YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/20066
KARAR NO : 2010/2692
KARAR TARİHİ : 04.03.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında …Köyü … mevkii 118 ada 75 parsel sayılı 12232,45 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, fındık bahçesi niteliğiyle Mayıs 1960 tarih ve 41 sıra numaralı tapu kaydı ile … adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, tesbitinin iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli parselin bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. Maddesi ne göre yapılmıştır.
Eski tarihli memleket haritası, amenajman ve hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceme ve yapılan keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurlu raporuyla, çekişmeli taşınmazın eski tarihli memleket haritasında orman olarak nitelendirilmediği bildirilmişse de, orman bilirkişi kurulunun raporuna eklediği memleket haritasında çekişmeli taşınmaz denetime olanak tanımayacak biçimde basit kroki olarak işaretlenmiş, çekişmeli parsele uygulanan tapu kaydının tecil ve tevzii krokisi ile tevzii paftası getirtilmemiş, ve yöntemince uygulanmamış, kayıt fazlasının nereden kaynaklandığı üzerinde durulmamıştır.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785, 5658, 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece hangi nitelikteki taşınmazların devlet ormanı sayılacağını göstermiş ve devlet ormanlarının kadastrosunun yapılmasını öngörmüştür. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iadenin koşulları aynı yasada gösterilmiştir.
Orman Yönetiminin katılımı olmaksızın oluşan tapu kaydı Yönetimi bağlamaz.
Orman Yönetiminin katılımı olmaksızın oluşan tapu kaydı Yönetimi bağlamaz. 6831 Sayılı Yasanın 3373 Sayılı Yasa ile değişik 1/F maddesi, öncesi orman olmayan taşınmazlar bakımından söz konusu olabilir.
Mahkemece, dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri, evrakı müsbitesi, tevzii listeleri, krokileri ve haritaları, dayanak tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel ve dayanakları, en eski tarihli memleket haritası (1960 ve 1966 yılı ve daha eski tarihli), hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip,
önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; ormanların tevzii edileceğine ilişkin ne Anayasa nede yasalarda bir hüküm bulunmadığı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanak tapu kaydı, evrakı müsbitesi, tevzii haritası ve krokileri ile birlikte 3402 Sayılı Yasanın 20 ve 21. Maddeleri gereğince yöntemince uygulanarak, tapu krokisi ve haritasının çekişmeli parseli kapsayıp kapsamadığı, tevzii haritasında çekişmeli parselin ne olarak nitelendirildiği kayıt fazlası varsa kayıt fazlasının nereden kaynaklandığı üzerinde durulmalı, kayıt fazlasının kaynağına göre, tapu kaydının kapsamının 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek belirlenip belirlenmeyeceği, asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanılıp kazanılmadığı üzerinde durulmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 04.03.2010 günü oybirliği ile karar verildi.