YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3960
KARAR NO : 2010/6745
KARAR TARİHİ : 24.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, davalılar adına tapuda kayıtlı … Beldesi 48 parsel sayılı 10.350 m2 yüzölçümündeki taşınmazın yörede 1969 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığından davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde anılan 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hük Davacı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden sonra 23.09.1969 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra yörede 3302 Sayılı Yasaya göre 18.03.2008 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Taşınmaz, 2/B uygulamasına tabi tutulmamış, orman sınırları içinde bırakılmıştır.
Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1963 yılında yapılmış, sonuçları 28.01.1964 – 27.02.1964 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmaz, 1963 yılında tarla niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, daha sonra davalı gerçek kişilere ihale yoluyla satılmıştır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1969 yılında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmazın orman sınırları içinde bırakıldığı, 2008 yılında yapılan 2/B madde uygulamasına tabi tutulmadığı ve yine orman sınırı içinde bırakıldığı anlaşılmaktadır.
6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit (bu kararın içine daha önce arazi kadastrosu yapılan ya da yapılmayan tüm taşınmazların girdiği kabul edilmelidir) taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve … bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 1969 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak
düşürücü sürelerin geçtiği, çekişmeli parselin 1963 yılında Hazine adına tapu kaydı oluşturulduğu, Devlet İhale Yasasının Devlet Ormanlarının satışını yasakladığı halde yasaya aykırı olarak 2006 yılında davalıya satıldığı, davacı … genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının kamu malı olarak Hazineye geçtiği, bu nedenle verilecek mahkeme kararının, yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olacağı, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931 – … M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, davalıların dava konusu taşınmazı kendilerine ihale yolu ile satan Hazineden satış bedelini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri alabileceği göz önünde bulundurularak kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan ve orman olan taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken … olduğu gibi davanın hak düşürücü sürenin geçirilmesi nedeniyle reddi yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 24/05/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.