YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14525
KARAR NO : 2010/421
KARAR TARİHİ : 21.01.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KATILAN DAVACI : ORMAN YÖNETİMİ
Taraflar arasındaki kadastro komisyon kararına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı …, katılan davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2004 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü 159 ada 19 parsel sayılı 14.826,99 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1936 tarih 703 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tespit edilmiş, daha sonra kadastro komisyonunca taşınmazın 2863 Sayılı Yasanın 11. maddesini değiştiren 5226 Sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca 1. derecede doğal sit alanı içinde kaldığından söz edilerek kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tespitine karar verilmiştir.
159 ada 67 parsel sayılı 12.762,48 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1936 tarih 702 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tespit edilmiş, daha sonra kadastro komisyonunca taşınmazın 2863 Sayılı Yasanın 11. maddesini değiştiren 5226 Sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca 1. derecede doğal sit alanı içinde kaldığından söz edilerek kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tespitine karar verilmiştir.
160 ada 14 parsel sayılı 1.445,80 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1936 tarih 700 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tespit edilmiş, daha sonra kadastro komisyonunca taşınmazın 2863 Sayılı Yasanın 11. maddesini değiştiren 5226 Sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca 1. derecede doğal sit alanı içinde kaldığından söz edilerek kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tespitine karar verilmiştir.
232 ada 1 parsel sayılı 2.346,78 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı ve üzerindeki zeytin ağaçlarının …’e ait olduğu beyanlar hanesinde gösterilerek tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, daha sonra kadastro komisyonunca taşınmazın 2863 Sayılı Yasanın 11. maddesini değiştiren 5226 Sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca 1. derecede doğal sit alanı içinde kaldığından söz edilerek kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tespitine karar verilmiştir.
Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak çekişmeli taşınmazların adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, orman yönetiminin davasının kısmen kabulüne, 232 ada 1 parselin 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde
-2-
2009/14525-2010/421
uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığından …’in bu yere dava açmakta hukuki yararı ve aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davasının kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro komisyon kararlarının iptal edilerek 232 ada 1 parselin orman niteliği ile Hazine adına, 160 ada 14, 159 ada 19 ve 67 parsel sayılı taşınmazların … adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı …, katılan davacı … yönetimi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro komisyon kararına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede yapılıp kadastro tespit tarihi itibariyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada 232 ada 1 parselin orman sayılan yerlerden olduğu, 160 ada 14, 159 ada 19 ve 67 parsel sayılı taşınmazların 2863 Sayılı Yasa kapsamında bulunmadıkları ve orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına, yörede yapılan 2/B madde uygulaması temyize konu dava sebebiyle kesinleşmediğinden davacı …’in orman kadastro çalışmaları sırasında hazine adına orman rejimi dışına çıkarılan 232 ada 1 parsele yönelik dava açmakta hukuki yararı ve dava ehliyeti bulunmakta ise de 232 ada 1 parselin resmi belgelere göre orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiğine, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğu, diğer fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağına, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğuna, kaldı ki 232 ada 1 parselin dört tarafının Devlet Ormanı ile çevrili olduğuna, orman bütünlüğü içinde bulunduğuna, orman rejimi dışına çıkarılması halinde orman bütünlüğünün bozulacağına, nitelik kaybından söz edilemeyeceğine, 160 ada 14, 159 ada 19 ve 67 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde davacı kişi yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimi ve gerçek kişiye ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 21.01.2010 günü oybirliği ile karar verildi.