YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7048
KARAR NO : 2011/8615
KARAR TARİHİ : 04.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … … mirasçılarından … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli … köyü 112 ada 47 parsel sayılı 8367,45 m2, 112 ada 48 parsel sayılı 6254,07 m2 ve 112 ada 49 parsel sayılı 6984,87 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, yörede 1996 yılında yapılan yenileme kadastrosu sırasında koruluk niteliği ile sınırlandırılmış olup tapuda … … adına kayıtlıdır. Yörede 1952 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında eski 221 parsel (yeni 112 ada 47 parsel) 9300 m2, eski 223 parsel (yeni 112 ada 48 parsel) 6600 m2 ve eski 225 parsel (yeni 112 ada 49 parsel) 6000 m2 yüzölçümüyle ve tapu kayıtlarına dayanılarak tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tapu maliki … … mirasçılarından … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali tescil davası niteliğindedir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yerli değildir. Şöyle ki; Mahkemece eski 221, 223 ve 225 parselleri tüm komşu parselleri ile birlikte gösterir kadastro paftası ile bu parsellere komşu parsellerine ait kadastro tespit tutanakları ile varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları getirtilmediği gibi mahallinde yapılan 1. keşif sonucu orman mühendisi … … tarafından düzenlenen 12.11.1999 tarihli bilirkişi raporu ile 2. keşif sonucunda orman mühendisi … tarafından düzenlenen 03.07.2000 tarihli bilirkişi raporu ve 3. keşif sonucunda orman mühendisleri … …, … ve … … tarafından düzenlenen 01.10.2001 tarihli bilirkişi raporlarında çekişmeli taşınmazların (A) ile gösterilen kısımlarının orman sayılmayan, (B) ile gösterilen kısımlarının orman sayılan yerlerden olduğu bildirildiği halde mahallinde 4. keşif sonucu orman mühendisleri H. Hulusi. ve … tarafından düzenlenen 05.07.2007 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazların tamamının orman sayılan yerlerden olduğunun bildirildiği görülmektedir. Mahallinde 1.,2. ve 3. keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporları ile 4. keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu birbiri ile çelişkilidir. Çelişkili raporlara dayanılarak hüküm kurulamaz.
Mahkemece öncelikle eski 221,223 ve 225 parselleri tüm komşu parselleri ile birlikte gösterir kadastro paftası ile bu parsellere komşu parsellere ait kadastro tespit tutanakları ile varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları, ayrıca eski 221, 223 ve 225 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtları tüm tedavülleri ile birlikte getirilmeli, dayanak tapu kayıtlarının dava dışı başka parsellere ravizyon görüp görmediği araştırılmalı, önceki bilirkişiler dışında
halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazların dayanağı olan tapu kayıtları mahalli bilirkişi eliyle uygulanmalı, çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadığı tam olarak belirlenmeli ve fenni bilirkişiden tarafından tapu uygulaması gösterir şekilde krokili rapor alınmalıdır. Eğer dayanak tapu kayıtları çekişmeli taşınmazlara uyuyorsa 4785 sayılı Yasa kapsamında hukuki değerini yitirip yitirmediği tartışılmalı nın oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 04/07/2011 günü oybirliği ile karar verildi.