YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16749
KARAR NO : 2011/2814
KARAR TARİHİ : 16.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı-birleşen dosyada davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişi, 27/02/2003 tarihli dilekçesi ile tapulu yerinin orman sınırı dışında olduğunun tespiti için … kadastro mahkemesine dava açmış, ilgili mahkemece davanın 10 yıllık süre içinde açılan orman tahdidine itiraz davası olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosya Asliye hukuk mahkemesine gönderilmiş, davacı … yönetimi ise, … Beldesi … mevkii 593 parsel sayılı taşınmazın yörede 21/07/1995 tarihinde yapılan ve 21/06/1997 tarihinde kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, H.Y.U.Y.’nin 45. maddesi gereğince davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, asıl dava yönünden; davacı …’nun orman kadastrosuna itiraz davasının reddine, Birleşen dava yönünden ise; davacı … yönetiminin davasının kabulüne ve Hatay ili, … ilçesi, … Beldesi … mevkiinde davalı … adına tapuda kayıtlı bulunan 593 sayılı parselin, 22/07/2009 tarihli … bilirkişisi … nun ek raporu ve 22/07/2009 tarihli ek krokide belirtilen, sarı renkli (B) işareti ile gösterilen ve fiilen de 21/06/1997 tarihinde kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde bulunan 4887,00 m2’lik bölümüne ait tapunun iptali ile devlet ormanı olarak maliye hazinesi adına kayıt ve tesciline; Hatay ili, … ilçesi, … Beldesi … mevkiinde bulunan 593 parsel sayılı taşınmazın 22/07/2009 tarihli … bilirkişisi … nun ek raporu ve 22/07/2009 tarihli ek krokide belirtilen,sarı renkte ( B) işareti ile gösterilen ve fiilen de 21/06/1997 tarihinde kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde bulunan 4887,00 m2’lik bölümüne yapılan müdahalenin men-i talebinin kabulüne ve davalı … tarafından belirtilen kısma yapılan müdahalenin men-i’ne karar verilmiş, hüküm davacı-birleşen dosyada davalı olan gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçelerindeki açıklamaya göre davalar; on yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal, tescili ile elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1997 yılında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmaz kısmen orman sınırları içinde bırakılmış, genel arazi kadastrosu işlemi ise 1982 yılında yapılmış, sonuçları 24/06/1982 ila 26/07/1982 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kişi adına özel mülk olarak tesbit ve tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve … bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu 593 sayılı parselin krokide B ile gösterilen bölümünün 1997 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak Birleşen dosyada Orman yönetiminin açtığı dava kabul edildiğinden ve 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince birleşen dosyanın davalısı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün “B-Birleşen davada” başlıklı bölümünün 2., 3., ve 4. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 Sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 16/03/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.