Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/3965 E. 2011/7580 K. 16.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3965
KARAR NO : 2011/7580
KARAR TARİHİ : 16.06.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro komisyon kararına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

2004 yılında yapılan kadastro sırasında, … köyü 115 ada 10 parsel sayılı 2.741,08 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1936 tarih 797 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tespit edilmiş, daha kadastro komisyonunca taşınmazın 2863 sayılı Yasanın 11. maddesini değiştiren 5226 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca 1. derecede doğal sit alanı içinde kaldığından söz edilerek kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tespitine karar verilmiştir.
Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak çekişmeli taşınmazın adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro komisyon kararının iptal edilerek davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davalı Hazine tarafından temyizi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21.01.2010 gün 2009/17251-2010/428 sayılı bozma kararında özetle; “Hükme dayanak yapılan orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, çekişmeli taşınmazın 1963 baskı tarihli MH’sında ve 1958 çekim tarihli HF’da koyu renkli alanda gözüktüğü, ancak taşınmaz üzerinde 2 tane 50 yaşlarında zeytin ağacı, 2 tane 200 yaşında pırnal meşesi, bir tane 100 yaşında menengiç ağacı bulunduğu, bu sebeple de memleket haritası ve hava fotoğraflarında yeşil renkli alanda gözüktüğü, orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmiş ise de ziraat bilirkişi raporuna ekli fotoğraf ile mahkeme hakimi tarafından imzalanarak dosya konulan fotoğraflar incelendiğinde çekişmeli taşınmazın halen taşlık ve çalılık olarak gözüktüğü, … ve orman bilirkişi tarafından ortak düzenlenen aplikeli memleket haritasında da çekişmeli taşınmazın taşlık, kayalık, çalılık ve geniş yapraklı orman ağaçları rumuzları bulunan yeşil renkli ormanlık alanda işaretlendiği, kaldı ki taşınmazın üç tarafının devlet ormanı ile çevrili olup orman ile bütünlük içinde bulunduğu, taşınmazın konumu ve üzerinde bulunan orman ağaçları da taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu desteklediği, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkralarının, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edildiği, diğer fıkralarının da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, bir an için davalı yerin orman sayılmayan yerlerden olduğu düşünülse dahi taşınmazın üzerinde orman ağaçları, taşlık ve çalılıklar bulunduğu, henüz imar ihya edilmediğinden 3402 sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerinde düzenlenen zilyetlik ve imar ihya yoluyla taşınmaz edinme koşulları da davacı yararına oluşmadığından davacının davasının reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak davanın reddine, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro komisyon kararına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılıp kadastro tespit tarihi itibariyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 16/06/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.