasanın 5 inci maddesi gereğince tutanak ve ekleri Kadastro Mahkemesine 30.12.2005 tarihinde devredilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddine,
1- Dava dilekçesinin 7. sırasında yer alan taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmemiş olup bu durumda kadastro mahkemesi görevli olmayacağından dilekçede bildirilen bu taşınmaz yönünden mahkememizin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde talep halinde bu parsel ile ilgili dosya sureti çıkartılıp Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
2- Davalı olarak tutanak düzenlenip malik hanesi boş bırakılan ve açılan tescil davasında davacı tarafça tescil talebinde bulunulmadığı anlaşılan 120 ada 1 parsel sayılı 4475.72 m2 miktarlı, ve 117 ada 2 parsel sayılı 6516.15 m2 miktarlı taşınmazların Orman vasfı ile ayrı ayrı Hazine adına tapuya kayıt ve TESCİLİNE,
3- Dava dilekçesinin 2. sırasında yer alan davalı olarak tutanak düzenlenip malik hanesi boş bırakılan … bilirkişisi … Toprak tarafından düzenlenen krokide 2. sırasında gösterilen 124 ada 1 parsel sayılı 3298.26 m2 miktarlı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve TESCİLİNE,
3- Dava dilekçesinin 1. sırasında yer alan davalı olarak tutanak düzenlenip malik hanesi boş bırakılan … bilirkişisi … Toprak tarafından düzenlenen rapor ve krokide 1. sırada yer alan 118 ada 1 parsel sayılı 2285,42 m2 miktarlı taşınmazın Orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve TESCİLİNE,
4- Dava dilekçesinin 1. sırasında yer alan 104 ada 4 parsel numarası ile kadastro tutanağı düzenlenip davalı olduğundan malik hanesi boş bırakılan … bilirkişisi … Toprak tarafından düzenlenen rapor ve krokide 1. sırada yer alan 104 ada 4 parsel sayılı 593,05 m2 miktarlı taşınmazın tarla vasfı ile … Sulh hukuk mah. 1999/ 49 esas 54 karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında kayıt ve tesciline,
5- Dava dilekçesinin 4. sırasında yer alan 108 ada 9 parsel numarası ile kadastro tutanağı düzenlenip davalı olduğundan malik hanesi boş bırakılan … bilirkişisi … Toprak tarafından düzenlenen rapor ve krokide 4. sırada yer alan 108 ada 9 parsel sayılı 3888.34 m2 miktarlı, taşınmazın tarla vasfı ile … Sulh hukuk mah. 1999/ 49 esas 54 karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında kayıt ve tesciline,
6- Dava dilekçesinin 5. sırasında yer alan 107 ada 2 parsel numarası ile kadastro tutanağı düzenlenip davalı olduğundan malik hanesi boş bırakılan … bilirkişisi … Toprak tarafından düzenlenen rapor ve krokide 5. sırada yer alan 107 ada 2 parsel sayılı 1423.27 m2 miktarlı, taşınmazın tarla vasfı ile … Sulh hukuk mah. 1999/ 49 esas 54 karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında kayıt ve tesciline,
7- Dava dilekçesinin 6. sırasında yer alan 114 ada 1 parsel numarası ile kadastro tutanağı düzenlenip davalı olduğundan malik hanesi boş bırakılan … bilirkişisi … Toprak tarafından düzenlenen rapor ve krokide 6. sırada yer alan 114 ada 1 parsel sayılı 1816.30 m2 miktarlı, taşınmazın tarla vasfı ile … Sulh hukuk mah. 1999/ 49 esas 54 karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında kayıt ve tesciline,
8- Dava dilekçesinin 5. sırasında yer alan 107 ada 1 parsel numarası ile kadastro tutanağı düzenlenip davalı olduğundan malik hanesi boş bırakılan … bilirkişisi … Toprak tarafından düzenlenen rapor ve krokide 5. sırada yer alan 107 ada 1 parsel sayılı 7811.55 m2 miktarlı, taşınmazın tarla vasfı ile … Sulh hukuk mah. 1999/ 49 esas 54 karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında kayıt ve tesciline,
9- Dava dilekçesinin 3. sırasında yer alan davalı olarak tutanak düzenlenip malik hanesi boş bırakılan … bilirkişisi … Toprak tarafından düzenlenen krokide 3. sırasında gösterilen 107 ada 13 parsel sayılı taşınmazın krokide A harfi ile yeşil taralı olarak gösterilen 406.98 m2 miktarlı bölümünün ifrazı ile ayrı parsel numarası ve Orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve TESCİLİNE, Aynı parselin krokide B harfi ile 7749.00 m2 miktarlı ve sarı taralı olarak gösterilen bölümünün tarla vasfı ile 107 ada 13 parsel numarası ile … Sulh hukuk mah. 1999/ 49 esas 54 karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında adlarına kayıt ve tesciline karar verilmiş ve hüküm davalı Hazine vekili tarafından; gerçek kişiler adına tescile karar verilen taşınmazlarda zilyetlik koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, orman olarak Hazine adına tescil edilen taşınmazlarda da orman kadastrosu sınırları dışında kalan taşınmazların tarla vasfı ile Hazine adına tescili gerektiği gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava ve tesbit tarihinden önce 6831 sayılı Yasaya göre seri bazda yapılan 12.09.1970 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece, 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının davacılar yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme uygulama hüküm için yeterli değildir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu seri bazda yapılmış olup, Bölükdağ serisi ormanının sınırlaması yapılmıştır. Bu nedenle, seri dışında kalan kadastro komisyonu taşınmazlar yönününden orman tarafından herhangi bir inceleme yapılmadığından, seri dışında kalan taşınmaz yönünden kesinleşmiş orman kadastrosundan söz edilemez. Mahkemece hükme dayanak alınan orman bilirkişisi Sabahattin … tarafından yapılan
araştırmada taşınmazların öncesini resmi belgelere dayanarak incelememiş seri bazda yapılan orman kadastrosunu esas alarak rapor düzenlenmiştir. Orman Bilirkişi … … ise herne kadar resmi belgelere dayalı olarak inceleme yapmış isede raporun eki olan araştırma ve uygulamayı gösteren haritalar (A4) kağıt boyutunda düzenlenmediğinden denetime olanak vermemektedir. Dairece iade kararı ile aldırtılan ve eski tarihli memleket haritasi ve hava fotoğrafları esas alınarak usulüne uygun olarak düzenlenen ek rapor ise hükme dayanak alınan raporlarla kısmende olsa çelişmektedir. Ayrıca dava öncesinde imar ihyaya dayalı olarak tescil davası şeklinde açıldığına ve Hazine de taraf olduğuna göre mülkiyet sınırlarını belirleyen ve fotoğrametri yöntemi ile düzenlenen ve kadastro çalışmaların da esas alınan topoğrafik harita incelenerek taşınmazların öncesinin ve zilyetlik durumunun araştırılması ve belirlenmesi gerekir. Tanık ve Yerel bilirkişi anlatımlarına göre taşınmazların muris … Adıgüzelden ölümü ile mirasçıları olan davacılara kaldığı ve dava gününe kadarda taksim yapılmadığını bildirmelerine göre 3402 sayılı Yasanın 14. maddesindeki suluda 40 dönüm ve kuruda 100 dönüm kısıtlamalarının hem mirasbırakan hem de davacılar yönünden usulunce araştırılması gerekmektedir. Bu nedenle;
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis, bir ziraat mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; ayrıca kesinleşen seri bazda orman kadastrosu da bulunduğuna göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmiş tahdit haritası ile irtibatlı, kroki düzenlettirilmeli, yine taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır. Böylesine yapılacak bir araştırma sonucunda taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun saptanması halinde zilyetlikle kazanma koşullarının araştırılması gerekir.
3402 Sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı ya da tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen
bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro
haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift hava fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir.
Somut olayda mahkemece, anlatılan biçimde bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
O halde; dava konusu taşınmazın orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile M.Y.’nın 713. maddesine dayanılarak açılan davalarda dava tarihinden, kadastro tespitine itiraz davalarında ise tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler aynı bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, pafta düzenlenmemişse dava konusu taşınmazın 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan BÖHHBÜY (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu, hava fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olması veya kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalması ya da orman ve arazi kadastrosunun yapılıp kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 20 yıldan fazla süre geçmesi o yerin kişiler adına tescili için yeterli olamayacağından bu şekilde yapılacak inceleme sonucu dava konusu yerin;
1) Orman sayılan veya orman rejimine girmiş (15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliği madde 26) yerlerden yada 3402 Sayılı Yasanın 16. maddesinde belirtilen özel mülkiyete tabi olmayacak, kamu mallarından olduğunun belirlenmesi (3402 Sayılı Yasanın 16. md. A, B, C, D bentleri kapsamında kalan yerler),
2) Kamu hizmetine tahsis edilmiş olduğunun anlaşılması (3402 Sayılı Yasanın 17/1. maddesi gereğince orman yetiştirilmek üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen arazi ya da başka bir amaçla kamu hizmetine tahsis edilen arazi, imar-ihya ve zilyetlik yoluyla kazanılamaz. H.G.K. 03.06.1998 gün 1998/8-347-394 ve 12.12.2001 gün 2001/20-118-1156 S.K.),
3) İl, İlçe ve kasabaların nazım veya uygulamalı imar planlarının kapsadığı alanlarda kaldığının saptanması (3402 Sayılı Yasanın 17/2. md. H.G.K. 25.04.2001 gün 2001/20-390-396 S.K.),
4) Tescil davalarında, davanın açıldığı; kadastro tesbitine itiraz davalarında ise kadastro tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 20 yıl önce çekilmiş hava fotoğrafları ve bu fotoğraflardan üretilmiş memleket haritaları veya fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftalarında zilyet ve tasarruf edilmeyen yerlerden olduğunun anlaşılması,
5) Kadastro tesbit ve tescil harici bırakma işleminin kesinleştiği tarihten tescil davasının açıldığı tarihe kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin geçmemiş olması (H.G.K.’nun 22/03/1995 gün 1994/8-873-216 ve 19/02/1997 gün 1996/8-768-100 ve 24/09/1997 gün 1997/20-372-718 ve 18/02/1998 gün ve 1998/8-15-129 sayılı kararları),
6) O yerde orman kadastrosu kesinleşmiş olsun olmasın, taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. ve Orman Kadastrosunun Uygulaması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a. Maddeleri kapsamında orman içi açıklık konumunda bulunması (H.G.K.nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034 ve 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039 ve 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-582 sayılı kararları ile orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacağı kabul edilmiştir.),
7) Dava konusu taşınmazın veya yakın çevresinin arazi kadastro ekiplerince kadastro paftası üzerinde orman nitelemesi yapılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.nun 21.01.2004 gün 2004/8-15-7 ve 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 ve 12/03/2008 gün ve 2008/20-214-241 sayılı kararları),
8) Kadastro (Tapulama) Komisyonu tarafından orman sayılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.nun, 24.10.2001 gün 2001/8-964-751 ve 13.02.2002 gün 2002/8-183-187 sayılı kararları),
9) 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26. maddesinin 2. fırkasında yazılı,
a) 4785 Sayılı Yasayla Devletleştirilmiş orman,
b) 3116 Sayılı Yasanın Geçici 1. maddesine göre kamulaştırılmış orman,
c) 6831 Sayılı Yasanın 3. maddesine göre orman rejimine alınmış yer,
d) Aynı Yasanın 13. maddesinin (B) bendine göre orman olarak ağaçlandırılan veya ağaçlandırılacak yer,
e) Aynı Yasanın 24. maddesine göre kamulaştırılan ya da diğer suretle orman yetiştirmek üzere kamulaştırılan yer,
f) Devlet Ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan yer,
g) Herhangi bir nedenle orman sınırı dışında kalmış orman,
h) Maliye Bakanlığınca orman olarak tahsis edilmiş yerlerden ağaçlandırılmış ya da ağaçlandırılmak üzere planlanmış saha,
ı) Orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alan olduğunun belirlenmesi halinde bu tür yerlerin herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı düşünülerek başka bir araştırmaya gerek kalmadan Hazine davasının kabulü ile dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmelidir (H.G.K…’nun 15/03/2006 gün 2006/8-106-68 sayılı kararı).
Yukarıda yazılı koşulların somut olayda bulunmaması halinde, taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli, komşu parsel tutanakları ve dayanak kayıtları getirtilerek, keşifte mahalli bilirkişi yardımıyla uygulanarak taşınmaz yönünü ne olarak okuduğu araştırılmalı, davalı taşınmazlar … taşınmazlar ile birlikte değerlendirilerek, 6831 sayılı yasanın 17/2 maddesi kapsamında orman içi açıklığı olup olmadığı saptanmalı, Keşif sırasında taşınmazı çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dava dosyası içine konulmalı, 3402 Sayılı Yasanın 14/1. maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 03/07/2005 gün ve 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 2. fıkrası hükümlerine göre yapılacağı düşünülerek, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları veya satın alınmış ise satan kişiler yönünden aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tesbit ve tescil
edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ve yine, aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak gerektiğinde tesbit tutanak örnekleri ve tapu kayıtları ya da tescil dava dosyaları getirtilip incelenmeli, dava konusu taşınmazın sulu ya da kuru tarım arazisi olup olmadığı konusunda (5403 sayılı Yasanın 3/j maddesi ile Taşınmaz Malların Sınırlandırma Tespit ve Kontrol İşleri Hakkındaki Yönetmeliğin değişik 10. maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, sulu tarım arazisi: tarım yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, su kaynağından alınarak yeterli miktarda ve kontrollü bir şekilde karşılandığı araziler olarak açıklandığından) ziraat mühendisinden yasanın amacına uygun rapor alınmalı, davalı taşınmazların malik haneleri açık bulunduğundan ve 3402 sayılı Yasanın 30/2 maddesi gereğince kadastro hakiminin doğru sicil oluşturma görevi bulunduğu nazara alınarak delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yukarıda belirlenen yöntemle yapılacak araştırma ve inceleme sonunda, daha önce orman olarak Hazine adına tescile karar verilen taşınmazlarda davacı gerçek kişilerin temyiz etmedikleri dikkate alınmak suretiyle ayrıca usuli kazanılmış haklarda gözetilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Ayrıca; dava dilekçesinin 7. sırasında dava konusu edilen ve dava tarihinden önce 1970 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bulunması nedeniyle tespit tutanağı düzenlenmeyen yerin kadastro sırasında 3402 sayılı Yasanın 22. maddesi gereğince tapu kütüğüne aktarılıp tapuya tescil edilip edilmediği belirlenerek Hazinenin tescil isteği konusunda olumlu yada olumsuz hüküm kurulmamış olması da isabetsizdir.
Esasen; davacı gerçek kişiler tarafından 2000 yılında açılan tescil davasında dava konusu olmayan ve muris … … ve mirasçıları lehine tespitleri yapılarak davalı olduklarından bahisle sehven tutanakları kadastro mahkemesine gönderilen 120 ada 1 parsel ile yine 117 ada 2 parsel hakında dava bulunmadığı ve dava konusu edilmediği ve katılan … yönetiminin de bu parseller hakkında bir davası bulunmadığı halde, tutanak ve eklerinin olağan usullerle kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmesi gerekirken bu parseller hakkında da yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Kabule görede; İlk açılan tescil davasında Yasal hasım konumundaki davalı … Yönetimi, harcını ödemek suretiyle 07.04.2004 tarihinde Müdahil Davacı sıfatı ile davaya katıldığına göre, Yönetimin istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi ve karar başlığında Müdahil Davacı sıfatı ile isminin yazılmamış olmasıda usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 28/03/2011 günü oybirliği ile karar verildi.