Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10663 E. 2010/6331 K. 25.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10663
KARAR NO : 2010/6331
KARAR TARİHİ : 25.05.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, ticari satıştan kaynaklanan faturalara dayalı bakiye alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili, duruşmada faturalardaki malların alındığını, ancak bedellerinin parçalar halinde tamamen ödendiğini, tarafların ticari defterleri incelendiğinde bu durumun ortaya çıkacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davalı tarafın ödeme savunmasını ispatlayamadığı gerekçeleri ile faiz konusunda davacı tarafın talebi de nazara alınarak davanın kısmen kabulüne, davalının Turgutlu 1.İcra Müdürlüğünün 2007/2625 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 14.064.97 YTL asıl alacak ve takip tarihine kadar işleyen 600 YTL faiz olmak üzere 14.664.97 YTL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazla istemin reddine, asıl alacağın %40’ı oranındaki inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı yanca temyiz edilmiştir.
Davalı borçlu aleyhindeki icra takibinde icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmiştir.
İtirazın iptali davalarının koşullarından biri de yetkili icra dairesinde girişilmiş bir icra takibinin bulunmasıdır. Bu nedenle hem icra dairesinin yetkisine hem de borca itiraz edilmesi halinde mahkemece HUMK.nun 50.maddesi hükmüne göre öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenmeli ve icra dairesinin yetkisiz olduğu sonucuna varıldığı takdirde dava şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmelidir.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayın değerlendirilmesine gelince; davacı tarafından davalı aleyhine Turgutlu İcra Müdürlüğünde ilamsız icra takibine girişilmiş, borçlu tarafından süresi içerisinde borca itirazla birlikte yetkili icra dairesinin Marmaris olduğundan söz edilerek icra dairesinin yetkisine de itiraz edilmiştir. Dava Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış son duruşmada davacı vekili davalı tarafın icra dairesinin yetkisine yönelik itirazlarını kabul ettikleri için davayı Marmaris’te açtıklarını belirtmiştir.Böylece Marmaris İcra Dairesinin yetkili olduğu konusunda taraflar uyuşmuştur. Ne var ki, yetkili olduğu kabul edilen Marmaris İcra Dairesinde girişilmiş bir icra takibi bulunmamaktadır.Bu durum karşısında Turgutlu İcra Dairesinde girişilen icra takibi yetkisizlik nedeniyle bu davanın dayanağını oluşturamayacağından somut olayda dava koşulu gerçekleşmemiştir. O halde mahkemece davanın bu nedenle reddi gerekirken yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcnı istek halinde iadesine, 25.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.