Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/6481 E. 2011/10237 K. 20.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6481
KARAR NO : 2011/10237
KARAR TARİHİ : 20.09.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … köyü 102 ada 50 ve 303 parsel sayılı sırasıyla 9666,06 m² ve 1044,96 m² yüzölçümündeki taşınmazlar Şubat 2004 tarih 1 sıra; … 1958 tarih 128 sıra ve Mart 1983 tarih 74 sıra numaralı tapu kayıtlarına dayanılarak 102 ada 50 parsel davacı … adına, 102 ada 303 parsel ise hisseli olarak davacı … ve davalı Hazine adlarına tespit edilmiştir. Davacı …; 102 ada 50 ve 303 parsele uygulanan tapu kayıtlarının yüzölçümü miktarı sırasıyla 18386, 00 m² ve 5515,00 m² olduğu halde kadastro sırasında yapılan tespitte 50 parsel 9666,06 m² yüzölçümlü; 303 parsel ise 1044,96 m² yüzölçümlü olarak ölçüldüğünü belirterek taşınmazların yüzölçümlerinin eksik tespit edildiği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davacının davasının reddine ve … köyü 102 ada 50 ve 303 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmıştır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; davacı, arazi kadastrosu sırasında adına tespit edilen 102 ada 50 ve 303 parsellerin yüzölçümünün eksik ölçüldüğünü iddia etmiştir. Mahkemece yapılan araştırmada davacının eksik yüzölçümü ile tespit edildiğini bildirdiği taşınmaz bölümlerinin, 3402 sayılı Yasanın 22/son maddesi uyarınca haklarında tutanak düzenlenmeksizin orman niteliği ile siciline aktarılması yoluyla tapuya kaydedilen 102 ada 211 ve 455 sayılı orman parselleri içinde kaldığı anlaşılmıştır. 3402 sayılı Yasanın 26/4. maddesine göre kadastro mahkemesinin görevi kadastro tespit tutanağının düzenlendiği günde başlar. Somut olayda da davacının talep ettiği taşınmaz bölümleri 102 ada 211 ve 455 sayılı orman parselleri içinde kaldığından ve bu parseller hakkında tutanak düzenlenmediğine göre, davaya bakma görevi genel mahkemelere aittir. Şayet hak düşürücü süre nedeniyle dava reddedilecek ise bu konuda karar verme yetkisi de yine genel mahkemelere aittir. Görev kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulmalıdır. O halde; mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dava dosyasının, dava değerine göre görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, … olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …’un temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 20/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi.