YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9709
KARAR NO : 2010/5539
KARAR TARİHİ : 05.05.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı kişi arasında yapılan genel kredi sözleşmesini davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı kefilin kefalet limiti dikkate alındığında kredi borcunun tamamından müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takip dosyasında davalının itirazının iptaline, 11.684.41.-YTL asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülmek suretiyle takibin devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davacı banka icra takip dosyasında takip talebinde ana paraya (asıl alacağa) takip tarihinden itibaren yıllık %52,50 oranında temerrüt faizi işletilmesini talep etmiş, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da davacının yıllık %52,50 oranında temerrüt faizi isteyebileceği belirtilmiştir. Mahkemece hüküm kısmında asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülerek takibin devamına karar verildiği halde faizin oranı ve temerrüt faizi yürütülmesi gerektiğinin belirtilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Davacı bankanın icra takibine ve davaya konu alacağının davacı ile dava dışı kişi arasında imzalanan Banka Kredi Genel Sözleşmesinden kaynaklandığı ve bu niteliği ile likit (hesap edilebilir, belirlenebilir) nitelikte olduğu düşünülmeden hükmolunan toplam miktar üzerinden davacı banka lehine İİK.nun 67/2.maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu talebin reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) sayılı bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.