Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/12358 E. 2013/2058 K. 28.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12358
KARAR NO : 2013/2058
KARAR TARİHİ : 28.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında, … Köyü, 188 ada 35 parsel sayılı 988,14 m² yüzölçümündeki taşınmaz 6831 sayılı Kanunun 2/B madde gereğince eylemli orman haline dönüştüğü gerekçesiyle tarla niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiş, beyanlar hanesine ” 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılmıştır ve bu taşınmazın tamamı eylemli orman haline dönüşmüştür ” şerhi verilmiştir. Davacı …, dava konusu parselin kendi kullanımında olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece; davanın kabulüne ve dava konusu … İli, … İlçesi, … Köyü, … Mevkii 188 ada 35 numaralı parselde kayıtlı taşınmaza ait kadastro tutanağının beyanlar hanesinde yer alan “2- Bu taşınmazın tamamı eylemli orman haline dönüşmüştür.” ibaresine ilişkin kadastro tesbitinin iptali ile yerine beyanlar hanesinde “taşınmaz 1982 yılından beri … oğlu …’in kullanımındadır.” ibaresinin yazılarak taşınmazın aynı vasıf ve miktarla Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm OrmanYönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 31.05.1988’de ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde çalışmaları ile 07.03.2006 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanunun 4999 sayılı Kanunla değişik 9. maddesine göre yapılan fennî hataların düzeltilmesi çalışması bulunmaktadır.
Mahkemece, davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuş ise de Hazine davada taraf olarak gösterilmeden yargılama yapılması ve sonuçlandırılması doğru olmadığı gibi yapılan araştırma, inceleme ve uygulamada hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Kural olarak; kadastro davaları lehine tesbit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, 3402 sayılı Kanunun ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin taşınmazın tesbit maliki olan Hazineye yöneltilmesi zorunludur. Ancak, davacı gerçek kişi sadece Orman Yönetimine husumet yönelterek eldeki davayı açmış olduğundan davanın görülebilme koşulu olan taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
Ayrıca, dosya içersindeki dava konusu taşınmazı gösterir fotoğrafların incelenmesinde taşınmaz üzerinde çam ağaçlarının bulunduğu görülmektedir. Ancak; taşınmaz üzerindeki çam ağaçlarının taşınmazın hangi bölümünde bulunduğu, yaşı, sayısı, dağılımı, kapalılık oranı orman bilirkişi ve ziraatçi bilirkişi raporunda tam olarak açıklanmamıştır. Ziraatçi bilirkişi raporunda taşınmaz üzerinde 4-5 adet kızılçam ağacı bulunduğu belirtilmiş ise de taşınmazın fotoğraflardaki durumu ile uyumlu gözükmemektedir. Bu nedenle, bilirkişi raporları bu hali ile hüküm kurmaya yeterli değildir.
O Halde, mahkemece çekişmeli taşınmaz başında önceki bilirkişiler dışında halen … (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir fen
elemanı ve bir ziraat mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli, taşınmazın bitki örtüsü, toprak yapısı, üzerindeki ağaçların sayısı, yaşı, taşınmazdaki dağılımı, kapalılık oranını gösteren bilimsel verilere dayalı rapor hazırlattırılmalı, bundan sonra taşınmazın eylemli orman olup olmadığı tam olarak belirlenmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile usûl ve kanuna uygun olmayan hükmün BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 28/02/2013 günü oy birliğiyle karar verildi.