Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/460 E. 2011/1359 K. 17.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/460
KARAR NO : 2011/1359
KARAR TARİHİ : 17.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … 10.06.2008 tarihli dilekçesiyle, tapuda … adına kayıtlı … köyünde bulunan Cilt 85, Sayfa 56, Sıra 1 de kayıtlı 13552 m2 yüzölçmündeki taşınmazın 5000 m2 bölümünün diğer davacı …’e satıldığını, tapu kaydının Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/58-300 sayılı tescil hükmü ile oluştuğunu, yapılan genel kadastroda bu tapu karşılığında … adına dava dışı 305 ada 7 parsel sayılı 6354 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, … adına da 210 ada 2 parsel sayılı 523 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tesbit edildiğini, tapuları kapsamındaki 6675 m2 yüzölçmündeki diğer kısmın ise orman parseli içinde bırakıldığını, bu bölümün tapu kaydının iptalini ve adlarına tapuya tescilini istemişlerdir. Mahkemece çekişmeli 320 ada 6 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 6686,99 m2 bölümünün dava konusu edildiği, bu bölümün tapuya hükmen tescil edildiği ve davacı yararına kesin hüküm bulunduğu, ancak Anayasanın 169. maddesi gözetildiğinde ormanların gerçek kişiler adına tescil edilmemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, hükmen tescil suretiyle oluşan tapu kadına dayanılarak, genel kadastroda kesinleşmiş orman kadastrosuna ilişkin belgelerin tapuya aktarılması ile tutanak düzenlenmeden tapuya orman niteliğiyle tescil edilen taşınmazın bir bölümünün, tapu kaydının iptali ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1981 yılında yapılıp 08.11.1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1994 yılında yapılıp 18.04.1995 tarihinde ilane dilen ve dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
Genel kadastro 2008 yılında yapılıp 14.05.20008 ila 12.06.2008 tarihlerinde ilan edilmiş, bu çalışmada … köyü 210 ada 2 parsel sayılı 523.67 m2 ve 305 ada 7 parsel sayılı 6354,21 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar öncesinde bir bütün olarak Ekim 2002 tarih ve 1 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldıklarından söz edilerek, davacılar … ve … adına paylı olarak tesbit edilmiş, tutanak asılları 2008/73 esasta dava konusu edildiklerinden söz edilerek dosya içine getirtilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla … köyü 320 ada 6 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 6686,99 m2 bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.11.1997 gün ve 1997/58-300 sayılı kararı gereği tescil edilen Ekim 2002 tarih ve 1 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı bildirilmişse de,
30 ada 6 sayılı parselin bilirkşi krokisinde (A) ile gösterilen çekişmeli 6675 m2 bölümünü, 214 ve 160 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren orman sınır hattının güneyinde işaretlemişlerdir, Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.11.1997 gün ve 1997/58-300 sayılı kararının dayanağı bilirkişi krokisi incelendiğinde ise tescil davasına konu edilen … bilirkişi … tarafından düzenlenen 07.07.1997 tarihli krokili raporda (A) ile gösterilen 13552 m2 yüzölçümündeki bölüm, 214 ve 160 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren orman sınır hattının kuzeyinde işaretlenmiştir. O halde, 320 ada 6 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen bölümünün kesin hüküm kapsamında kaldığı söylenemeyeceği gibi bu bölümün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan devlet ormanı olduğu, anlaşılmaktadır. Davanın bu nedenle reddi yasaya uygun olup, çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, Anayasa’nın 169 maddesi gereğince ormanların zilyetlikle edinilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddi gerektiği, şeklindeki gerekçe yasal değilse de, mahkeme kararı sonuç itibariyle doğru olduğundan, davacı gerçek kişilerin diğer tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, … köyü 210 ada 2 ve 305 ada 7 sayılı parsellerin tutanak asıllarının, Kadastro Mahkemesinin 2008/73 Esasına kayıtlı dava dosyasında dava konusu olduğundan söz edilerek üzerine davalı olduğu yazılmak suretiyle, Kadastro Mahkemesinin 2008/73 esasına kayıtlı dava dosyasının içine getirtilmişlerse de, bu parsellerin dava konusu edilmediği, dava konusu edilen taşınmazın … köyü 320 ada 6 sayılı parsel içindeki, … bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen bölüm olduğu, Kadastro Mahkemesinin 26.02.2009 gün ve 2008/78316 sayılı görevsizlik kararı ile birlikte, dosya içinde bulunan 210 ada 2 ve 305 ada 7 sayılı parsellere ait tutanak asıllarının, kesinleştirme işlemlerinin yapılması için tapu sicil müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, böyle bir hüküm kurulmamış, Asliye Hukuk Mahkemesince kurulan davanın reddine ilişkin verilen kararda da, tutanak asıllarının tapu sicil müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmediği, bu şekilde bu parsellerin tapu sicilinin oluşmasına engel olunduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki; bu eksiklik hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür, bu sebeple Hendek Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.07.2009 gün ve 2009/116-297 sayılı kararının hüküm fıkrasında 6 numaralı bentten sonar gelmek üzere yedi numaralı bent olarak “7- Dosya içinde bulunan … Köyü 210 ada 2 ve 305 ada 7 sayılı parsellerin tutanak asıllarının, kesinleştirme işlemlerinin yapılması için Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y. sının 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine 17.02.2011 günü oybirliği ile karar verildi.