Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/14996 E. 2013/1906 K. 26.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14996
KARAR NO : 2013/1906
KARAR TARİHİ : 26.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 09.10.2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar … ve arkadaşları tarafından istenilmekle, tayin olunan 26.02.2013 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacılar Fadime Akdağ ve arkadaşları vekili Avukat … ile karşı taraftan Orman Yönetimi vekili Avukat…ve Hazine vekili Avukat Hatice Göktepe geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar … ve arkadaşları 28.09.2006 tarihli dilekçeleriyle, … Köyü, … Mevkinde bulunan 53700 m2 yüzölçümündeki tarla nitelikli taşınmazın, bundan 50 yıl önce ortak murisleri … Oflaz tarafından imar ve ihya edilip 30 yıl zilyet edildikten sonra, ölümüyle kendilerine kaldığı, kendileri tarafından da malik sıfatıyla zilyet edildiği, yararlarına zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, bu yerlerin beş parça halinde adlarına tescili için daha önce açtıkları tescil davalarında; Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/258 Esas, 1989/252 Karar, 1988/315 Esas ve 1989/254 karar, 1988/315 Esas ve 1989/255 Karar, 1988/317 Esas ve 1989/62 Karar, 1991/38 Esas ve 1991/588 Karar sayılı kararlarıyla, taşınmazların 18.12.1986 günlü Bakanlar Kurulu kararı ile etraflarındaki parseller ile birlikte serbest bölge kamulaştırma sahası içinde kaldığından tescil isteminin reddine, ancak, mülkiyetinin kendilerine ait olduğunun tesbitine ilişkin kararların kesinleştiği, daha sonra 22.04.1992 gün ve 21207 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile taşınmazı da kapsayan serbest bölge alanının daraltıldığı, bu taşınmazların serbest bölge alanı dışında kaldığı, tescil davasına konu bu yerlerin adlarına tescili iddiasıyla dava açmışlardır. Orman Yönetimi taşınmazın orman sayılan yerden olduğu, orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiş, ayın istemle davaya katılmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın toprak yapısı ve bitki örtüsü nedeniyle orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine, Orman Yönetiminin tescil isteminin kabulüyle, 04.06.2008 tarihli bilirkişi kurulu raporunda (A) ile gösterilen 17.122,00 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, genel kadastroda tapulama dışı bırakılmış ve tapusuz olan taşınmazın Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 26.09.1956 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
– 2 –
2012/14996 – 2013/1906
Davacı … ve arkadaşları tarafından, davalılar Hazine, Orman Yönetimi ve … Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine 1988 yılında, … Köyü, … mevkinde bulunan 9800 m2 yüzölçümündeki taşınmazın … … …, ölümüyle kendilerine kaldığı, yararlarına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarını oluştuğunun belirlendiği iddiasıyla adlarına tescili istemiyle açtıkları davanın, yapılan araştırmada fundalıktan açılarak 25-30 yıl önce imar ve ihya edildiği, %15 eğimli kültür toprağı olduğunun belirlendiği, davacılar yararına, zilyetlikle edinme koşullarını oluştuğu, ancak; serbest bölge kamulaştırma sahasında kaldığının belirlendiği gerekçesiyle tescil isteminin reddine, mülkiyetin davcılara ait olduğunun tesbitine ilişkin Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.10.1991 gün ve 1991/38 – 588 sayılı kararı Hazine temyizi üzerine, Yargıtay denetiminden geçtikten sonra 11.05.1993 tarihinde kesinleşmiştir.
Aynı şekilde davacılar … ve arkadaşları tarafından davalılar Hazine, ve … Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine açılan tescil davaları sonunda, Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.03.1989 gün ve 1988/317 – 62 sayılı kararı ile … Köyü, … mevkinde bulunan 655 parselin kuzeyindeki 2300 m2; Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 3.5.1989 gün ve 1988/316-255 sayılı kararı ile … Köyü, … mevkinde bulunan 656 parselin doğusundaki 8500 m2; Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.05.1989 gün ve 1988/315 – 254 sayılı kararı ile … Köyü, … mevkinde bulunan 5600 m2, Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.05.1989 gün ve 1988/258 – 252 sayılı kararı ile … Köyü, … mevkinde bulunan 655 parselin doğusunda bulunan 27500 m2 yüzölçümündeki taşınmazların, keşif ve araştırma, keşif ve ziraat teknisyeni raporu ile orman sayılan yerlerden olmadığı, 25 yıldır tarla olarak zilyet edildiğinin belirlendiği, ancak; serbest bölge kamulaştırması içinde kaldığından tescil isteminin reddine, mülkiyetinin davacılara ait olduğunun tesbitine ilişkin kararları Yargıtay denetiminden de geçtikten sonra kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Sözü edilen kararlardan Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.10.1991 gün ve 1991/38 – 588 sayılı kararı, karara konu yerin orman sayılmayan yerlerden olduğu yönünde, davacılar … ve arkadaşları ile davalılar Orman Yönetimi, Köy Tüzel Kişiliği ve Hazine arasında kesin hüküm oluşturmaktadır. Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin sözü edilen diğer kararlarının ise, taraf olmayan Orman Yönetimini bağlamasa da davanın tarafları olan … ve arkadaşları ile Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği için kesin hüküm teşkil etmektedir.
Mahkeme kararları, memleket haritası ve hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarıyla, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi krokisinde (G) ile gösterilen bölümünün, Orman Yönetimi ve Hazine yönünden kesin hüküm teşkil eden Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.10.1991 gün ve 1991/38 – 588 sayılı kararı kapsamında kaldığı saptandığına göre, bu bölümün davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi gereklidir.
Fen bilirkişi krokisinde (F) ile gösterilen bölüm için Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.05.1989 gün ve 1988/316 – 255; (E) bölümü için aynı mahkemenin 03.05.1989 gün ve 1988/315 – 254; (D) bölümü için mahkemenin 08.03.1989 tarih 1988/917-62; (A-1 A2, B ve C ) bölümleri içinde Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.05.1989 gün ve 1988/288 – 252 sayılı kararları Hazine yönünden bu yerlerin orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacılar … ve arkadaşları yönünden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğuna ilişkin kesin hüküm olsa da, taraf olmayan Orman Yönetimini bağlamayacağına göre, bu yerlerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
Mahkemece, kesinleşen bu mahkeme kararları gözetilmediği gibi, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki görüntüsüne ve eğimine göre orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği gerekçesiyle gerçek kişilerin davasının reddine, davalı yönetimlerin tescil isteminin kabulü ile fen bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen bölümün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmişse de, memleket haritası ve hava
– 3-
2012/14996 – 2013/1906
fotoğraflarında açık alan olarak görülen ya da nitelendirilen yerler ile, makilik ve çalılık olarak nitelendirilen ve eğiminin %12’den düşük olduğu belirlenen yerlerin, ne şekilde orman sayılan yerlerden olduğu yeterince irdelenmemiş, mülkiyetinin … ve arkadaşlarına ait olduğunun tesbitine karar verilen yerler için, bu kişilere kamulaştırma bedeli ödenip ödenmediği araştırılmamıştır.
Yüksek eğimli funda ve makilerle kaplı alanlar orman ve toprak muhafaza karakteri taşıması nedeniyle 6831 sayılı Kanunun 1/J maddesinin karşı anlamı ve aynı Kanunun 1. maddesinin 1. fıkrası gereğince orman sayılan yerdir. Bilim ve fen bakımından eğimi % 12′ yi geçen yerlerin orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı kabul edilmektedir.
O halde; mahkemece, … ve arkadaşlarına ait olduğunun tesbitine karar verilen yerler için, bu kişilere kamulaştırma bedeli ödenip ödenmediği yöntemince sorularak, ödeme yapılmış ise ilgili belgeler, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin komşuları olan kadastro parsellerinin tesbit tutanakları ile var ise tesbitlerine esas alınan tapu ve vergi kayıtları getirtilmeli, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ilişkin en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile tesbit tutanaklarının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler bir harita-kadastro (jeodezi ve fotogrametri) mühendisi ile bir uzman orman yüksek mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yerler belirlendikten sonra, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip parsellerin niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, bu belgeler ile çekişmeli taşınmaz bölümlerinin 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan BÖHHBÜY (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli parsellerin konumu, hava fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmaz bölümlerinin gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, dava edilen bölümlerin eğimleri eğim ölçer aletler ve memleket haritasındaki münhaniler yardımıyla ölçülmeli, taşınmaz bölümlerinin bitki örtüsü, toprak yapısı bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli, komşu parsel dayanak kayıtlarının, çekişmeli taşınmaz bölümlerini ne olarak nitelendirdiği belirlenmeli, keşif sırasında parsellerin çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dava dosyası içine konulmalı, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilip, taraflar arasındaki kesinleşen mahkeme kararları dikkate alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin dosya kapsamı ile bağdaşmayan gerekçeyle karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, Hazine ve Orman Yönetimi kanunî hasım olduğundan, Yargıtaydaki duruşma nedeniyle davacılar yararına, davalı yönetimler aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına 26.02.2013 günü oy birliği ile karar verildi.