YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10662
KARAR NO : 2012/16792
KARAR TARİHİ : 14.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalı yanca müvekkilleri aleyhine bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, takibe konu bononun müvekkillerinden … tarafından boş olarak imzalanmak suretiyle dava dışı …’e olan borcuna karşılık verildiğini, bononun sonradan müvekkili …’ın kardeşi davalının eline geçtiğini ve bononun doldurularak icra takibine konu edildiğini, bonoda borçlu olarak gözüken diğer müvekkili …’ın imzasının sahte olduğunu, malen düzenlenen bono karşılığında davalıdan herhangi bir mal alınmadığını, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığını ileri sürerek icra takibine konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı … tarafından müvekkili …’a ait köyde bulunan arazileri karşılığında apartman dairesinin satışının öngörüldüğü, takibe konu bononun da dairelerin verilmemesi ihtimaline binaen düzenlenerek müvekkiline verildiğini, ancak aradan uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen müvekkiline sözkonusu dairelerin devrinin gerçekleşmediği gibi davacı …’a müvekkili tarafından satılan arazilerin bedellerinin de iade edilmediğini, müvekkilinin davacılardan alacaklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan Adli Tıp raporu doğrultusunda, dava konusu bonodaki imzaların davacılara ait olduğu, dolayısıyla davacıların bonodan dolayı davalıya borçlu oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, takibe konu bonodaki imzanın sahteliğine ve bedelsizliğine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, imzanın sahteliği üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmiş ise de bedelsizlik iddiası yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece bedelsizlik iddiası yönünden tarafların iddia, savunma ve delilleri üzerinde durulup tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.