Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/4074 E. 2010/6760 K. 24.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4074
KARAR NO : 2010/6760
KARAR TARİHİ : 24.05.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 230 ada 1 parsel sayılı 2571.94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Temmuz 2003 tarih 2 nolu tapu kaydına dayanarak hali arazi niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, dava konusu taşınmazın babası …’e ait olduğunu, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/214- 1997/176 sayılı ilamı ile muris adına tescile karar verildiğini, kararın kesinleşmesine rağmen bugüne kadar tapuya tescil edilmediğinden … mirasçıları adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin 3/11/2008 tarihli … bilirkişi rapor ve krokisinde (1B) ile gösterilen 1009.93 m2’lik bölümünün kadastro tespitinin iptali ile payları oranında Kamber … mirasçıları adına tapuya tesciline, (1A) ile gösterilen 1410.92 m2’lik yer ile 1, 2, K3, K4 noktaları ile gösterilen 151.09 m2 olmak üzere toplam 1562.02 m2 bölümünün tespit gibi davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1744 Sayılı Yasaya göre 17/11/1975 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3302 Sayılı Yasaya göre 06/03/1991 tarihinde yapılıp, dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece, taşınmazın krokide (1B) ile gösterilen 1009.93 m2 bölümün davacının dayandığı tescil kararı ve krokisi kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Öncelikle 230 ada 6, 7, 8, 9, 12, 13, 14 ve 15 sayılı parsellerin tutanak örnekleri ile varsa tespitlerine esas alınan tapu kayıtlarının ve 230 adada kalan parselleri içeren kadastro paftası getirtilmesi, bundan sonra Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/214 Esas sayılı dosyasında hükme esas alınan kontrol memuru … tarafından düzenlenen 29/05/1997 tarihli krokide (A) ile işaretli yerin …’ün kavaklığı olduğu, kıyı kenar çizgisinde kalan kısım çıktıktan sonra kalan (A) ile işaretli bölümün 27425 m2 olduğu ve yine aynı krokide (B) ile işaretli yerin … …’ün kavaklığı olup, kıyı kenar çizgisinde kalan bölüm çıktıktan sonra geriye 12600 m2 kaldığı, (D) işaretli yerin çınarlık olduğu ve kıyı kenar çizgisinde kalan 450 m2 çıktıktan sonra geriye 5050 m2 kaldığı ve bu yerin aynı zamanda Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/168 sayılı dosyasında Hazine adına tescile karar verildiği, (E) işaretli yerin …’dan … …’e geçen yer olduğu, kıyı kenar çizgisinde kalan kısım çıktıktan sonra geriye 8825 m2’nin kaldığı ve (F) işaretli yerin ise hali arazi olup, 2500 m2 olarak hesaplandığı, (F) işaretli bölümün daha sonra Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/168 sayılı dosyasında Hazine adına tescil edildiği anlaşıldığına göre, değişmez sınır olan yol ve
derenin birleştiği yer keza …’ün (A) işaretli yeri ile … Alabacak adına tescil edilen (C) işaretli yerin sınırları esas alınarak 1990/214-176 sayılı tescil ilamının dayanağı kroki 3402 Sayılı yasanın 20/A maddesi hükmüne göre yerine uygulanmalı ve bu kroki ile kadastro paftası arasındaki çelişkinin nereden kaynaklandığı saptanmalı, tescil dosyasının dayanağı 29/05/1997 tarihli krokideki kıyı çizgisinde kalan bölümler belirlenerek …’ün (A) ile işaretli ve … …’ün (B) ile işaretli bölümlerine ait sınırlar bulunup, bu sınırlar değişmez kabul edilerek kroki yerine uygulanıp, dava konusu edilen yerin gerçek miktarı saptanmak suretiyle infaza olanak verecek şekilde bilirkişiye kroki düzenlettirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 24/05/2010 günü oybirliği ile karar verildi.